DOLAR 31,0665 % % 0.24
EURO 33,6803 % % 0.1
GRAM ALTIN 2.024,12 % % 0,35
ÇEYREK A. 3.309,43 % % 0,35
BITCOIN 1.610.164 % -0.357

Burak Tonbul: “2024’te Almanya’dan 450 bin, İngiltere’den 300 bin turist hedefliyoruz”

Son Güncelleme :

28 Kasım 2023 - 12:16

Burak Tonbul: “2024’te Almanya’dan 450 bin, İngiltere’den 300 bin turist hedefliyoruz”

Diana Travel Yönetim Kurulu Başkanı Burak Tonbul, şirketin 2024 hedeflerini değerlendirdi. Almanya ve İngiltere pazarlarında görünümün şu anda pozitif olduğunu ifade eden Tonbul, yeni sezonda sektörün önüne çıkabilecek risklere de dikkat çekti.

Yaşanan deprem felaketine, peş peşe yapılan iki seçime ve ülke içinde maliyetlerin fırlamasına rağmen 2023 sezonunu kazasız şekilde atlatan Türkiye turizm sektörü, 2024 sezonuna odaklanmış durumda. Diana Travel Yönetim Kurulu Başkanı Burak Tonbul çalıştıkları pazarlardaki son durumu, grubun 2024 hedeflerini ve sektörün önündeki riskleri değerlendirdi. 2022 yılında pandeminin etkilerinin devam ettiğini belirten Burak Tonbul, 2023 yılını pandemiden sonra gerçek anlamda normale dönüş yılı olarak varsaydıklarını ifade etti.

“ANTALYA İNGİLTERE PAZARINDA HİÇBİR ZAMAN 600 BİNİ GEÇEMEMİŞTİ”
Diana Grubunun hitap ettiği en büyük iki pazarın İngiltere ve Almanya olduğuna işaret eden ve özellikle İngiltere pazarının son yıllarda hızlı bir şekilde geliştiğini kaydeden Burak Tonbul “Türkiye turizm sektörü İngiltere pazarında bu hızlı gelişmenin meyvelerini topluyor. İngiltere, Ege Bölgesi’nde yoğunlaşmış bir pazardı. Ana havalimanı Dalaman iken bugün Antalya’nın da ciddi bir şekilde İngiltere pazarından pay almaya başladığını görüyoruz. Bu yıl sonuna geldiğimiz zaman hava yoluyla Antalya’ya gelen İngiliz vatandaşı sayısının 1 milyon 200 bini geçmesini bekliyoruz. Antalya İngiltere pazarında hiçbir zaman 600 binlerin üzerine çıkmamıştı. Bu önemli bir büyüme ve bu büyümeyi dikkatle okumak lazım.” diye konuştu.

“ANTALYA, İZMİR VE İSTANBUL İNGİLTERE’DE DAHA BÜYÜK POTANSİYELE SAHİP”
Mevcut yatak kapasitesinden dolayı İngiltere’nin Dalaman bölgesinde doğal büyüme sınırlarına ulaştığının altını çizen Burak Tonbul “Dalaman Havalimanı kapasitesinin de yüzde 60-65 oranında İngiltere pazarının oluşturduğu için oralarda artık büyüme daha kısıtlı ve pazarın kendi doğal büyümesi olan yüzde 5-10 seviyelerinde gerçekleşiyor. Ama Antalya, İzmir, İstanbul gibi bölgeler bu pazardan yeterince yararlanmadığı ve yatak kapasiteleri daha büyük olduğu için daha yüksek artışlar kaydedebilecek potansiyele sahipler. SunExpress, Corendon, Pegasus gibi kendi havayollarımızın hiçbir tur operatörüne bağlı kalmadan kapasitelerini arttırması ve bu bölgedeki otellerin İngiltere pazarına daha fazla kapasite ayırmasıyla İngiltere bu destinasyonlarda ciddi manada büyüdü. Artık İngiltere pazarının hem hava yolu hem de otel anlamında Türkiye’de daha fazla kapasitesi var.” ifadelerini kullandı.

