Teşvik mi?


“Hiç ölmeyeceğini zanneden biri gibi çalış, yarın ölecek biri gibi de tedbirli ol.” (Câmiu’s-Sagîr, II/12, Hadis No:1201) Ulemaya göre bu hadisin yorumu: “Dünyaya teşvik değil ahirete teşvik vardır.”

Hükümetimiz de bunu gayet iyi bildiği için turizmcilere, siz hele her türlü gayreti gösterin elinizden geldiğince çalışın, tüm sıkıntıları aslanlar gibi göğüsleyin, fedakârlık yapın, bir acentacı olarak ülkemize dünyanın her tarafından turist getirin bol bol da döviz getirin GSMH’ya, istihdama, ulaşıma küçük esnafa, lokantacıya, hediyelik eşyacısından, kuyumcusuna, halıcısına katkıda bulunun, hele bir otelci olarak yiyecekten içeceğe, yakıttan mobilyaya, bağından bahçesine, havuzundan plajına eksiğiyle fazlasıyla yılda yaklaşık 2190 çeşitte mal satın almaya devam edin, bir rehber olarak ülkemizi iyi temsil edin karda kışta yağmurda,  kırk derece güneşin altında uğradığınız bir sürü haksızlığa hukuksuzluğa rağmen güler yüzle onun bunun kahrını kaprisini derdini tasasını çekin ama bu dünyada hiçbiriniz bizden teşvik meşvik istemeyin. Bakın hadiste ne diyor teşviki ahirette alacaksınız diyor. O nedenle hiç ağlayıp sızlanmayın, bilakis memnun olun rahat olun, gülün oynayın hepinize teşvik var hem de bol bol teşvik var. Hani nerede mi? Bir de soruyorsunuz. Ahirette. Hadiste öyle diyor. Yoksa inanmıyor musunuz? Sakın ha! Günaha girersiniz, diye düşündükleri için şu en sıkıntılı dönemde bile geçmiş yıllarda olduğu gibi turizmciye teşvik yok.

Geçmiş dönem dedim de bakın geçmiş dönemleri hatırlayanımız pek kalmadığı için özellikle 2000 sonrası meslektaşlarıma kısacık anlatayım.

KIBRIS BARIŞ HAREKATI-1974

Turist sayısı: 1.110.000 kişi
Turizm geliri: 193 milyon $
Bir önceki yıla göre kaybımız: %18PETROL KRİZİ-1978
Turist Sayısı: 1.523.000 kişi
Turizm Geliri: 326 milyon $
Bir önceki yıla göre kaybımız: %9

12 EYLÜL İHTİLALİ-1980

Turist sayısı: 1.288.000 kişi
Turizm geliri: 326 milyon $
Bir önceki yıla göre kaybımız: %15
(İhtilal hükümeti bu yıl yurt dışından gelen işçi dövizlerini turistik döviz gibi gösterdi!)

2. PETROL KRİZİ-1982

Turist sayısı: 1.391.000 kişi
Turizm geliri:370 milyon $
Bir önceki yıla göre kaybımız: %1
KÖRFEZ SAVAŞI-1990/1991

Turist sayısı: 5.517.000 kişi
Turizm geliri: 2 milyar 654 milyon $
(90/91 Körfez krizinde turist sayısında artış ancak ucuzlatılan fiyatlar nedeniyle döviz girdisinde 1 milyar dolar kayıp gerçekleşti.)

90’LI YILLAR TÜRKİYE’DE TERÖR VE
YUGOSLAVYA-BOSNA HERSEK SAVAŞI-1991/1995

Yıl      Turist sayısı       Turizm geliri
1992 - 7.076.000 kişi  - 3 milyar 639 milyon $1993 - 6.500.000 kişi - 3 milyar 959 milyon $1994 - 6.670.000 kişi - 4 milyar 321 milyon $91/95 yılları arasında yaşanan Bosna-Hersek Savaşı ve ülkemizde yaşanan terör nedeniyle turist girişinde kaybımız %8.
1999 yılı başında Abdullah Öcalan’ın yakalanması ile batı basınında Türkiye aleyhtarı yazılar yorumlar, Marmara Depremi (17 Ağustos 1999) Bolu-Düzce Depremi (12 Kasım 1999)

