Tunç Batum: “Bu kriz bitince bir sonraki krize hazırlanmalıyız”

Tourism Today - Turizm haberleri - Turizmden Haberler

Tourism Today’in Instagram (@tourismtoday_official) üzerinden gerçekleştirdiği Tourism Today Talks Live’in son konuğu Hilton Dalaman Genel Müdürü ve GETOB Başkan Yardımcısı Tunç Batum oldu.

Tunç Batum, Tourism Today Genel Yayın Yönetmeni Haluk Özsevim’in sorularını yanıtladı. İşte Batum’un açıklamaları:

Turizm Bakanlığı ilk defa turizmcilerin arkasında durdu”
“Turizmciler şu an hala şaşkın. Turizmci şaşkın ama bir parça daha şanslı olduğu bir dönem yaşıyor. Geçmişteki krizlerde turizm çok yalnız bırakılmıştı. Bu krizlerde özel sektör hep tek başına ayağa kalkmaya çalıştı. Turizm Bakanlığı ilk defa bu krizin yönetilmesinde turizmcilerin arkasında durdu. STK’lar ve Bakanlığın aktif olması bizim bir parça da olsa yaramızı sardı. KÇÖ ve krediler bizim için önemli ama yeterli değil. Kredilerin daha uzun vadeli olması lazımdı. Bir yıl geri ödemesiz 3 yıl vadeli kredilere daha çok ihtiyacımız var. 1 yıl vadeli krediler çok gerçekçi değil ve sanırım bunun üzerine de çalışmalar var. Bunlar çıkarsa sektör bu dönemi daha az zararla geçirecektir. Çalışanlar ise KÇÖ’den yararlanıyor. Birçok otel çok güzel açıklamalarda bulunuyorlar. Personelinin arkasında duran, her türlü ihtiyacını karşılayan birçok otel grubu var. Bunlar sevindirici ve önemli gelişmeler. Şu an insanların psikolojisi biraz daha rahatladı. Şimdi otellerin açılması için çalışıyoruz. Yavaş yavaş arabayı yerinden kaldırmamız gerekiyor. Çünkü bir şekilde bu çarkın dönmesi lazım. Dikkati elden bırakmadan, söylenen uyarılara dikkat ederek hazırlanmalıyız.”

“Bu kriz bitince bir sonraki krize hazırlanmalıyız”
“GETOB, TÜROFED ve Turizm Bakanlığı paralel çalışmalar yürütüyor. Ancak, kafalarda açıklanmamış birçok soru var. Kısa vadede ve 2021’de neler olacak? Şu an daha önce yaşanmayan bir sürecin içindeyiz. Bunu kendi içimizde rafine edeceğiz ve gerçekleri öğreneceğiz. Yanlışlarımız da olacak ama sonuçta bir şekilde bir sentez ortaya çıkartacağız. Bazı eksiklikler var. Sigorta sistemimizde bir açık var. Bu açık nedeniyle turizmci bu tür krizlerde ya devletten bir şeyler umuyor ya da özvarlığı ile bu krizi atlatmaya çalışıyor. Dolayısı ile mutlaka sigorta şirketlerinin bu konuya önem vermesi lazım. Turizm sektörünün kendi sigorta dinamiğini belli bir noktaya getirmesi lazım. Diğer bir konu da yasamız eksik. Yasalarımızın bizi korur hale gelmesi lazım. Bu sektör çok ciddi bir sektör. Bu sektör sadece 40 milyar dolarlık bir sektör değil, 50’den fazla sektöre destek veren bir endüstri. Krizlere bir takım çözümler getirmeliyiz. Bu krizleri unutmayıp sektörün bir sonra ki krizlere yasaları ve sigorta ile önlemlerini alması gerekiyor. Bu kriz bitince bir daha ki krize hazırlanmalıyız.”

“Zenginliklerimize rağmen pazarlamamız çok zayıf”
“Bölgemiz, coğrafi ve doğal güzelliklerine bakarsanız olağanüstü. 7 tane ayrı turizm bölgesi var burada. Bodrum’dan Marmaris’e Datça’dan Sarıgerme’ye kadar yüzlerce tesis ön planda ve Avrupa’nın birçok kıyı şeridinde böyle bir yer yok. Ancak bu zenginliklerimize rağmen pazarlamamız çok zayıf. Yalnızca Bodrum ön plana çıkıyor. Dolayısı ile bu bölgedeki yatırımcıların haklarını savunmak için GETOB olarak ciddi çaba harcıyoruz. Çok önemli bir konu bu. Bu gibi kriz dönemlerinde destinasyon pazarlaması çok öne çıkıyor.”

