Ömer İçkale açıkladı: İşte Türkiye turizmini bekleyen en büyük tehlike!
- 2.05.2026
- 1 H
İçkale Turizm Yönetim Kurulu Başkanı Ömer İçkale, Tourism Today'e yaptığı açıklamada Türkiye turizminin karşı karşı olduğu tehlikeye dikkat çekti.
ABD - İran savaşı sonrası sezon için güçlü savunma sanayisiyle Türkiye’nin güvenlik algısında bir gerileme olmadığını belirten İçkale, "Ancak hem Rus hem Avrupalı ziyaretçiler artan petrol fiyatları ve beklenen yüksek enflasyon karşısında son derece kaygılı. İşte tam da bu nedenle tatil harcamalarını son plana atmakta oldukları, sezon rezervasyonlarında açıkça hissediliyor. Yani önceki krizlerden farklı olarak bir algı değil kaygı sorunuyla karşı karşıyayız. Fakat ülke turizmimiz bu gelip geçici sorun karşısında fiyat kalite dengesini bozmamalı çünkü daha büyük bir problemle karşı karşıya" dedi.
Ömer İçkale, açıklamalarına şöyle devam etti: "Şöyle ki; Türkiye’nin dünya turizmindeki en kuvvetli iki kozundan biri yeni ve teknolojik konaklama tesisleri, diğeri güleryüzlü misafirperverliğidir. Son 25 yıldır İspanya ve Mısır gibi rakiplerimiz karşısındaki en etkili argümanımız bunlardır.
Artan maliyetler ve değişen mevzuatlar nedeniyle karlılığı düşen tesisler, yenileme yatırımı yapamayacak hale gelmektedir. Fiyatlarını enflasyon karşısında yeteri kadar arttıramayan tesisler, bu yenileme yatırımlarını yapamazlar. Turizmciler sadece betona ve yatağa değil, insan kaynaklarına ve kurum kültürlerine de yatırım yapamayacak duruma geliyor. İşte ülke turizmimizi bekleyen en büyük tehlike budur.
Bu tehlikenin bertaraf edilmesi ikili bir çözümle olabilir. Birincisi maliyetlerin kontrol altına alınması ve kaydadeğer devlet destekleri.
İkincisi ve daha önemlisi topyekün TGA çatısı altında tüm paydaşlar birlik içinde, doğru uygulanacak olan pazarlama stratejisiyle kaliteyle orantılı biçimde hedef pazarlarda fiyatların arttırılmasıdır. Bu pazarlama stratejisini iki önemli sacayağı ise dijital enstrümanların verimli kullanılması ve destinasyon pazarlama konularıdır. Ancak bu yöntemlerle fiziksel ve kültürel anlamda eskimeden, diri olarak ayakta kalabiliriz."







