Müze ve ören yerlerinde dijital dönüşüm hamlesi, Kimlik kartları müzekart oluyor
- 22.05.2026
- 9 H
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, “Türkiye
Cumhuriyeti kimlik kartları Müzekart’a dönüştürülerek doğrudan geçiş özelliği
kazanacak, E-Devlet ve mobil uygulama üzerinden kimlik tanımlama yapılacak ve
vatandaşlarımız müze kart ücretini ödedikten sonra direkt sıra beklemeden
kimliğini okutarak geçecek. Bu uygulama vatandaşlarımızın kültürel
mekanlarımıza erişimini son derece kolaylaştıracak” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip
Erdoğan’ın öncülüğünde Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türk Telekom arasında
imzalanan protokolle müze ve ören yerlerinde yerli ve millî dijital altyapı
dönemine geçildi. Türkiye genelinde 216 müze ve ören yerini kapsayan yeni
sistemle; akıllı biletleme, yapay zekâ destekli veri analitiği, dijital
ziyaretçi yönetimi ve yeni nesil ziyaretçi deneyimi hayata geçirilecek. Fiber
altyapıdan veri güvenliğine, müze mağazalarından dijital ödeme sistemlerine
kadar uzanan kapsamlı dönüşümle kültürel mirasın teknolojiyle geleceğe
taşınması hedefleniyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile Türk
Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, Türkiye'nin kültürel mirasının geleceğini
yeniden şekillendirecek dönüşümü İstanbul Arkeoloji Müzesi'nde ilan etti.
Bakan Ersoy imza töreninde, kültürel mirasa ait verilerin güvenliğinin
Türkiye'nin kültürel egemenliğinin ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti.
Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin ise hayata geçirilen dönüşümün yalnızca
bugünün ihtiyaçlarına cevap veren bir proje olmadığını, Türkiye’nin kültür ve
turizm alanındaki dijital geleceğine yapılan uzun vadeli ve stratejik bir
yatırım niteliği taşıdığını vurguladı.
Türkiye’nin kültürel mirasının yalnızca geçmişin sessiz tanığı olmadığını
belirten Bakan Ersoy, bunun aynı zamanda geleceğe bırakılacak en değerli emanet
olduğunu vurguladı. Ersoy, "Bizler bu emaneti korurken yalnızca taşları,
eserleri ve yapıları muhafaza etmiyoruz; aynı zamanda hafızamızı, kimliğimizi
ve medeniyet birikimimizi de geleceğe taşıyoruz" dedi.
Atılan adımın yalnızca bir biletleme sistemi değişikliği olmadığını belirten
Ersoy, “Atılan adım kültürel miras yönetiminde dijital çağın ihtiyaçlarına
uygun, bütünleşik ve örnek bir modele geçiş anlamı taşıyor” diye konuştu.
Bugüne kadar yüksek ziyaretçi potansiyeline sahip yaklaşık 70 müze ve ören
yerinin farklı işletme modelleriyle yönetildiğini, 118 noktada ise hizmetin
Bakanlık personeli tarafından yürütüldüğünü belirten Ersoy, 2026-2027
yıllarında açılması planlanan 28 yeni müze ve ören yerinin de sisteme dahil
edileceğini açıkladı.
“216 müze ve ören yerinde bütünleşik
dijital yapı kurulacak”
Yeni dönemde Türkiye genelinde 216 müze ve ören yerini kapsayan daha geniş ve
bütüncül bir yapı oluşturulacağını belirten Ersoy, gişe operasyonları, müze
mağazaları ve ticari alanlar tek çatı altında yönetilecek, hizmet standardı
ülke genelinde yeknesak hale gelecek. Ziyaretçiler yalnızca müzeye giriş
yapmayacak, teknolojiyle desteklenen çok boyutlu bir tarih ve kültür deneyimi
yaşayacak’’ ifadelerini kullandı.
Fiber altyapılar, yaygın Wi-Fi sistemleri ve 5G entegrasyonu ile ziyaretçi
deneyiminin yeni bir boyuta taşınacağını belirten Ersoy, ‘‘Akıllı biletleme
sistemleri, çok kanallı dijital ödeme çözümleri, yapay zeka destekli veri
analitiği, AR ve VR teknolojileri, sesli rehber sistemleri ve dijital arşivleme
altyapıları da devreye alınacak. Akıllı ziyaretçi uygulamalarıyla müzeler yeni
nesil deneyim merkezlerine dönüşecek. Tarih ile teknoloji artık aynı kapıdan
içeri girecektir" açıklamasında bulundu.
Veriler artık koruma altında
Yeni sistemin Türk Telekom’un teknoloji birikimi ve tecrübesiyle hayata
geçirileceğini belirten Bakan Ersoy, yerli ve millî altyapılar sayesinde
verilerin ülke sınırları içerisinde korunacağını kaydetti. Ersoy, "Türk
Telekom’un kurmuş olduğu yerli teknoloji gücüyle kültürel mirasımıza ilişkin
stratejik verilerimiz güvence altında olacak. Bu yaklaşım günümüz dünyasında
yalnızca teknik bir tercih değildir. Bu aynı zamanda dijital bağımsızlık
meselesidir. Çünkü kültürel mirasımıza ait verilerin güvenliği, ülkemizin
kültürel egemenliğinin de ayrılmaz bir parçasıdır" dedi.
