Ece Tonbul “Otellerimiz indirim yarışına girmemeli”

Tourism Today - Turizmden Haberler - Turizm Haberleri

Tourism Today’in Instagram (@tourismtoday_official) üzerinden gerçekleştirdiği Tourism Today Talks Live’in son konuğu Paloma Hotels Yöneyim Kurulu Başkanı Ece Tonbul oldu.

Ece Tonbul, Tourism Today Genel Yayın Yönetmeni Haluk Özsevim’in sorularını yanıtladı. İşte Tonbul’un açıklamaları:

“Turizm Bakanlığı’nın ortaya koyduğu kriterleri çok önemsiyorum”

“Halen çok ciddi belirsizliklerin içindeyiz. Açılış sürecini doğru yönetmeye çalışıyoruz. Sadece kontrolümüz altında olmayan binlerce belirsiz konu var hala. Şurası bir gerçek ki herkes krizden çıkmak için ciddi çalışmalar yaparken Türkiye olarak bunun dışında kalmamız mümkün değil. Türkiye olarak uluslararası normları en iyi şekilde hayata geçirerek ‘biz de buradayız’ demek zorundayız. Turizm Bakanlığı’nın çok hızlı ve başarı ile ortaya koyduğu kriterleri çok önemsiyorum. Evet, çok kolay yönetilecek bir süreç olmayacak. Ancak bu konu ile ilgili mücadele eden tek ülke biz de değiliz. Herkes şu anda ortaya çıkmış olan normalleşme çabaları içinde tekrar harekete geçmeyi ve trafiği başlatmayı sağlayabilmek adına uygulamaları hayata geçirmeye çabalıyor. Türkiye, dünya turizm sektöründe şampiyonlar ligindedir. Bu konumumuzu korumak için sertifikasyon programını ciddiye alıp üzerinde çalışmalıyız. Zorunlu olmasa da meslektaşlarımdan bu konuya çok rasyonel yaklaşmalarını rica edenlerden biriyim. Bu mücadele çok uzun sürecek. Bunu bireysel çabalarla yapamayız. Bütünsel olmalıyız. Önceliğimiz misafir güvenini kazanmaktan ve o güveni yaratmaktan yana olmalı. Uluslararası normların dışında olmamalıyız.”

“Her şey dahil tartışmasını popülist ve kısır buluyorum”
“Biz ülke olarak galiba eleştirmeyi çok seviyoruz. Ancak bütün ülkeler krizden çıkmak adına büyük bir yarış içindeyken ve kendi kuvvetli taraflarını ortaya çıkarmaya çalışırken, bizdeki her şey dahil üzerindeki tartışmayı popülist ve kısır buluyorum. Biz bu işi en iyi yapan ülkelerden biriyiz. En kuvvetli tarafımızı eleştiren ve kendi kendini yeren bir politika izlememeliyiz. Şu an ortaya çıkmış olan durum büyük bir ihtimalle her şey dahili ön plana çıkartacak sebepler yaratacaktır. Ana pazarlarımızda çok ciddi bir resesyon problemi var. Dolayısı ile tatilciler ödedikleri paranın karşılığını almak adına hassasiyet gösterecektir. Verdiğimiz konseptlerin içinden bir şeyleri eksiltmeye çalışmak bana çok mantıklı gelmiyor. Bu dönemde sağlık ve hijyen konusu histeri boyutuna geldi. Dolayısı ile misafirlerimiz tatilleri boyunca alacakları bütün hizmetlerin bütünsel olarak tek bir yerden sağlanmasını tercih edeceklerdir. Şu an için çok radikal değişikliklerin olmasını beklediğimiz gelişmelerden biri olmayacaktır.”

