Otel

Tümü

Tobias Ammon: “Herkes hayatında bir kere de olsa bu şehirde olmalı”

Tobias Ammon: “Herkes hayatında bir kere de olsa bu şehirde olmalı”

Radisson Blu Bosphorus Hotel İstanbul Genel Müdürü Tobias Ammon, Tourism Today’e yaptığı açıklamada İstanbul’un çok büyük bir potansiyeli olduğunu belirterek, “Bence herkes hayatında bir kere de olsa bu şehirde olmalı” dedi.

Biraz kendinizden bahseder misiniz?
Berlin yakınlarında küçük bir köyde büyüdüğüm için etrafımdaki insanları eğlendirmek ve onlar için yemek yapmak küçüklüğümden beri bir tutkumdu. Askerlikten sonra Almanya dışındaki kariyerime başlamak için büyüdüğüm yerden ayrılarak üç yıllık stajımı tamamlamak üzere Avusturya’ya gittim. Birkaç yıl bu işte deneyim edindikten sonra bir sonraki adımı atmak istedim ve Berlin’de otel işletmeciliği alanında lisans eğitimime başladım. Şimdi ise müşterilerinin dünya standartlarındaki beklentilerini karşılamak için profesyonellik ve mükemmellik kültürünü geliştirmeye gayret eden, dünya çapında dört ve beş yıldızlı otel yönetimi deneyimine sahip, ödüllü ve son derece etkili bir Otel Genel Müdürü’yüm.

Ekip kurmanın gücüne ve önemine inanıyorum. Ekibin her üyesi
kendi görev alanı konusunda net olmalı, ekibe uyum sağlaması gerektiğini ve ekip arkadaşlarının birbirlerine güvenebileğini bilmelidir. Ayrıca anlık geri bildirimin de çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bir hata yaptıysan, bunu hemen bilmelisin. Doğru ya da yanlış, bir geri bildirim ne kadar geç olursa o kadar etkisiz olur. Hem kariyerimde hem özel hayatımda, zorlukları severim. Bir otel yöneticisi olarak günlük hayatın koşuşturmacasını spor yaparak, ailem ve iki çocuğum ile vakit geçirerek dengeliyorum.  

İstanbul’da expat olmayı nasıl tarif edersiniz?
Asla uyumayan ve yüzlerce farklı yönü olan bu şehri çok seviyorum. Nisan 2019’da ailemle İstanbul’a geldiğim günden beri bu şehre aşık oldum. Türk misafirperverliği ve insanlara verilen özen burada tekrar bir hayat kurmamızı oldukça kolaylaştırdı. Daha önce Türkiye’de yaşadığım için burada zaten arkadaşlarım vardı, eğer Türk bir arkadaşınız varsa sizinle ilgileneceklerinden şüpheniz olmasın. Hafta sonlarını, şehrin tarihi zenginliklerini görmek için gezmeye ve sonrasında lezzetli Türk yemeklerini tatmaya ayırmıştık. Avrupa yakasında yaşamak iş ve benim adıma otele gitmek için çok uygun, çünkü burada gününüzü planlamanız gereken yoğun bir trafik var. Diğer yandan da ailecek Asya yakasına gitmekten ve oradaki arkadaşlarımızı ziyaret etmekten çok keyif alıyoruz. Benim için İstanbul'a taşınmak alternatif bir yaşam tarzı benimsemek ve hala trend olmak demek.

Radisson Blu Hotel Bosphorus İstanbul için geçtiğimiz yıl nasıldı?
2020 sadece bizim için değil, tüm dünyanın yeni duruma ayak uydurmaya ve krizle başa çıkmaya çalıştığı zorlu bir yıldı. Üç aylığına oteli kapatmak zorunda kaldık, asla yaşamak istemeyeceğim bir şeydi ancak bunu da hayattaki öğretici deneyimlerden biri olarak görüyorum. Bizi destekleyen ve büyük fedakarlıklar yapan tüm ekibimize teşekkür etmeliyim. Bu durumu doğru yönettik. Otel hayatı tamamen değişti, benim kişisel tutkum dünyanın her yerinden konuklarla tanışmak ve onları ağırlamak iken bu tutkumuz maalesef sekteye uğradı. Hem Grup hem de Türkiye duruma çok hızlı ve iyi bir şekilde tepki verdi. Misafirlerin kendilerini güvende hissetmeleri için güvenlik protokolleri uygulandı. Aşı programı hızlıca hayata geçirildi ve otelcilik sektörü olarak öncelikli olma ayrıcalığına sahip olduk. Standartları koruduğumuzdan emin olmak için aylık kontroller ve uluslararası Güvenli Turizm Sertifikalarını aldık.

