İngiliz turist çocuğun bağışlanan organı 15 yaşındaki Ahmet’e hayat oldu
- 29.08.2025
- 8 H

Karaciğer yetmezliği nedeniyle üç yıldır
hastalıkla mücadele eden 15 yaşındaki Ahmet Eren Timurtaş'a, kadavra listesine
girdikten yalnızca iki gün sonra İngiltere'den Antalya'ya tatile gelen 10
yaşındaki bir çocuğun ölümü sebebiyle bağışlanan organı nakledildi.
Üç yıldır karaciğer yetmezliğiyle mücadele eden 15
yaşındaki Ahmet Eren Timurtaş, organ bağışıyla yeniden hayata tutundu.
İstanbul'da yaşayan Timurtaş, ailesiyle birlikte 11 Ağustos'ta Medical Park
Antalya Hastanesi Organ Nakli Merkezi'ne başvurdu. Ancak anne ve babanın
testleri uygun çıkmadı. Sağlık Bakanlığı Karaciğer Bekleme Listesi'ne alınan
Ahmet için tek umut, bağışlanacak bir kadavra organıydı.
12 Ağustos'ta Antalya'ya tatile gelen 10 yaşındaki
İngiliz bir çocuğun beyin ölümünün gerçekleşmesinin ardından ailesi organlarını
bağışladı. Yapılan incelemede karaciğerin Antalya'daki üç çocuğa uygun olduğu
belirlendi. İlk sıradaki 2 yaşındaki hasta için organ büyük geldi, ikinci
sıradaki 9 yaşındaki hasta ailesiyle şehir dışında olduğu için yetişemedi. Sıra
üçüncü sıradaki Ahmet Eren'e geldi. O sırada ailesiyle birlikte dostlarının
yanında moral bulmak için Isparta'da bulunan çocuk, hemen hastaneye getirildi.
Bir gün önce tüm testleri yapıldığı için vakit kaybedilmeden operasyona alındı.
"BU KADAR KISA SÜREDE ÇOK NADİR"
Operasyonu
gerçekleştiren Medical Park Antalya Hastanesi Organ Nakli Merkezi Genel Cerrahi
Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Aliosmanoğlu, nakil sürecini şöyle anlattı: "11
Ağustos'ta geldi, 13 Ağustos'ta nakil yaptık. Ahmet, 15 yaşında genç bir
hastamız. Yaklaşık 3 yıldır otoimmün hepatit tanısıyla tedavi alıyordu. Son
dönemde siroz ve komplikasyonları gelişmişti. Anne ve babanın testleri uygun
çıkmayınca, kadavra listesine aldık. Bu kadar kısa sürede organ çıkması çok
nadir. Yurt dışından gelen bir turistin beyin ölümünün gerçekleşmesi ve organlarının
bağışlanmasıyla Ahmet'e nakil gerçekleştirdik. Ve 10 gün sonra taburcu ettik.
Şu an sağlığına kavuşmuş durumda. Ülkemizde bağış oranı düşük, maalesef yüzde
90 canlıdan, yüzde 10 kadavradan yapılıyor. Avrupa ve Amerika'da bunun tam
tersi. Kadavra bağışını artırmamız gerekiyor. Ahmet gibi gençlerin ve
çocukların yeniden sağlığına kavuşabilmesi için bağış çok önemli."
"BİZ O AİLEYE ÖMÜR BOYU DUA
EDECEĞİZ"
Anne Handan Timurtaş ise yaklaşık üç yıldır süren mücadelelerin ardından
duygularını gözyaşlarıyla şöyle anlattı: "İki çocuğum var. Bu benim
mutluluk gözyaşlarım. Üç yıldır bu hastalıkla mücadele ediyoruz. Bizim için çok
zor yıllardı. İngiltere'den turist olarak gelen aile bağış yaptı, onların 10
yaşındaki çocuğu bize can oldu. Oğlum, 'ben kardeşim için, sizin için ve bana
can olan o tanımadığım çocuk için yaşayacağım' dedi. Hayata böyle tutundu.
Organ bağışı sevindirici sonuçlar getiriyor, kimse karamsar bakmasın. Biz o
aileye ömür boyu dua edeceğiz. Ahmet'in yüzündeki gülücük bize bir ömre bedel.
Rabbim kimseyi evladıyla sınamasın.”
"ARTIK SOKAKTA OYNAYABİLECEĞİM"
Ahmet
Eren Timurtaş ise üç yıl süren hastalık sürecinde yaşadıklarını ve nakil
sonrası hislerini şu sözlerle dile getirdi: "Yaklaşık üç senedir karaciğer
yetmezliğiyle mücadele ediyordum. Psikolojik ve fiziksel olarak çok zordu.
Defalarca hastanede yattım. Arkadaşlarım dışarıda oynarken ben hastanedeydim.
Sürekli oyun oynamak istiyordum ama zamanımın çoğu kontrollerle geçiyordu. Daha
önce de kadavra listesine girmiştim, aylar geçti, organ bulunmadı. Antalya'ya
geldikten sadece iki gün sonra nakil oldu. Bu kadar çabuk beklemiyordum. Organ
çıktığında çok heyecanlandım, mutluluk, şaşırma, üzüntü, hepsini aynı anda
yaşadım. