Yazar: Fatma Okur

Tümü

Turizm sektöründe kadın olmak

Turizm sektöründe kadın olmak

Bu ay ki yazımın konusu hakkında düşündüğümde 08 Mart tarihi vesile oldu sanırım.

Kadın – erkek ayrımcılığının hiçbir zaman hayatımızda vuku bulmamasından yanayımdır. Ancak içinde bulunduğumuz toplum yapısı, gelenek göreneklerimiz, öğretilerimiz, hayatımızdaki edinimlerimiz çok hak da vermesek ne yazık ki bu ayrımı oluşturuyor. İşyerlerinde geçirdiğimiz zaman dilimi ve bulunduğumuz vazifelerimiz sebebiyle günümüzün büyük zaman dilimi iş odaklı olduğundan bu durum yaşam biçimi haline gelebiliyor. Biz kadınlar da içinde bulunduğumuz bu sistemin çarklarında görevlerimizi yerine getirmeye çalışıyoruz.

Toplumsal olarak cinsiyet eşitliğinin ve eşitsizliğinin üzerinde durulduğu son yıllarımızda sektörümüzde kadın olarak neler yaşıyoruz ve yaşatıyoruz sorusunu dönem dönem de olsa hatırlamak ve hatırlatmak lazım olduğunu düşünüyorum.

İlk mesleğe başladığım zamanlarda bana da çevremden sektörüm ile ilgili çok fazla negatif görüş bildirimi geldi ne yazık ki. Belki dikkate almış olsaydım şu an çok farklı olabilirdi. Belki de sevdiğim işi yapmıyor olabilirdim.

Şahsım adına özellikle son 4-5 yıldır bu konuda şanslı bir dönemde olduğumu söyleyebilirim. Sektöre girdiğim 90’lı yıllardan bu günlere kadar kadın çalışan olmanın yaşattığı zorlukları Turizm alanında günden güne olumlu bir yöne evrildiği görüşündeyim. Önceki zamanlara oranla daha fazla bu alanın eğitimini almış, konusunda uzmanlaşmış bireylerin söz sahibi olmaya başlamasının çok ciddi bir faydasının olduğu aşikardır.

Anlatmak istediğim aslında şöyle; turizm sektörü 80’ler – 90’lar zamanında çok fazla istihdama ihtiyaç duyan geleceği çok parlak bir sektördü. Ancak bunu karşılayabilecek çok fazla eğitim kurumu ne yazık ki bulunmuyordu belki de konu hakkında farkındalık da oluşmamış olabilir. Zaman içerisinde eğitim kurumlarının artması ve meslek olarak cazip hale gelmesi sebebiyle kurumsal büyük-küçük turizm işletmelerinin vizyonu olan bireylerle yol almak istemesi zaman içerisinde bu dengede bir değişiklik yaratmış oldu. Bu dengeyi yıllardır çalışmakta olduğum İzmir şehrinde kendi sektörümüzde çok net gözlemleme şansı yakalayabildim.

Eğitimin önemi her bireyde olduğu gibi, kadın olmak özelinde de önemini ortaya koymuş oldu. Mikro düzeyde yapılan bir değişiklik makro düzeyde nasıl sonuçlar doğurabiliyor öngörüsü izlenebilir bir veri sağlayabildi. Sektör olarak kadın özeninin ve istihdamının daha ön planda olduğu ve çalışan sayısı olarak fazla olması gerektiği bir yapı söz konusu turizmde. Önceki yıllarda kadın istihdamın alt kadrolaşmada, temizlik, mutfak gibi işlerde konumlandırılması zaman içerisinde yerini daha fazla üst düzey görevler ve yönetici kadrolarında da görev almalarını sağlamıştır. Bu değişim sektörde kadının güçlenmesi potansiyeline de olanak sağlamıştır. Bu potansiyel, kadının finans gücüne sahip olması, istihdam ve eğitim arasındaki bağlantının güçlendirilmesi, iş- özel hayat dengesinin desteklenmesi, işyerlerindeki kadın erkek ayrımcılığının ortadan kalkması konularında zemin oluşturmuş ve gelişimine katkı sağlamıştır. Turizm kadın erkek çalışan istihdamı oranı konusunda kadınların avantajına diğer sektörlere göre daha fazla istihdam ve kariyer yapabilme olanağı sağlamaktadır. Buna paralel olarak kadın istihdamının güçlendirilmesi bu sektörde iyi kaliteli iş yapabilme sadece kadının finansal ve kültürel güçlenmesini değil, işletmelerin de kadın – erkek istihdamına dayalı çalışma modeli geliştirmesine olanak sağlayacaktır.

Son olarak eklemek istediğim küçük bir anekdot var;

Sektörümüzde içinde bulunduğumuz şu sıkıntılı günlerde de söylediğimiz bir cümle var, “Turizm güçlüdür” diye.

Üreten kadın da her zaman güçlü olduğuna göre, bir kadın turizm emekçisi olarak söylüyorum ki o halde iyi ki güçlüyüz…

Yazar'ın diğer yazıları