Havacılık

Tümü

AtlasGlobal’in iflası ve çalışanlarının mağduriyeti TBMM gündeminde

AtlasGlobal’in iflası ve çalışanlarının mağduriyeti TBMM gündeminde

CHP Antalya Milletvekili Çetin Osman Budak, sayıları yaklaşık 2 bin kişiyi bulan ve on altı aydır maaşlarını ve tazminatlarını alamayan AtlasGlobal çalışanlarının devam eden mağduriyetlerinin bir an önce giderilmesi gerektiğini söyledi.

TBMM Genel Kurulu’nda iflas kararı verilen AtlasGlobal’in 2019 yılında en büyük 500 şirket arasında 109’uncu olduğunu hatırlatan Budak şunları söyledi: “AtlasJet Havacılık yani Atlasglobal, 2019 yılının Kasım ayı itibarıyla personelinin maaşlarını ödememeye başladı. İddialara göre, şirketin büyük hissedarı Ali Murat Ersoy çalışanlarla yaptığı toplantılarda "Biz Ersoylarız, bizde kimsenin alacağı kalmaz” diyerek çalışanlara maaşlarının biraz gecikmeli olsa da ödeneceği teminatını verdi. Aynı şekilde, aile bireylerinden Mehmet Nuri Ersoy'un Kültür ve Turizm Bakanı olmasını da ima ederek şirketin batmayacağını, Ankara'nın devreye gireceğini ve kimsenin alacağının kalmayacağını dile getirdi. Ancak alacaklar kaldı ve hâlâ hiç kimse bugüne kadar 1 kuruş alamadı.

14 Şubat 2020'de Bakırköy İcra Mahkemesine iflas başvurusunda bulunan şirketin kayıtlarına göre mağdur personele olan borç miktarı 18 milyon 838 bin 393 lira 74 kuruş. Söz konusu miktarda tazminatlar ve diğer özlük hakları yer almıyor. Tabii, bir de işin başka boyutları var. Ticaret sicil kayıtlarına göre AtlasGlobal patronu Ali Murat Ersoy'un Türkiye'de 41 farklı şirket kurduğu, İsviçre'de de 6 şirketinin olduğu iddiaları kamuoyunda ve basında yer aldı. Şunu sormak istiyorum: Neden diğer şirketler faaliyetlerine devam ederken AtlasGlobal iflas ettirildi? Atlas Zedeler Adalet Platformu adını verdikleri platformda birleşen mağdurlar şirketin iki ayrı bilanço düzenlemek suretiyle çeşitli muhasebe hileleri yoluna gittiği, bu şekilde hem mahkemenin iflas kararına zemin hazırlandığı hem de şirketin içinin boşaltılarak şirketten alacaklı firmalar -burası da çok önemli- dâhil olmak üzere şirket çalışanlarının maaş ve tazminatlarının ödenmediğini iddia ediyorlar. Bunlar çok ciddi iddialardır, bu konuların her birinin araştırılması gerekiyor.

Yine, aynı şekilde, farklı bilançolar arasında özellikle ortaklara aktarılan ve ortaklar ile şirket arasındaki para alışverişinin şaibeli ve tutarsız olduğu iddiaları da var. Şöyle ki: Şirketin sunduğu 31 Aralık 2019 tarihli bilançoda ortaklardan alacak miktarları görünüyor ama 9 Mart 2020 tarihinde sunulan bilançoda ise ortaklardan alacaklar sıfır. İki bilanço arasındaki bu farklılık dahi mağdur personelin alacakları açısından incelenmesi ve araştırılması gereken bir durumdur.

Bir başka iddia ise, ilişkili firmalara ve ortaklara transferler yapılarak çalışanlar dışında alacaklı firmaların da mağdur edildiği iddiasıdır. Bunun da üzerine gidilmesi ve üstünde durulması gerekmektedir. Diğer yandan, ‘sipariş avansı’ adı altında şirketten çıkarılan paraların vergi ziyanına neden olduğu iddiaları da bütün iddiaların içinde en önemlilerinden bir tanesi. Bunları görmezden gelemeyiz. Hem yılların alın terinin hem de kamu alacaklarının takibinin yapılması vicdanların rahatlatılması açısından önemlidir”