“Üç senede iki konsept geliştirdik”
Biz sektörün öncüleri olarak çok uzun zamandır Her şey dahili tartışıyoruz. Geliştirmek, değiştirmek ve dönüştürmek adına çok ciddi yapıların içinde her şey dahilin bugüne kadar geldiği noktayı kabul görüp gelmesi gereken yeri tartışıyoruz. Bu konsept kendisini her hâlükârda yenilemek zorunda. Turist profilinin beklenti ve tatil anlayışı değişiyor. Biz bunu iyi yapıyoruz diyerek yerimizde sayarsak başarılı olmamız mümkün değil. Bütün yeni seyahat trendleri, değişen profili ve beklentilerini iyi okuyarak kendimizi geliştirmeliyiz. Bu konudaki önderliğimiz devam ettirmemiz gerektiğin düşünenlerdenim. Paloma’nın yaratmış olduğu Marvy ve Finesse konseptlerinin oluşumu da bu süreçte ortaya çıktı. Turizmi turizm yapan bu işin DNA’larına geri dönmeliyiz. Paloma olarak son üç senede iki konsept geliştirdik. Biri Marvy. Marvy, özüne, geleneklerine folklorik değil ama otantik olan, yerelliği bu anlamda en trend hizmet anlayışı ile birlikte postmodern life style bir club. Ezber bozduğunu ve başarı hikayesine dönüştüğünü keyifle izliyorum. Finesse ise her şey dahil sistemi içinde minimalist yaklaşım ve trendlerin nasıl birlikte dizayn edilebileceğini gösteren bir konsept.”

“Öncelikle iç pazar başlayacak”
“Mayıs sonunda iç pazarda turizm hareketleri başlayacaktır. Bütün ülkeler de içinde bulundukları durum nedeniyle iç pazar hareketleri ile turizme başlayacak. Biz de ilk olarak iç pazar hareketleri ile başlayacağız ve akabinde de uçuşların devreye girmesi ile birlikte dış pazarın devreye gireceğini düşünüyoruz. Süreç bütün ülkeler açısından hızlı gelişiyor. Her hafta değişiklikler oluyor. Bütün ülkeler birbirini izleyerek kararlar alıyorlar. Bundan sonra da almaya devam edecekler. Öncelik herkesin turizm hareketini kendi içinde başlatması yönünde. Vakaların kontrol altına alındığı ve ciddi önlemlerin yeterince alındığı destinasyonlar kademeli olarak turizme başlayacak. Bizim olmazsa olmaz üç ana pazarımız var: Almanya, Rusya ve İngiltere. Almanya’da ciddi bir alt yapımız var. Orada faaliyet gösteren havayolumuz, tur operatörlerimiz ve geniş bir ağa yayılmış acenta ağımız var. Türkiye’nin henüz adı geçmiyor olmasa da aldığımız önlemler, doğru anlatacağımız politikalarla Almanya’nın da birkaç ay içinde sınırlı olsa da turizm hareketi oluşturmaya başlayacağını umut ediyorum. Ama yapmamız gereken çok ciddi çalışmalar var. Herkesin network’lerini harekete geçirmesi gerekiyor. Sadece diplomatik görüşmelere bel bağlamamalıyız. Açılacak ilk ülkenin Türkiye olması açısından lobimizi ve hazırlıklarımızı yapmamız gerekiyor. Temmuz, Ağustos ayları içinde kısıtlı olsa da bir trafiğin başlamasını sağlayabiliriz.”

“Türkiye, vazgeçilmez bir destinasyon”
“Türkiye’ye yönelik olumsuz söylemler olacaktır. Bizler politikacı değiliz. Bu tip konulara çok duygusal reaksiyonlar verilmemesi ve akılcı yaklaşılması gerektiğini düşünenlerdenim. AB kendi içinde turizm hareketlerine başlayacaktır. Ama bizim önceliğimizi de duygusallığa kapılmadan, yapmamız gerekenleri çok doğru bir şekilde ortaya koymalıyız. Türkiye, turizm sektörü için vazgeçilmez bir destinasyon. Biz bunun için çok yol kat ettik. Türkiye’nin bunun dışında tutulması söz konusu değil. uluslararası normları hayata geçirmemiz gerekiyor. Sadece diplomatik girişimler bekleyerek değil hepimizin kendi etki alanı içinde kendi networkü içinde kendi bağlantıları içinde elinden gelen tüm çabayı göstermesi gerekiyor. Şüphesiz ki bir toparlanma olacaksa Türkiye’nin bunun dışında tutularak toparlanma olması mümkün değil. İşimizi yaptığımızı ve hazır olduğumuzu göstermeliyiz.”