Yıllar  Turist sayısı     Turizm geliri1998 - 9.752.000 kişi - 7 milyar 177 milyon $1999 - 7.487.000 kişi - 5 milyar 203 milyon $2000 - 10.428.000 kişi - 7 milyar 636 milyon $
1999 yılı başında terörist başı Abdullah Öcalan’ın yakalanması ile başlayan süreç ve batı basınında Türkiye aleyhtarı kampanya Marmara, Bolu, Düzce depremleri ile devam edince kaybımız bu kez %25. Terör ise tuzu biberi oldu.

Görüldüğü gibi 25 yılda 10 büyük olay, aralarda olan ufak tefek olumsuzlukları saymazsak iki buçuk yılda bir güzel ülkemiz başta en fazla etkilenen turizmciler olmak üzere tüm sektörleriyle felaketten felakete uğraştı durdu.

Teşviklerden bahsediyorduk. Geçmişten ders alarak söylüyorum. Birçoğumuzun beklentisinden çok daha uzun bir zaman sürecek olan bu Koronavirüs belası nedeniyle, yaşanmakta olan ve önümüzdeki günlerde çok daha büyük sıkıntılarla yaşanacak olumsuzluklar karşısında da ayakta durmamızı sağlayacak herhangi bir teşvik beklemeyiniz. Çünkü yukarıda yazdığım olaylar karşısında da kimseye bir kuruş teşvik verilmemişti. Günümüz itibariyle yaklaşık 5000 otel ve çalışanlarına, 11.500 seyahat acentası ve çalışanlarına, 12.000 turist rehberine ve kara-hava-deniz taşımacılığına geçmiş yıllarda olduğu gibi bugün de bizim devletin yardım etmesini beklemek hayalcilik olur. Ha! Hak yemeyelim. İstisnalar olmadı değil. Bazı minare kılıfçıları birçoğumuz tarafından nedenleri ve nasılları gayet iyi bilinen şekillerle babalar gibi teşvik aldılar. Bugün de değişen bir şey olmayacak. Herhâlde bu dünyada teşvik alanlar ve verenlerin bu Hadis’ten haberi yoktu. Onlar da ahirette alamayacaklarmış.
Trump, Macron, Merkel ve daha birçok lidere göre Koronavirüs tehlikesi en az üç ay hatta daha da fazla sürebilirmiş yani en iyi ihtimalle bu bela Haziran 2020 sonu bitecek. Bitecek ama biter bitmez hiç kimse bavulunu, sırt çantasını, kapıp yollara düşemeyecek. Ocak sonundan virüs bitene kadar yaklaşık altı ay işsiz güçsüz kalan insanlar yeniden işbaşı yapacak, para kazanıp ekonomilerini düzeltecek, DSÖ’nün uyarıları kapsamında travmalarından kurtulacak, seyahat planlarını yapacak ve sonra yola koyulacak. Ülkemize yoğun olarak gelen turistlerin ülkesi ve profili belli, orta sınıf ve altı. Bunların toparlanması üst gelir grubundan çok daha zor öyle kolay kolay olmayacak kendilerine gelmeleri.

Dolayısıyla ayağımızı yorganımıza göre uzatalım. Yorgan küçüldükçe biz de ana rahmindeki pozisyona geçip biraz daha küçülelim. Geçmiş yıllarda tüm çalışanlarımızla birlikte öyle yapmıştık.

A. Suha Uyar

TOURISM TODAY

Turizm haberciliğinde 10 yıllık tecrube ve bilgi birikimi ile titizlikle hazırlanan Tourism Today; özel haberleri, röportajları, seyahat dosyaları ve güncel haberlerini; haber akış sistemleri, internet siteleri, sosyal medya hesapları, mobil uygulamalar ve multimedya basın merkezleri gibi ürünlerle paylaşan bir haber ajansıdır.

Yorum Yap!