Hem farklı ülkelerde hem de Çeşme gibi Türkiye’deki farklı yerlerde yöneticilik yaptınız. İstanbul’un turizm potansiyelini diğer şehirlere kıyasla nasıl değerlendiriyorsunuz?
İstanbul’un potansiyeli çok büyük ve bence herkes hayatında bir kere de olsa bu şehirde olmalı, bu capcanlı şehri deneyimlemeli. İstanbul’da Doğu ve Batı buluşuyor. Eşsiz konumu, tarihi ve farklı geçmişe sahip insanlarıyla bu şehir tamamen kültürlerin buluşma noktası haline geliyor.

İstanbul dünyanın en çekici turizm destinasyonlarından birisi kuşkusuz. Misafirlerinizin profillerin nasıl?
Dünyanın her yerinden konuklarımız oluyor ancak çoğunluk genelde Orta Doğu pazarından. Senenin başında Rusya’dan büyük bir turist akımı gördük ve hala devam ediyor.

Hibrit toplantılardan biraz bahsedebilir misiniz, çok fazla talep var mı?

Misafirlerimize sunduğumuz harika bir ek hizmet ve bu teknolojiye olan talep günbegün artıyor. Bununla birlikte, insanların tekrar yüz yüze toplantı yapmak istediğini ve bunun sonucu son üç ayda yüz yüze toplantı taleplerinin arttığını görüyoruz. Hibrit Odalar hem iş seyahatinde olanlar için hem de günlük konuklar için üretken, kişiye özel ve sessiz bir çalışma alanı yaratmak adına son teknoloji bir ofisin imkanları ile lüks bir otel odasının konforuyla bir araya getiriyor. Bu odalar ikincil ekranlara kolay bağlantı, video konferans olanakları, kablosuz klavye, hoparlör, baskı hizmetleri, kırtasiye malzemeleri, sınırsız çay ve kahve, tesis bünyesindeki sağlıklı yaşam tesislerine erişim ve daha birçok avantaj sunuyor. RHG Hibrit Çözümleri şu an marka portföyümüzde sunuluyor ve bunu diğer hizmetlerimizi tamamlayan bir hizmet olarak görüyoruz.

Bildiğimiz kadarıyla siz bir “Ironman”siniz. Hangi sporları yapıyorsunuz, hobileriniz nelerdir?
Daha önce de belirttiğim gibi, egzersiz yoğun hayatımı dengede tutmak için başvurduğum yollardan biri. Egzersizlerimi her zaman sabah erken saatlerde yaparım. Günüm sabah 5’te başlıyor ve koşmaya, bisiklet sürmeye ya da yüzmeye gidiyorum. Hafta sonları ise İstanbul’daki bisiklet gruplarıyla daha uzun bisiklet turlarına çıkıyorum. Turu İstanbul’un çevresindeki köylerde ya da İstanbul’da yaptığımız muhteşem Türk kahvaltısıyla bitirmekten daha iyi bir şey olamaz. Kışın ise daha çok spor salonunda egzersiz yapıyorum.

Deneyimli bir turizm profesyoneli olarak sizin için “mükemmel tatil” nedir?
Benim için mükemmel tatil ailemle birlikte olmak. Özel hayatımda hizmet edilmesini çok seven bir insan değilim ama otellerde kalmayı ve hizmet altyapısının etrafımda olmasını seviyorum. Tatillerde bir şeyler yapmam gerekiyor, öylece sahilde uzanamıyorum. Çocuklarımın tersine kamp yapmaktan pek zevk almıyorum, yeni mücadelem ise bunu değiştirmek üzerine olacakJ