Yüksek bütçeli 50 milyon turist için Türkiye fırsatı; Dubai yerine İstanbul olabilir
- 23.05.2026
- 1 Day
Antalya Kent Konseyi Turizm Çalışma Grubu Başkanı Recep Yavuz, bu yıl Orta Doğu ve bağlantılı uçuşların yapıldığı riskli ülkelere giden yüksek bütçeli 50 milyon civarındaki turistin nereye gideceği sorusunun öne çıktığını belirterek, "Bunlar; uzun uçuş yapan, egzotik destinasyon seven, kültür, safari, çöl deneyimi, farklı atmosfer ve prestij arayan turistler. Bu nedenle 'Dubai yerine Rodos', 'Katar yerine Antalya' ya da 'Abu Dabi yerine Mallorca' gibi basit bir destinasyon değişimi pek gerçekçi görünmüyor. Ama 'Dubai yerine İstanbul' olabilir. Güney Afrika yerine Akdeniz ve Ege'nin özel ve nadide yüksek bütçeli koyları olabilir" dedi.
Orta Doğu'daki savaş
atmosferi, 2026 dünya turizminde dengeleri değiştirdi. Dubai, Abu Dabi gibi
lüks destinasyonlar ile Orta Doğu bağlantılı Uzak Doğu ve Güney Afrika gibi
uzak destinasyonlar; ABD, Rusya ve Avrupalı yüksek bütçeli 50 milyon
civarındaki turist için bu yıl soru işareti oluşturdu.
ALMANYA'DA 1,3 MİLYON TURİSTTE SORU İŞARETİ
Antalya Kent Konseyi Turizm Çalışma Grubu Başkanı Recep Yavuz, son günlerde
Alman Dışişleri Bakanlığı'nın güncellediği seyahat uyarıları ve yasakların
dünya turizm sektöründe sessiz ama çok büyük hareketliliğin başlangıcını
yaptığına dikkati çekti. Dubai'den Katar'a, Güney Afrika'dan Kenya'ya kadar
Alman turistin yoğun ilgi gösterdiği 14 ülkenin artık 'riskli destinasyonlar'
arasında değerlendirildiğini belirten Yavuz, "Toplamda 1 milyon 300 binden
fazla Alman turistin tercih ettiği bu ülkeler için yapılan uyarılar, Avrupa'nın
en büyük seyahat pazarında ciddi bir yön arayışını beraberinde getirdi"
dedi.
ALMAN TURİST CİDDİ GÜVEN KAYBI YAŞIYOR
Özellikle Birleşik Arap Emirlikleri'nin
bu süreçten en ağır darbeyi alan destinasyonların başında geldiğini belirten
Yavuz, "Geçen yıl yaklaşık 660 bin Alman turistin ziyaret ettiği Dubai ve
Abu Dabi hattı, bugün savaş atmosferi, hava sahası riskleri ve transit uçuş
endişeleri nedeniyle Alman turist açısından ciddi güven kaybı yaşıyor. Aynı
şekilde Güney Afrika'ya giden 290 bin Alman, Katar'a seyahat eden 165 bin kişi
ve Namibya'yı tercih eden 110 bin Alman turist için de 2026 sezonu artık büyük
soru işaretleriyle dolu. Bu durum ABD, Rusya ve Avrupa'dan Orta Doğu ve Orta
Doğu bağlantılı Japonya, Güney Afrika, Çin gibi ülkelere giden 50 milyon
civarındaki yüksek bütçeli turist için de geçerli" diye konuştu.
VARIŞ NOKTALARI DEĞİL, TRANSİT MERKEZLER DE RİSKLİ
Savaşlarla birlikte insanların
'ulaşım güvenliği' konusunda tedirgin olduğunu aktaran Yavuz, "Çünkü bugün
sadece varış noktaları değil, transit merkezler de riskli kabul ediliyor.
