İzmir’in saklı bahçesinde hayalindeki oteli açtı, yeni nesil konaklama anlayışıyla örnek oldu
- 22.05.2026
- 7 H
İş insanı Özgür Cıngıllıoğlu, 2024 yılında İzmir’in saklı
bahçesi olarak adlandırılan Karaburun’da hayata geçirdiği Casa Mimas Hotel kısa
sürede bölgenin dikkat çeken markalarından biri haline geldi.
Tuncay Sevin / Tourism Today
Karaburun sevdalısı Ege Zirve A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Cıngıllıoğlu’nun
turizm sektöründeki ilk yatırımı olan Casa Mimas Hotel, açılışının üzerinden
kısa bir süre geçmesine rağmen Karaburun turizmine önemli bir katkı sağladı.
Karaburun’da nitelikli bir yaşam ve konaklama alanı sunan Casa Mimas,
misafirlerine bölgenin sessizliğini, denizini, rüzgarını ve yaşam biçimini de
sunuyor.
İş insanı Özgür Cıngıllıoğlu, Tourism Today’e Casa Mimas ve Karaburun’u
anlattı.
Öncelikle 2024 yılında hizmete giren
Casa Mimas’ın yatırım hikayesini özetler misiniz?
Karaburun’un doğal dokusunu, sakin yaşam kültürünü ve sürdürülebilir turizm
anlayışını odağına alan Casa Mimas, 2024 yılında hizmete girerek bölgenin yeni nesil
butik konaklama anlayışına güçlü bir örnek oluşturdu. Sadece bir otel yatırımı
değil; aynı zamanda Karaburun’un ruhunu koruyarak değer üretme fikrinin bir
sonucu olan Casa Mimas, kısa sürede bölgenin dikkat çeken markalarından biri
haline geldi. Casa Mimas’ın yatırım hikayesi aslında bir hayalle başladı.
Ege’nin artık kalabalıklaşan destinasyonları yerine, doğallığını büyük ölçüde
koruyabilmiş, özgün kimliğini kaybetmemiş bir bölgede nitelikli bir yaşam ve
konaklama alanı yaratma fikri bizi Karaburun’a taşıdı. Burada amaç sadece
misafir ağırlamak değildi; Karaburun’un ritmini bozmadan, onun doğasına ve
kültürüne uyum sağlayan bir deneyim sunmaktı. Uzun süren planlama ve tasarım
sürecinde sürdürülebilirlik, sadelik ve yerel doku temel önceliklerimiz oldu.
2024 yılında kapılarımızı açarken de bu anlayışı koruyarak yola çıktık.
Casa Mimas’ı tanımlar mısınız? Casa
Mimas nasıl bir otel?
Casa Mimas, klasik bir otel anlayışından ziyade, misafirlerine “yavaş yaşam”
deneyimi sunan özel bir yaşam alanı olarak tanımlanabilir. Mimarisinde doğaya
saygılı bir yaklaşım benimsenirken, hizmet anlayışında samimiyet ve
kişiselleştirilmiş deneyim ön plana çıkıyor. Gürültüden uzak, sakinlik arayan,
doğayla yeniden bağ kurmak isteyen misafirler için tasarlanan Casa Mimas; Ege’nin
yalın estetiğini modern konforla buluşturan butik bir otel kimliği taşıyor.
Buraya gelen insanlar sadece konaklamıyor; Karaburun’un sessizliğini, denizini,
rüzgarını ve yaşam biçimini deneyimliyor.
İçinde bulunduğunuz Karaburun hakkında
ne düşünüyorsunuz? Karaburun ve Casa Mimas’ın ilişkisini değerlendirir misiniz?
Karaburun, Türkiye’de hala keşfedilmeyi bekleyen çok özel destinasyonlardan
biri. Birçok sahil bölgesinin aksine burada doğallık hâlâ korunabiliyor.
Kalabalıkların değil dinginliğin öne çıktığı bir coğrafya burası. Bence
Karaburun’un en büyük gücü de tam olarak bu özgünlüğü. Casa Mimas ile Karaburun
arasında çok güçlü bir bağ var. Çünkü Casa Mimas’ın varoluş nedeni aslında
Karaburun’un sunduğu o doğal atmosfer. Biz bölgeye rağmen değil, bölgeyle
birlikte var olmayı hedefleyen bir anlayışa sahibiz. Bu nedenle Karaburun’un
kimliğini koruması, bizim için ticari bir meseleden çok daha önemli bir konu.
Karaburun’un ilerleyen yıllarda nasıl
bir turizm hedefi olmalı? Bu hedef ne kadar uzakta?
Profesyonel turizm perspektifinden bakıldığında Karaburun’un geleceği yüksek
yoğunluklu kitle turizminde değil; sürdürülebilir, butik ve nitelikli turizmde
yatıyor. Dünyada artık insanlar yalnızca güzel oteller aramıyor; özgün
deneyimler, yerel hikayeler ve sakin destinasyonlar istiyor. Karaburun bu
anlamda çok büyük bir potansiyele sahip. Gastronomi, doğa yürüyüşleri, dalış
turizmi, bağ rotaları, yerel üretim ve wellness gibi alanlarda doğru planlama
yapılırsa Karaburun birkaç yıl içinde Ege’nin en özel destinasyonlarından biri
olabilir. Ancak burada önemli olan büyümek değil, doğru büyümek. Bölgenin doğal
yapısını bozacak hızlı ve kontrolsüz yatırımlar uzun vadede Karaburun’un en
büyük değerini kaybetmesine neden olabilir.
Karaburun’un turizmden daha fazla pay
alması için neler yapılmalı?
Karaburun’un turizmden daha
fazla pay alabilmesi için öncelikle ulaşım, tanıtım ve marka konumlandırması
alanlarında daha güçlü adımlar atılması gerekiyor. Bölgenin doğal ve kültürel
değerlerini öne çıkaran profesyonel bir destinasyon iletişimi oluşturulmalı.
Yerel işletmelerin desteklenmesi, gastronomi ve sanat etkinliklerinin
artırılması, sezonun sadece yaz aylarıyla sınırlı kalmaması için alternatif
turizm alanlarının geliştirilmesi büyük önem taşıyor. Ayrıca sürdürülebilirlik
konusunda ortak bir bilinç oluşturulması gerekiyor. Çünkü Karaburun’u değerli
yapan şey tam olarak onun bozulmamış doğası ve sakin karakteri. Bu
korunabildiği sürece Karaburun’un gelecekte çok daha güçlü bir turizm markası
olacağına inanıyoruz.