“Müze mağazaları ve ticari alanlar da dönüşüme dahil edilecek”
Yeni dönüşüm sürecinin yalnızca dijital biletleme sistemleriyle sınırlı
kalmayacağını belirten Ersoy, ‘‘Müze mağazaları, kafeteryalar, satış alanları
ve ziyaretçi hizmetlerine ilişkin ticari operasyonlar da yeni yapı kapsamında
ele alınıyor’’ diye konuştu.
Protokol kapsamındaki müze mağazalarında Geleneksel Türk El Sanatları, Türk
Lokumu, Türk Kahvesi, Türk Halıcılığı, Geleneksel Türk Süsleme Sanatları ile
UNESCO Dünya Miras Listesi’ndeki somut olmayan kültürel miras öğelerine yer
verileceğini belirten Ersoy, ürünlerin Bakanlık tarafından belgelendirilmiş
Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı sanatçılar ve geleneksel el sanatları
ustalarından tedarik edileceğini ifade etti.
Bu modelle hem kültürel mirasın korunacağını hem de geleneksel üretim ve
istihdamın destekleneceğini vurgulayan Ersoy, Türk Telekom’un küresel pazarlama
gücü ve dijital mağazaları üzerinden bu ürünlerin yurt dışı satışlarının da yaygınlaştırılacağını
açıkladı.
“Kimlik kartları Müzekart oluyor”
Yeni sistemin işleyişine
ilişkin de bilgi veren Ersoy, mevcut kullanım süresi devam eden Müzekartlarda
herhangi bir değişiklik olmayacağını belirtti. Kullanım süresi dolan kartlarda
yeni sisteme geçileceğini ifade eden Ersoy, ‘‘Türkiye Cumhuriyeti kimlik
kartları Müzekart’a dönüştürülerek doğrudan geçiş özelliği kazanacak’’ şeklinde
konuştu. Ersoy, sistemin e-Devlet ve mobil uygulama üzerinden işleyeceğini,
vatandaşların müzekart ücretini ödedikten sonra sıra beklemeden kimlik
kartlarını okutarak geçiş yapabileceğini söyledi.
Türk Telekom’dan dijital gelecek vurgusu
Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin de Türk Telekom’un yalnızca iletişim
altyapısı kuran bir şirket olmadığını, teknolojiyi hayatın her alanına taşıyan
ve Türkiye’nin kalkınma yolculuğuna katkı sunan bir kurum olduğunu belirtti.
Eğitimden sağlığa, ulaşımdan üretime, tarımdan sanayiye kadar pek çok alanda
teknolojiyi yaygınlaştırdıklarını ve sektörlerin dönüşümüne katkı sunduklarını
ifade eden Şahin, ‘‘Kültür ve sanatın teknoloji ile harmanladığı Atatürk Kültür
Merkezi’nin uçtan uca dijital dönüşümünde önemli bir rol üstlendik. Değer
odaklı yaklaşımla teknolojideki gücümüzü kültür, sanat ve turizme aktarıyoruz.
Müze ve ören yerlerinin dijitalleşmesi gibi birçok projeyi hayata geçiriyoruz’’
şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesinden Rami Kütüphanesi’ne kadar bin 300’ü
aşkın kütüphanenin iletişim altyapısını modern ağlarla desteklediklerini
kaydeden Şahin, bugün Kültür ve Turizm Bakanlığı ile imzalanan protokol
kapsamında müze ve ören yerlerinin uçtan uca dijitalleşmesini sağlayacak
olmanın heyecanını yaşadıklarını söyledi.
Şahin, ‘‘Biletleme hizmetlerinden satış kanallarına, ticari alanlardan
otoparklara, kafeteryalardan Geleneksel El Sanatları mağazalarına kadar
ziyaretçi deneyimini etkileyen pek çok operasyon dijitalleştirilecek. Bu
dönüşüm fiber altyapı, siber güvenlik, veri merkezi, bulut, akıllı biletleme,
ödeme sistemleri, veri analitiği ve yapay zekâ kabiliyetleriyle entegre biçimde
hayata geçirilecek’’ açıklamasında bulundu.
Bu çalışmanın yalnızca bugünün ihtiyaçlarına cevap veren bir proje olmadığını
vurgulayan Şahin, bunun Türkiye’nin kültür ve turizm alanındaki dijital
geleceğine yapılan uzun vadeli ve stratejik bir yatırım olduğunu ifade etti.
Millî mirası millî teknolojiyle destekleyeceklerini ve kültürel mirası
teknolojiyle geleceğe taşıyacak bu protokolün ülkeye ve millete hayırlı
olmasını dilediklerini belirten Şahin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın
liderliğinde Türkiye Yüzyılı’nı aynı zamanda dijitalin yüzyılı yapma hedefiyle
çalışmayı sürdüreceklerini kaydetti