Özellikle Dubai ve Doha bağlantılı uçuşlar konusunda yapılan sert uyarılar,
uzun mesafeli seyahat planlarını doğrudan etkiliyor. İnsanlar artık sadece
gidecekleri ülkeyi değil, geçecekleri hava koridorlarını da sorguluyor. Turizm
tarihinde 'güven duygusu' her zaman fiyatın önünde gelmiştir. İnsanlar pahalı
tatili erteleyebilir, daha kısa tatil yapabilir ama kendini güvende
hissetmediği bir coğrafyaya kolay kolay gitmez. Bugün turistin yaşadığı
psikoloji tam olarak budur" dedi.
TÜRKİYE'YE HİÇ YOKKEN 10 BİNİ GELSE DAHİ ÇOK İYİ
KAZANÇ OLUR
Bu yıl Orta Doğu ve Orta bağlantılı
uçuşların yapıldığı riskli ülkelere giden yüksek bütçeli 50 milyon civarındaki
turistin nereye gideceği sorusunun öne çıktığını vurgulayan Yavuz, "Doğal
olarak bütün turizm ülkeleri, bu büyük portföyü kendi destinasyonlarına çekmek
isteyecektir. Ancak büyük bölümü klasik deniz- kum- güneş müşterisi değil.
Bunlar; uzun uçuş yapan, egzotik destinasyon seven, kültür, safari, çöl
deneyimi, farklı atmosfer ve prestij arayan turistler. Bu nedenle 'Dubai yerine
Rodos', 'Katar yerine Antalya' ya da 'Abu Dabi yerine Mallorca' gibi basit bir
destinasyon değişimi pek gerçekçi görünmüyor. Ama 'Dubai yerine İstanbul'
olabilir. Güney Afrika yerine Akdeniz ve Ege'nin özel ve nadide yüksek bütçeli
koyları olabilir. Dağ tırmanışı yapanlar için Kommagene Krallığı döneminin
heykellerinin karşılarına çıkacağı Nemrut Dağı olabilir. Bunlar yüksek bütçeli,
zengin turist. Kafalarında Türkiye hiç yokken 10 bini dahi gelse iyi bir kazanç
olur" diye konuştu.
DUBAİ'YE GİDEN İLE BODRUM'A GİDEN TURİST FARKLI
Akdeniz ülkelerinin de bundan belli
ölçüde faydalanacağını kaydeden Yavuz, "Türkiye, Yunanistan, İspanya ve
İtalya güvenli algısını koruyabildiği sürece Avrupa içi seyahatlerden pay
alacaktır. Ancak kaybedilen profil ile kazanılacak profil aynı değil. Çünkü
Dubai'ye giden turist ile Bodrum'a giden turistin beklentisi, harcama
alışkanlığı ve seyahat motivasyonu birbirinden oldukça farklı. Bunun yanında
bir başka gerçek daha var, her şeye rağmen seyahat etmeye devam edecek bir
kitle de bulunuyor" dedi.
TÜRKİYE, ALMANLARIN İLK SIRASINDA
Almanların en çok takip ettiği
destinasyonların da dikkati çekici olduğunu ifade eden Yavuz, "Alman
Dışişleri Bakanlığı'nın seyahat güvenliği sayfasında aylardır en yoğun aranan
ülkeler arasında Türkiye, Mısır ve Amerika bulunuyor. Bu tablo çok önemli bir
gerçeği ortaya koyuyor. İnsanlar bu ülkelere gitmek istemiyor değil, tam
tersine gitmek istiyor ama sürekli güvenlik durumunu kontrol ediyor. Bu da bize
şunu gösteriyor; 2026 turizm sezonunda artık en güçlü silah 'ucuzluk' değil,
'güven duygusu' olacak. Önümüzdeki dönemde savaşların seyri kadar, ülkelerin
dünyaya vereceği güven mesajları da turizm hareketlerini belirleyecek. Hava
sahasının güvenliği, siyasi istikrar ve kriz yönetimi tatil tercihlerini
belirleyen ana unsur haline geliyor. Görünen o ki dünya turizmi yeni bir döneme
giriyor" diye konuştu. (DHA)