“Açılacak oteller şanslı”
“Büyük otelleri tercih edenler; yeni standartlar, hijyen koşulları ve kurallara dikkat eden otel gruplarını seçecektir. Diğer taraftan ise küçük otelleri seçenler daha az yoğunluğun olduğu kalabalık otelleri tercih etmeyecekler. Ama biraz ekonomik seçimler de olacak. Ekonomiler sarsıldı. 5 yıldızlı otele gidemeyen daha küçük tesisleri tercih edecektir. Açılacak otellerin şansının olduğunu düşünüyorum. Tatilciler, sertifika standartlarını arayacak. Bunu yapan otelleri tercih edecekler.”

“Çok küçük ve finansal gücü olmayan oteller zorlanacak”
“Oteller, sertifika kriterlerine göre hazırlanıyor. Otellerimizin hijyene bakış açıları dünya standartlarında olduğu için hazırlıklarını belli bir noktaya getirdi. Mutfaklarımız zaten laboratuvar gibi. Denetlemeler ve hijyen kuralları, kullandığımız ciddi teknolojik unsurlar vardı. Yeni yayınlanan kriterlerin büyük kısmını yapıyorduk. Tabi bu bir süreç ve maddi yükü de var. Biz otel olarak 17 Haziran’da açmayı düşünüyoruz. Belgeyi almak için de başvuru yapacağız. Çok küçük ve finansal gücü olmayan oteller zorlanacaktır. Çok büyük yatırıma da gerek yok. Kendi içinizdeki önlemlerle çözüm bulabilirsiniz.”

“En önemli konu sosyal mesafe”
“Otellerde çalışan ayağına bakarsak işin kontrolü daha kolay. Bizim görevimiz sistemi kurup kontrol etmektir. Benimle birlikte otelimizde 28 yöneticimiz var. Bu sistemi kontrol edebiliriz. Dolayısı ile bunu bozmak zor. Misafir açısından sistemi kontrol etmek biraz daha zor. Bizim asansörlerimiz küçük, iki kişiye izin veriyoruz ve ayak izleri ile yerlerini belirleyeceğiz. Gerekli önlemleri alacağız. İnsanlar bu sistemi mutlaka bozacaktır. Bunu toparlamamız lazım. O asansörü hemen dezenfekte etmek lazım. Asansörlerin başına uyarılar koyacağız. Buna benzer birçok önlem alıyoruz. Otelimizde ana havalandırmalara ultraviole sistem takıyoruz. 45-50 derece sıcak hava varken taze hava alamıyorsunuz ve içeriden hava almak durumunda kalıyoruz. Her şeyden önemlisi bizim yapmamız gereken en önemli şey sosyal mesafeyi korumaktır. Virüsle yaşamanın en büyük kuralı bu olacak.”

“Sezon açılacak ve açılmak da zorunda”
“İnsanlar evlerinde çok sıkıldı. Herkes mutlaka kaçacak evden. Herkes kendi bütçesine göre tatil yapacak. Ancak bütün iç pazar tatile çıkmayacak. İkincisi, oteller de tesislerinin bir kısmını açacak. Arz ve talepte düşüş olacak. Biz 460 odalı bir tesisiz ve 150 odayı açacağız. 1. vitese atacağız ama diğer vitesleri zaman gösterecek. Ancak son zamanlarda enseyi çok karartan yorumlar var. Ne olacağını bilmiyoruz ve kimse bu konuda tecrübeli değil. İnsanlar tatile çıkacak mı çıkmayacak mı? İnsanlar aklıselim cümlelerle konuşmalı. Çünkü piyasayı çok korkutan açıklamalar var. Sezon açılacak ve açılmak da zorunda. Çarkın dönmesi lazım yoksa hep birlikte batacağız. Bu krizle birlikte yaşamayı öğrenmemiz gerekiyor ve ekonomik çarkları döndürmemiz lazım. Yoksa virüs değil ekonomik kriz bizi öldürecek. Yavaş yavaş yola çıkmalıyız.”