“EASYJET KAPASİTESİNİN YÜZDE 70’İNİ PİYASAYA AÇIYOR”
Hava yolu merkezli bir şirket olan EasyJet’in tur operatörü ayağı olan EasyJet Holidays’i Türkiye’de temsil ettiklerini hatırlatan Tonbul yeni markaların girmesiyle İngiltere pazarının sağlıklı bir şekilde büyüdüğünü anlattı. Burak Tonbul “EasyJet’in kapasitesinin yüzde 30’u kendi tur operatörü tarafından kullanılırken, kalan yüzde 70’lik kapasite diğer tur operatörüne ve münferit seyahatçilere açılıyor. Bu da destinasyona 12 ay bazında çok büyük bir katkı sağlıyor.” dedi.

BÜYÜME YENİ KAPASİTELER YARATILARAK SAĞLANIYOR
SunExpress, Corendon, Pegasus gibi yerel havayollarının da uçmasıyla İngiltere’den Türkiye’ye dönük ciddi bir koltuk kapasitesinin oluştuğuna işaret eden Tonbul, şu noktaların altını çizdi: “Buradaki kritik mesele, büyümenin başka destinasyonlardan pay alarak değil yeni kapasiteler yaratılarak gerçekleşmesi. Bu son derece sağlıklı bir büyüme ve İngiltere pazarının ilerleyen zamanlarda bu sağlıklı büyümesini artırarak belirli bir seviyeye ulaştıracağına inanıyorum. Bunu da önemli bir avantaj olarak görüyorum. Şu anda bu pazardan aldığımız cesaret verici erken rezervasyonlar da bu görüşümü destekliyor.

“İNGİLTERE PAZARINA POUNDLA FİYAT VERDİĞİMİZ İÇİN AVANTAJLIYIZ”
Türkiye’nin en büyük avantajı, İngiltere pazarına pound fiyatı veriyor olması. Diğer Avrupa ülkeleri gibi ya da rekabet ettiğimiz diğer ülkeler gibi euro bazında fiyat vermiyoruz. İngiliz tüketiciye kendi para birimiyle fiyat vermemiz zaman zaman dezavantaj yaratsa da şu anda avantaj sağlıyor. Son dönemde poundun euro karşısındaki stabil durumu tur operatörlerinin de herhangi bir risk hesaplaması yapmadan fiyatlamalarını pound olarak yapmaları konusunda avantaj sağlıyor.

“SON DAKİKADA YAPACAĞINIZ İNDİRİMLER HER ZAMAN ÇOK ACIMASIZ OLUR”
Çok dikkatli olmamız lazım. Önümüzde bir enflasyon baskısı var ama bu enflasyon baskısı sadece tüketiciden çıkarılamaz. Sonucunda herkesin cebine sadık olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Bu bir zorunluluktur. Tatilin lüks sayıldığı bir dünyada fiyatlamanın insaflı ve müşterinin ödeyebileceği sınırdan çıkmadan yapılması lazım. Tur operatörlerinin fiyat konusunda yaptığı uyarılar doğru. Bunlara yanlış diyemem çünkü Türkiye gibi tur operatörü bazlı turizm yapılan bir ülkede her etkeni düşünmek zorundasınız. Uçak fiyatlarındaki artışı düşünmek zorundasınız, diğer etkenlerin fiyata etkisini düşünmek zorundasınız, otel fiyatlarının geleceği noktayı iyi hesaplamak zorundasınız ki fiyat dengesinde rakip olduğunuz ülkelere karşı dezavantajlı duruma düşmeyeceksiniz. Çünkü oteliniz boş kaldığında son dakikada yapacağınız indirimler her zaman çok acımasız olmak zorunda. Ben de her zaman erken rezervasyonun son derece önemli ve belirleyici olduğu bir pazarda son dakikaya kalmak istemem.”