“Ukrayna, Rusya pazarından önce devreye girecek”
“Ukrayna pazarının, Türkiye için, Antalya için elzem bir önemi var. Rusya tarafındaki gelişimler ve salgının hızı endişe verici. Gördüğümüz kadarıyla burada da bir plan çerçevesinde takvim oluşturulmuş durumda. Derin ilişkiler ve oradaki köklü tur operatörleri yapımız ile Rusya’da ilk açılan destinasyon Türkiye ve Antalya olacak. Ama bunun zaman alacağını düşünüyorum ve Ağustos’tan önce olacağını da düşünmüyorum. Ukrayna’nın Rusya’dan daha önce devreye gireceği sinyallerini alıyoruz. Temmuz ayı içinde kısıtlı ve limitli kapasiteler içinde başlatmış oluruz. İngiltere tarafı ise biraz daha problemli görünüyor. İngiltere’nin 2020 sezonu içinde çok kolay devreye gireceğini düşünmüyorum.”

“Başarımızı çok dile getiremiyoruz”
“Türkiye’de sağlık konusunda bir başarı hikayesi yaratıldığı kesin. Sağlık Bakanımızın önemli bir rol oynadığını ve başarılı bir tablo ortaya koyduğunu düşünüyorum. Ancak önümüzdeki 2-3 haftalık süreç çok önemli. Bu süre zarfında rahatlamamalı ve gevşememeliyiz. Bu noktada iletişimciler muhakkak ki çok fazla vizyoner yorum yapıyorlar. Ancak şu anda ortaya çıkmış durum vesilesi ile bizim kendimizi ifade etme biçimimizin diğerlerinin yapamadıkları üzerine değil kendi yapabildiklerimizin üzerine olması gerektiğini düşünüyorum. Türkiye’nin biraz hakkı yeniyor. Başarımızı çok dile getiremiyoruz. Sağlık sektörünün bu konuda ne kadar doğru bir çalışma ortaya koyduğunu, bu anlamda endişe edilmemesi gereken ülkelerden biri olduğumuzu dile getirmemiz, başkasının ne kadar kötü olduğunu değil, bizim ne kadar iyi olduğumuz göstermemiz gerekiyor. Bu da bizim için önemli bir süreç.”

“Bütün dünya çıkış noktası bulmaya çalışıyor”
“Ortaya çıkmış olan sağlık krizinin ne kadar kısa bir dönem içinde global bir ekonomik krize dönüştüğünü ve işin içinden çıkılamaz bir duruma geldiğini hepimiz izliyoruz. Sağlık krizi olarak başlayan süreç, sosyal ve ekonomik olarak geriye dönülemez yıkıcı etkileri olan bir sürece doğru ilerliyor. Bütün dünya çıkış noktası bulmaya çalışıyor. Herkes bununla yaşamayı, doğru mücadele etmeyi ve yavaş yavaş normalleşmeye geçmeyi masaya yatırdı. Çünkü bu krizin bu şekilde sürdürülebilirliği mümkün değil. Sektörün üç ayı dahi böyle geçirmesinin geri dönülemez etkileri olacağını düşünenlerdenim. Cesaret göstererek, riskler alarak akıcı çözümlerle bir yerden başlamamız gerektiği bizim için aşikar.”

“Destekler devam edecektir”
“Biz şu an kadrolarımızı koruyoruz ve önceliğimizi de belirledik. Teşvik ve bazı destekler Haziran sonu bitecek. Ancak bu anlamda da ciddi görüşme ve çalışmalar yapıldığı biliyoruz. Muhakkak ki bir ay sonra fabrikalar tekrar açılabilir ve sektörler hayatlarını geçirebilirler. Ama turizm için aynı şey mümkün değil. Turizm sezona bağlı ve bu sezona böyle geçirirsek bir ay sonra bu kriz gerçekten turizm krizi olarak kalacak. Yapılarımızı korumak adına kurumlarımızı korumak adına bu kadar senelerdir özveri ve fedakarlıklarla hayata geçirilen alt yapılarımızı, yetişmiş ekiplerimizi korumak için ciddi bir mücadele içindeyiz. Bunu şirketler tek başlarına yapmakta zorlanacak. Turizm sektörüne verilen desteklerin devam ettirileceğini düşünüyorum ve bu konuda çok ciddi çalışmalar var.”