“İlk uçaklar havalandığı zaman insanlar Türkiye’ye uçacaklar”
“Virüs sürecinin başından bu yana kurumlarımızı çok başarılı buluyorum. Şu süreçte Türkiye’de verilen kararlar eleştirilebilir ama gelinen nokta başarılıdır. Birçok ülkede binlerce ölüm varken bizdeki ölüm sayısı 100 civarındaydı. Türkiye’nin hastane sektörü senelerdir gerçekten çok kuvvetlendi. İngiltere’den tutun ABD’sine kadar herkes kötü durumda. Almanya bir açıklama yapıyor ama seyahat koridoru içine bizi koymuyor. Baltık ülkeleri kendi aralarında balon dedikleri kısa mesafe seyahat alanları oluşturuyor. Ama Türkiye yok. Dolayısı ile burada bir tehlike var. 2021 Türkiye’nin patlama yapacağı bir dönem olacak. Bizdeki hizmet kaliteyi başka ülkelerde göremeyenler Türkiye’ye akın edecektir. Şu andaki politika çok farklı seyrinde gidiyor. Maalesef Avrupa’dan ve turist aldığımız ülkelerden Türkiye’ye yönelik olumlu bir açıklama yok. Şu anda zaten uçak firmaları, charter firmaları ve tur operatörlerinin uçakları yerde bekliyor. İnanılmaz bir maliyet bu. Bu konu ile ilgili çok ciddi baskıları var. 1 hafta önce İngiltere Turizm Bakanlığı Sözcüsü, ‘İngilizler uçmayacak’ dedi ama İngiliz tur operatörü ‘1 Temmuz’da uçuyoruz’ dedi. Bürokrasi ile özel sektör arasında çok ciddi bir çekişme var. Bürokrasi halkın sağlığını düşünmek zorunda ve bir yandan da ekonomiyi de döndürmek zorunda. Ekonomi çarkını ise özel sektör döndürüyor. Bence Temmuz veya Ağustos’ta bütün Avrupa açılacak. Açmak da zorunda. İlk uçaklar havalandığı zaman insanlar Türkiye’ye uçacaklar.”

“Her Şey Dahil’in ortadan kalkmasına gerek yok”
“İnsanlar iki şeyi karıştırıyor. Açık büfeyi düzenlemek ile Her Şey Dahil Sistemini düzenlemek aynı şey değil. Her Şey Dahil’e gelecek insanlar sürpriz harcama istemiyor. Bizim düzenleyeceğimiz tek şey açık büfedir. Bunun dışında bizim yapmamız gereken başka bir şey yok. Her Şey Dahil’in ortadan kalkmasına gerek yok ama sadece regüle edilmesi gerekiyor. Bugün 5 yıldızlı bir otel zorda kaldığı zaman 2-3 yıldızlı bir otelin fiyatına her şey dahil satabiliyorsa o 2-3 yıldızlı oteller batar. Fiyat yelpazesinin kontrol altında tutulması lazım. Her Şey Dahil’i bu dönemde tartışmak çok saçma. Büfeleri revize edip sosyal mesafeleri ayarladıktan sonra sıkıntı olmayacaktır.”


Bizi paylaş!


Tarafsız ve güncel turizm haberlerinin adresi Tourism Today; günümüz teknolojisine uyumlu altyapısı ve sektöre kazandırdığı yeniliklerle turizm sektörünün nabzını tutuyor.

Türkiye ve yurt dışındaki gelişmeleri sıcağı sıcağına takip eden Tourism Today başta sektör temsilcileriyle yapmış olduğu özel röportajlar olmak üzere güncel haber, köşe yazıları, yurt içi ve yurt dışında gerçekleştirilen fuarlara ilişkin fotoğrafları da okurlarıyla paylaşıyor.

Sektöre kazandırdığı ilklerle turizm haberciliğine yeni bir soluk getiren Tourism Today, Türkiye başta olmak üzere birçok ülkenin doğal ve tarihi güzelliklerinin tanıtılmasına yardımcı olurken, sektöre ilişkin tüm gelişmeleri de adeta bir turizm gazetesi gibiymiş gibi çalışarak sektör temsilcilerinin ve okurlarının bilgisine sunuyor.

Turizm sektörüne ilişkin en güncel haberlerin adresi Tourism Today ile sektöre ilişkin en sıcak gelişmeler unutmayın ki bir tık uzağınızda...

Yorum Yap!