Emir Hepoğlu: “Kriz dönemlerinde yaratıcı içerik üreten, şaşırtan, duygulandıran turizm markaları öne çıkacak”

Emir Hepoğlu: “Kriz dönemlerinde yaratıcı içerik üreten, şaşırtan, duygulandıran turizm markaları öne çıkacak”

Emir Hepoğlu: “Kriz dönemlerinde yaratıcı içerik üreten, şaşırtan, duygulandıran turizm markaları öne çıkacak”

25 Mart 2020 Çarşamba

Turizm yazarı ve sosyal medya içerik tasarımcısı Emir Hepoğlu, sosyal medyayı yoğun bir şekilde kullanan ve kriz dönemlerinde yaratıcı içerik üreten, şaşırtan, duygulandıran turizm markalarının öne çıkacağını klişelere bağlı kalanların ise tüm sıkıcılığı ile sanal dünyada yer kaplamaya devam edeceğini söyledi.

Turizm yazarı ve sosyal medya içerik tasarımcısı Emir Hepoğlu, tüm dünyayı saran Koronavirüs gündemini ve turizm firmalarının bu dönemde yaptığı çalışmalara değindi. Tourism Today’in gündeme ilişkin sorularını yanıtlayan Hepoğlu, çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Turizm yazarı ve sosyal medya içerik tasarımcısı olarak Koronavirüs vakası genelinde Turizm sektörünün kaygılarını bizlerle paylaşır mısınız?
Hiç şüphesiz ki yaşanan büyük krizler beraberinde getirdiği bilinmezlerden ötürü başta Turizm dünyası olmak üzere nerede ise tüm sektörleri endişeye sürüklemektedir. Koronavirüs ise istisnasız olarak yüzyılımızın en büyük ve en korkutucu krizini yaratmıştır. Öngörülemeyenler üzerinden denklem kurmaya itilen Turizm sektörü bu devasa krizi yönetmekte zorlanmakta ve sürekli olarak güncellenen planlar yapmaktadır. An itibari ile profesyonel oyun kuruculara büyük görev düşeceğini ve uzun uykusuz gecelerin onları beklediğini söylemek de hata olmayacaktır.

Sosyal medya, turizm sektörünün en büyük pazarlama araçlarından. An itibari ile üretilen içerik ve yapılan paylaşımlarla ilgili değerlendirmeleriniz nelerdir?
Bu bağlamda otelinden, acentesine, restoranından, tatil beldesine Turizm sektöründe hizmet veren her kurum ve kuruluşun sosyal medya yönetimlerini zengin ama yerinde ve makul içerik üreterek yapmaları gayet akılcı bir hamle olacaktır. Her şeyden önce sürdürülebilir olması gereken sosyal medya pazarlama araçlarının sadece günü kurtarmak amacı ile şişirilmesinin sonuçlarının ise çok keyifli olmayacağı gün gibi ortadadır.

Bu gibi zamanlarda yaratıcı içerik üreten, şaşırtan, duygulandıran, bravo dedirten markalar övgüyle birlikte takdir kazanacak, klişelere bağlı kalanlar ise çok büyük kayıplar yaşamayacak, ancak vasat hizmet anlayışlarının yansıması olan sosyal medya içerik yönetimleri tüm sıkıcılığı ile sanal dünyada yer kaplamaya devam edecektir.

Bir ihtimal en geç 6 hafta içerisinde Koronavirüs salgını kontrol altına alındı ve insanlar özgürce seyahat etmeye başladılar, işletmelerin buradan hareketle eylem planları neler olmalıdır?
2020 sezonunu ortasında dahi olsa yakalama ihtimalini değerlendiren tesislerin misafir sadakat programlarını gözden geçirirken başta Instagram ve Facebook olmak üzere en yoğun kullanılan sosyal medya platformlarını tekrar değerlendirmelerinde fayda olacaktır. Zira asla unutulmaması ve her daim hatırlanması gerekenin bu aralar dünya ile iletişimlerinin sadece sosyal medya üzerinden gerçekleştiğidir. Kriz sürecinin idaresi yaratıcı marka tanıtım içeriği,  paylaşılacak sosyal medya platformu ve nihayetinde mevcut krizin etkileri değerlendirilerek yapılmalıdır.

Terör olayları, çatışmalar, şehit haberleri ya da doğal felaketlerin sonrasında gösterilen hassasiyet paylaşımlarda sadeleşmeye, mevcut duruma saygı göstermeye ve bilinçli içerik üretimine iter işletmeleri. Bu konuda yapılan araştırmaların çoğu söz konusu olaylar gerçekleştiğinde yapılan eğlenceli, lüks yaşam tarzı içeren, müzikli parti vb. organizasyon içeriğinin hesap takipçileri tarafından hoş karşılanmadığı yönündedir.