“İnanılmaz bir bilgi kirliliği var”
“Şu an tek konuşulan konu korona ve herkesin bu konuda bir fikri var. Bu da bilgi kirliliğine yol açıyor. Konusuna hakim, bu konularda iletişimi sağlaması gereken kişilerin de aynı zamanda doğru bilgileri veriyor olması gerekiyor. Bakanlık nezdinde değil bakanımız şahsi olarak da doğru bilgiler verilmesi adına mücadele gösteriyor. Tesisler hangi kapasiteyle çalışacak, sahiller belli saatlerde açık olacak noktasına varan bir takım yanlış yorumlar aldı başını gitti. Artık sektör temsilcileri de bu işin duayeni olan insanlar da doğru mesajlar vermeye başlayacaklardır. Bu süreçte turizm yapabilmenin en önemli koşulu sosyal mesafe kurallarına riayet ediyor olmamızdır. Hijyen ve güvenlik konularındaki 130 maddeden en önemlisi sosyal mesafe kuralıdır.”

“İndirim yarışına girmemeliyiz”
“130 maddelik genelge içinde şu anda uygulanması ile ilgili teknik olarak imkansızlıklar yaratan maddelerin olmadığını düşünüyorum. Türkiye’deki tesisler hijyen anlamında büyük deneyimler kazandı. Akdeniz çanağı içinde bu konuya en hakim, en sağlıklı şekilde uygulamalarını yapan ve kadrolarını geliştirmiş en önde olan ülkelerden biriyiz. Bizim yapımız çok dinamiktir ve çok kolay yeni uygulamalar öğrenir ve uygularız. Türkiye’nin tüm prosedürleri uygulayan ilk ülkelerden biri olacağını düşünüyorum. Ancak bu uygulamalar otelcilerin omzuna çok ciddi maliyetler yüklüyor. Bu noktada ben tüm otelci arkadaşlarıma indirim yarışına girmemelerini özellikle rica ediyorum. Omuzumuzdaki yükler artıyor. Dolayısı ile yarışı fiyatlarımız üzerinden yapmayalım.”

“Kısa ve orta vadeli bir planı görüyor olacağız”
“Bu krizden güçlü çıkabilmek için turizme özel kısa, orta ve uzun vadeli politikaların yapılması gerekiyor. Bunun herkes farkında. Turizm Bakanımızın sektör içinden gelmesi ve  konusuna hakim olması bizim için çok değerli bir konu. Hummalı bir çalışma içindeyiz. Bütün STK’larımız bu konu ile ilgili inanılmaz bir gayretin içinde. Önümüzdeki haftalarda daha sağlıklı bir fotoğrafın çıkacağı, en azından kısa ve orta vadeli bir planı görüyor olacağız. Sektörün kendi başına, bu durum içinden yara almadan çıkabilmesi mümkün değil. Herkes fedakarlıklar gösterecek ve kendimizi koruma altına alacağız. Ama bu konuda desteğe ihtiyacımız var.”

“Tatile çıkma eğilimi artacak”
“Bu pandeminin bazı tahmin etmediğimiz ve göremediğimiz tüketici eğilimleri ortaya çıkartacak. Belki insanlar araba almak ya da başka bir şeye para harcamaktansa kendilerini iyi hissettikleri ve ‘ya yapamazsam’ diyerek bir takım lüks gibi görünen şeylere öncelik verecekler. Tatilin böyle bir düşünceye dönüşeceğini düşünüyorum.” 

Bizi paylaş!


Tarafsız ve güncel turizm haberlerinin adresi Tourism Today; günümüz teknolojisine uyumlu altyapısı ve sektöre kazandırdığı yeniliklerle turizm sektörünün nabzını tutuyor.

Türkiye ve yurt dışındaki gelişmeleri sıcağı sıcağına takip eden Tourism Today başta sektör temsilcileriyle yapmış olduğu özel röportajlar olmak üzere güncel haber, köşe yazıları, yurt içi ve yurt dışında gerçekleştirilen fuarlara ilişkin fotoğrafları da okurlarıyla paylaşıyor.

Sektöre kazandırdığı ilklerle turizm haberciliğine yeni bir soluk getiren Tourism Today, Türkiye başta olmak üzere birçok ülkenin doğal ve tarihi güzelliklerinin tanıtılmasına yardımcı olurken, sektöre ilişkin tüm gelişmeleri de adeta bir turizm gazetesi gibiymiş gibi çalışarak sektör temsilcilerinin ve okurlarının bilgisine sunuyor.

Turizm sektörüne ilişkin en güncel haberlerin adresi Tourism Today ile sektöre ilişkin en sıcak gelişmeler unutmayın ki bir tık uzağınızda...

Yorum Yap!