“YENİ AÇILAN DESTİNASYONLAR PAZARLARIMIZA GÖZ DİKECEK”
Uluslararası alanda rekabet eden Türkiye’nin fiyatlamada mantıklı hareket etmek durumunda olduğuna işaret eden Diana Travel Yönetim Kurulu Başkanı özellikle yeni açılan destinasyonlara dikkat çekti. Burak Tonbul “Yeni açılan destinasyonlar bizim bu başarılı olduğumuz pazarlara göz dikeceklerdir. Buradaki ivmeyi kaybetmememiz gerek. Fiyat rekabetinde dezavantajlı durumdayız. Türkiye şu anda, belirli etkenlerle, fiyat skalasını değiştirmek zorunda kaldı. Bu fiyat artışlarını müşteriye doğru anlatmamız lazım. Fiyat artışlarının Türk otelcinin veya turizmcinin çıkar peşinde koştuğu için değil, tamamen diğer etkenler nedeniyle artmak zorunda olduğunu misafire anlatmamız gerek. Kimse kendisini kandırılıyormuş gibi hissetmesin ve başka arayışlar içerisine girmesin.” şeklinde konuştu.

“ALMAN TURİSTİ ANTALYA SATHINA YAYILMAK LAZIM”
Resort Kongresinde yapılan konuşmalarda, Almanya pazarında tüm oyuncuların Türkiye destinasyonunda artış peşinde olduğunun ortaya çıktığımı anlatan Burak Tonbul pandemiden sonra böyle bir şeyin tartışılıyor olmasının önemine işaret etti. Almanya pazarının Antalya destinasyonunda tüm hatta yayılması gerektiğini ifade eden Tonbul “Eğer Almanya pazarı hep aynı bölgede yoğunlaşırsa o zaman Antalya’nın geneli Almanya’dan gerektiği gibi faydalanamaz. Almanya pazarının Antalya geneline ve ötesinde biraz daha diğer resort bölgelere yayılmasını sağlamak lazım. Antalya’ya 3 milyon Alman turist geliyorsa bunun 2 milyonu aynı bölgeye geliyor. Bunu Türkiye’ye bu kadar Alman turist geliyor diye değerlendiremeyiz diye düşünüyorum.” dedi.

“ALLTOURS’UN ÜRÜNÜ TÜRKİYE’YE EN UYGUN MODEL”
2024 yılı itibariyle Almanya pazarının önde gelen tur operatörlerinden Alltours’un Türkiye temsilcisi olduklarını hatırlatan Burak Tonbul şunları söylüyor: Alltours hem güvenilir hem de önemli bir tur operatörü. Almanya’da en klasik paket turları satıyor. Yani müşterisinin havalimanına ulaşması için gerekli tren biletini bile pakete dahil eden, transferini, turunu, hosteslik hizmetlerini tamamen bir paket halinde müşterisine satan bir tur operatörü. Bu da sunduğu ürün açısından Türkiye’ye en uygun model. Bu nedenle Alltours ile olan iş birliğimiz özellikle Türk turizmine ve resort turizmine yaptığımız katkının artarak devam edeceğini düşünüyorum.

“ALLTOURS TÜRKİYE’DE OTEL İŞLETECEK”
Resort Kongresinde konuşan Alltours Genel Müdür Yardımcısı Ronny de Clerq, şirketin sadece bir tur operatörü değil aynı zamanda otel zinciri olduğuna dikkat çekti. Kendi otel markalarıyla Türkiye’de bulunarak yeni ve daha derin ilişikler kuracağını anlattı. Bunun da görüşmelerini yapıyoruz. Alltours ile iyi bir büyüme yakalayacağımıza inanıyorum sayılarda da bunu görüyoruz. Önümüzdeki sene içinde bu artışlar sayılarımıza yansıyacaktır.

“TOPLAMDA 850 BİN YOLCU HEDEFLİYORUZ”
Alltours çok büyük bir yapı ve Diana Travel’ın 2023 portföyünde olmayıp 2024’te olacak olan büyük bir kişi sayısını temsil ediyor. Alltours’un da aramıza katılmasıyla 2024 yılında 12 aylık dönemde 800-850 bin kişi arasında toplam misafir sayısını getireceğimizi hesap ediyoruz. Bu da bizim için bir geri dönüş. Bu sayının yaklaşık 450 bini Almanya’dan, yaklaşık 300 bini İngiltere’den  ve kabaca 150 bini ise temsil ettiğimiz diğer pazarlardan oluşacak. Burada Touristica’yı hariç tutuyorum. Touristaca ile iç pazar tamamen ayrı bulunduğumuz bölüm.”

