İngilizce'de Avrupa'da sondan ikinciyiz
- 5.05.2026
- 20 Day
İngilizce'de Avrupa'da sondan ikinciyiz
Evet, “EF İngilizce
Yeterlilik Endeksi” verilerine göre 2025'te toplam 123 ülke
arasında 71. sıradayız.
60 milyon turist barajını
geçen bir ülke olarak en önemli konularımızdan birisi yabancı dil.
Özellikle yeni eğitim sistemi
sonrası aslında ciddi yabancı dil eğitimi de alıyoruz: Her
öğrenci 12 yıl boyunca 1.000 saatin üstünde. İngilizce dersi alıyor, bu
alanda en çok eğitim gören ülkelerden biriyiz.
Mesela G.Kore yılda 22 milyar
$ harcıyor ve Koreli öğrenci toplamda Türkiye'den
3 kat fazla saat İngilizce görüyor. Bu kadar yatırıma karşın 48.
sıradalar.
Hollanda ise daha az saat
eğitim vermesine rağmen dünya birincisi.
Temel nedenlerden birisi dili
sınavı geçmek için öğreniyoruz. Sonrasında dil eriyip
gidiyor. Rezil oluruz diye yabancıyla iletişime geçmekten de çekiniyoruz.
Hollanda televizyonlarında dublaj
yok, çocuklar daha okula başlamadan kulak dolgunluğu
kazanıyor, filmleri ve dijital içerikleri orijinal dilinde izliyorlar. Sonuç
olarak nüfusun yaklaşık %90'ı İngilizce konuşuyor; Türkiye'de ise bu oran %20.
İlaveten Hollanda'nın küçük nüfusu, ihracata bağlı ekonomisi de eklenince dil
bilmek zorunluluk haline geliyor.
Türkiye'de ise İngilizce
kullanmadan bir ömür boyu yaşayabilirsiniz. Aynı problem Arapça'da da
var. Türkiye'de Arapça eğitimi büyük ölçüde Kur'an Arapçası.
Oysa Mısır'da veya Suudi'de konuşulan günlük lehçeler çok daha başka.
Arap'la masada iletişim kurmak için Kur'an Arapçası bilmek yetmiyor. Bu konuyu
Murat Bardakçı yazılarında çokça okurum.
Son yıllarda en çok
duyduğumuz konulardan bir tanesi dil seviyesi. CEFR'de A1'den
C2'ye uzanan altı seviyeli ortak çerçevesi var ve B2 seviyesi denildiğinde bizde
yeni yeni bir şey ifade ediyor.
Türkçemizde böyle bir
standart olmadığını biliyor muydunuz? Türkçe öğrenen yabancılar
için bu seviyeler kullanılıyor ama bizlerin Türkçe yeterliliğini
ölçen ulusal bir çerçeve yok. Yani ne kadar etkin konuştuğumuzu ölçemiyoruz.
Ben halkımızın kendi dilini
çok etkin konuşmadığını düşünenlerdenim. CEFR sisteminde olduğu gibi
Türkçemizin de A1-C2 standartlarına oturtulması gerekir. Türkçenin hangi
seviyede konuşulduğunu ölçmüş oluruz.
Kesinlikle TV'de yayınlanan
film ve yabancı yapımları orijinal dilinde izlemeliyiz.
Belki TRT bu konuya öncülük eder ve çocuklar için İngilizce bir TV kanalı bile hayata
geçirebilir.
Meslek odaları ve STK'lar bir
araya gelerek sektörde yabancı dil gerektiren görevlerin dil
yeterliliğini tespit etmeliler. Bu sayede hangi pozisyon için hangi seviyede
yabancı dil gerektiği belirlenmiş olur.
Sektörümüz dil gelişimini
kesinlikle strateji olarak görmeli ve yatırım kalemlerinden
birisi olarak ele almalıdır. Özellikle son dönemlerin popüler konularından bir
tanesi olan TURQUALITY® Programına belirli ölçüde dahil edilerek işletmelerin
teşvik edilmesi sağlanabilir.
Unutmayalım, kendi dilini
bilmeyen, başka bir dili de öğrenemez.
Sezer ŞENER