Turizm dünyası neler paylaşmalı, neler paylaşmamalı? Yaratıcılık bu konu için ne kadar değerli?
Burada çok ince bir çizgi olduğunu da bilahare belirtmek gerekir. İnsanlar bu gibi kaos durumlarında iletişim çağının bir getirisi olarak ferahlamak ve belki de mevcut durumdan biraz uzaklaşmak istediklerinde yine sosyal medya kullanımına yönelmektedirler. Bu gibi durumlarda düzeyli ve rahatlatıcı içerik üretmek markayı hedef kitlenin gözünde yüceltebilir.

Örneğin güney sahillerinde popüler markalı bir resort otelin bugünlerde gerçekleşen olayları göz ardı ederek otel havuzunda güneşlenen bikinili manken, otelin en lüks a la carte restoranın da romantik bir akşam yemeği yiyen çift, ya da gece kulübünde dans eden, eğlenen misafirlerin görsel ya da videolarını paylaşması tesise gelmeyi düşünen muhtemel misafir tarafından hoş karşılanmayabilir.

Oysa mart ayı itibariyle baharın gelişi keyifli bir kutlamaya dönüşmekte. Ülkemizde yeşille mavinin buluşmasını aynı karede yakalayamayacak çok az tesis olduğu aşikar. Kırlangıçlar şimdiden balkon köşelerini mesken tutarken, leylekler bacalarda ya da geçen yıl da konakladıkları elektrik direklerinin üzerinde yuvalarını yapmaya başladılar bile. Toprak buram buram kokmaya başladı, çiçekler renkli bir haykırıştalar, sizin için buradayız diye. Dolayısıyla baharın uyanışı bizlere haftalarca paylaşım yapacak kadar zengin içerik sunmakta.  Böylelikle zamanının çoğunu televizyon ya da internet başında geçirmek zorunda kalan kitlelerin bir miktar ferahlamasına yardımcı olurken, aynı zamanda sorumlu yayın akışınız vasıtası ile markanızın itibar kazanması da katkıda bulunmuş olursunuz. Hatta haftalardır yapılamayan uçuşlar, iptal edilen seyahatler, fabrikalarda üretimin durması bir nebzede olsa gezegenin arınmasına vesile oldu, bunu da unutmamak gerekir. Bir diğer paylaşım içeriği de destinasyonunuz genelinde bulunan tarihi mekanlar ve ören yerleri olabilir. Yeterince oda, restoran, havuz, animasyon görseli paylaştık, şimdi sıra çevremizdeki güzelliklerde olmalı. 

2020 sezonu ile ilgili temenni ya da öngörüleriniz nelerdir?
Mevcut durumdaki kafa karışıklığının da etkisiyle turizm trendlerin de yakın zamanda köklü bir değişim olacağı yönündeki açıklamalar mevcut realiteyi yansıtmamakla birlikte, daha çok önlem, tedbir ya da temenni niteliği taşımaktadır. Zira insan sosyal bir canlıdır ve toplum içerisinde yaşama ihtiyacı duyar. Aristo’nun da dediği gibi ‘Bir insanın toplum dışında yaşayabilmesi için ya tanrı, ya da bir canavar olması gerekir’. 

Toparlamak gerekirse yakın zamanda kurtulmayı umut ettiğimiz bu tatsız hadisenin ardından ülkemizde ve dünya genelinde alınacak önlem ve tedbirler ışığında insanlar tatil yapma, rahatlama ve gevşeme ihtiyacı duyacaktır. Hangi kültür den olursa olsun haftalarca hatta aylarca izole yaşamak bir süre sonra psikolojik sorunlar yaratacak ve belli miktarda çılgınlık haline dönüşecektir. Tatil düşüncesi olmayan tedirgin aileler kendilerini sıcak ancak güvenli kumsallara atmaya çalışacak ve belki de sadece bunun için kredi bile çekecektir. Sağlık bakanlığımızın yürüttüğü karantina önlemleri ve yoğun çalışmaları bu şekilde sürdüğü takdirde ise eminim Almanlar ve Ruslar başta olmak üzere nerede ise tüm hedef pazarlarımızın ilk tercihi yine Türkiye olacaktır.  Güven veren, ısıtan, özendiren ancak çizgisi olan yaratıcı içeriğin önemi her zamankinden daha fazla ortaya çıkacak ve ciddi oranda satışlarımızı etkileyecektir.



Yorumunuz:


Sitemizde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Tourism Today’e aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.
Copyright © 2006 - 2019 - Tüm hakları saklıdır. Tourism Today
VERACONN