Mevcut pozitif durumun senenin verilerine ve yapmış oldukları iş birliklerine dayalı senaryolar olduğunu anlatan Tonbul, Türkiye’nin bulunduğu zor coğrafyaya dikkat çekerek şu değerlendirmeyi yapıyor:

“FİYAT ARTIŞLARININ İYİ YÖNETİLMESİ GEREKİYOR”
Zor bir coğrafyada olduğumuz için olası olumsuzlukları önceden görmek çok kolay değil. Sadece coğrafi manada değil Şubat ayında çok kötü bir deprem felaketi yaşadık. Bu sadece bizim rezervasyonlarımızı etkilemedi. Bizi en çok yaralayan kısmı, birçok çalışma arkadaşımızı deprem felaketinde kaybetmek oldu. Bunun travmasını atlatmak kolay değil. Bu nedenle birçok olumsuz etken karşımıza çıkıyor. Bunun bilincinde olalım ve bunları bir kenarda tutarak bir kez daha başımıza gelebileceği düşüncesini aklımızdan çıkarmayalım.

Şu anda en büyük sorun fiyat artışları. Fiyat artışlarının iyi yönetilmesi gerek. Eğer bu kontrol edilemezse müşteri güvenini kaybederiz.

“SEKTÖR PANDEMİ DÖNEMİNDE PERSONELİN GÜVENİNİ KAYBETTİ”
Bir diğer sorun ise hali hazırda herkesin bir şekilde değinmeye çalıştığı istihdam meselesi. Bu istihdam meselesini biraz açmak gerek. İstihdamdan kasıt olan veya olmayan personelin istihdam edilmesi değil. Pandemi döneminde sektör halihazırda çalışan arkadaşlarımızın güvenini kaybetti. Sonuçta herkesin idame etmek zorunda olduğu bir hayatı var. Bu önemli bir durum. Sektörün kendi içerisinde güven kaybetmesinin önüne geçmemiz gerek. Bu bugünün konusu değil, orta ve uzun vadenin konusu. Bununla ilgili altı doldurulması gereken sosyal haklardan  barınma imkanı sağlamaya ve yatakhanelerine kadar birçok eksik var. Bu güvenin geriye getirilmesi lazım. Sektöre olan ilginin tekrar rayına oturtulması lazım.

“PERSONEL SORUNUNU EĞİTİMLİ PERSONEL YETİŞTİREREK ÇÖZMELİYİZ”
Sektöre yeni giren çalışma arkadaşlarımızın iyi eğitilmesi ve bu eğitimin de müşteriye iyi bir biçimde yansıtılması gerek. Çünkü bu insanlar daha önceden turizmde çalışmamışlar, sektöre yabancılar. Bu arkadaşlarımızın da gerek lisan gerekse servis anlamında iyi eğitilmesi gerekiyor. Yani personel sorununu eğitimli personel yetiştirerek çözmeliyiz. Konunun üzerinde iyi durmalı, ileride bumerang gibi bize dönmesini engellemeliyiz.

“YATIRIMCILAR FARKLI YATIRIMLAR KONUSUNDA CESARETLENDİRİLMELİ”
Öte taraftan, özellikle Türkiye’deki resort turizmi yatırım olarak hep aynı segmente gidiyor. Çok fazla benzeşme var. Her turistin ve her pazarın ihtiyacı bu değil. Turist bugün o bütçeyi ayıramayabilir, başka bütçeler ayırmak zorunda da kalabilir. Başka şeylerin peşinde de olabilir. Bugün sadece bazı destinasyonlara baktığınız zaman aynı tip oteller görürsünüz; 5 yıldızlı her şey dahil. Bu bana göre çeşitlendirilmesi gereken bir konu. Yatırımcının bu manada biraz daha motive edilmesi gerek. Yatırımcının biraz daha oda kahvaltı, 3, 4 yıldızlı otel, pansiyon hatta aparta motive edilmesi gerek ki o segmentteki müşteriye de ulaşabilelim. Ben bunları önümüzdeki sene için değil ama uzun vade için önemli olarak görüyorum.” (Turizm Güncel)

YORUM ALANI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.