Desteksiz turizm


İçinde bulunduğumuz aya kadar olan turist sayısındaki kazancımızı veya kaybımızı veya bakanlığın yaptığı onun sözünden çıkamayan özel sektör kuruluşlarının Ocak ve Şubat’ta rekor artış falan yaşadığımızı iddia eden açıklamalarının ciddiye alınacak bir tarafı yok.

Corona virüsünün uluslararası gelişimine bakmadan neye dayanarak söyledilerse Mart başında bazı kayıplar yaşayabiliriz bile dediler. Biraz dikkatli olsalar, biraz sektörle ilgilenseler bazı kayıplar diyeceklerine, dünyada turizm bitmiştir diyebilir ve sektörün yaşayacağı sorunlar için çözüm yolları arayışına girebilirlerdi. İlk iki ayda rekor kırdık dedikleri turistlerin çoğunluğu alışveriş için komşu ülkelerden devamlı gelen giden turistler ki artık onlar da gelemiyor. Sektörlerin görüşünü almadan Cumhurbaşkanının yaptığı destek paketinin içinde Turizme yer verdiremeyen Bakanlık ertesi günü operasyonuyla teşvik paketine Turizmi teyel dikişiyle yamalayıverdi. Delik büyük, Cennet-Cehennem obruklarının tamamından daha büyük. Bu deliği iki kürek toprakla doldurmaya çalışanların, turizmin hiçbir derdine çare falan olacakları yok diye bu satırları yazarken Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy çok büyük iş yapmış gibi ekranlara çıkarak sektörü kapsamayan açıklamalar yaptı.

Bakın:
Türkiye’de kıyı köşe konaklama tesisleri hariç yaklaşık Turizm Belgeli 5000, Belediye Belgeliler de dahil 13.000 otel, 1 milyon 800 bin yatak ve 650 bin çalışanı, 2.000 yat ve 10.000 çalışanı, 546 uçak ve 40,000 çalışanı,
11,500 acenta ve 70,000 çalışanı, 13,000 turist rehberi bulunuyor.

Bunlar birebir turiste hizmet eden turistle muhatap olan kişiler ve bunların toplamı en az 783.000 kişi. Daha karayolu taşımacılığı var, daha araç kiralama var, daha daha turizm sayesinde iş ve aş bulan yüzlerce firma binlerce çalışanı var. Hal böyle iken Corona nedeniyle Türkiye genelinde işsiz kalan sayısının yaklaşık 2 milyon olduğunu söyleyen otoritelere Turizm Bakanı’nın uyarıda bulunarak, hayır turizmi unutmuşsunuz turizmle birlikte bu rakam en az 3 milyondur demedi. Sektörün 783.000 kişisinin adam yerine konmadığı ortada.

Bakan Bey’in TV ekranlarında büyük bir müjde verir gibi acentaların 2020 TÜRSAB aidatlarını ödemeyeceğini ve müze giriş komisyonlarının %30’a çıkarıldığını açıklaması acentaların ağızlarını kulaklarına kadar yaydı. Zevkten değil hayretten. TÜRSAB aidatı yıllık 3,423.83 TL. Ödense ne olur ödenmese ne olur. Ödense acentalara bir karı olmaz ama ödenmezse TÜRSAB’a büyük zararı olur. Dolu dolu bir 2019 yılı geçirmiş acentaların TÜRSAB aidatını bile ödeyemeyecek para kazanıp bir kenara koymadıysa o başka bir mesele. Müzelere giriş ücretlerinde tanınan komisyonun %30’a çıkarılması ise ağızları iyice bir yaydı. Acentalar müze girişlerinde kendilerine tanınan komisyonu zaten maliyet hesaplarken rekabet içerisinde maliyetlerine yansıtıyor yani turistten tam para alıp komisyon kazancı elde etmiyor. Müze fiyatlarını ödeyecekleri kadarıyla maliyetlerine katıyor. Katmasalar bile zaten uzun bir süre daha turist yok. Bunlar, dişe dokunur bir faydası olmasa bile incoming yapan acentalara tanınan kolaylıklar. Peki, outgoing yapanlar, biletçilik yapanlar, yatçılık yapanlar, iç turizm yapanlar, araç kiralayanlar ne olacak? Hesaplayan yok. Gelelim turist rehberlerine. Turizmin olmazsa olmazı, tüm ülkelerin yüz akları, tanıtımın en önemli elemanları, turistlerin tek güvencesi, acentaların eli ayağı rehberlerin desteklerde esamisi okunmuyor. Zaten bütün yıl çalışamayan, çalıştıkları günlerde de kimi acentanın düşük yevmiye, kimisinin hiç ücret ödemediği 13.000 turist rehberi ve aileleri perişan. Rehber öyle kolayına yetişmiyor. Değerlerinin bilinmesi gerekirdi. Hiç olmazsa bizlerden de bahsedilseydi de adam yerine konarak yok sayılmasaydık teselli olurdu diyorlar.

24 Mayıs’ta başlayacak Ramazan Bayramı’nda iç turizmde hareketlilik olabileceğini söyleyen Turizm Bakanı daha sonra Asya ülkelerinden ve Arap ülkeleri ile Rusya’dan turist hareketi olacağının beklentisinde ancak yaşanan ekonomik sorunlar, işsizlik ve travma nedeniyle insanların kolay kolay seyahate çıkamayacağını ve de çıkmayacağını dünya alem biliyor. En kısa zamanda bu belanın dünya çapında atlatılması lazım ama Coronanın ayağı hiç de öyle değil. Suriyelilerden beter, geldi mi gitmek bilmez. Birkaç ay içinde sonlansa bile kısa bir süre sonra yeniden ortaya çıkması söz konusu.

Görünen o ki 2020 yılı özellikle Dünya turizm tarihinin en kara yılı olarak tarihe geçecek. Beterin beteri var gelecek yılarda yaşanabilecek benzeri felaketler için Corona’dan dersler çıkarıp turizmin tüm aktörlerinin de yer alacağı senaryolar ve tedbirlerinin hazırlanması lazım. Evde kalın sağlıcakla kalın.

A. SUHA UYAR

Yorum Yap!

antalya escort antalya escort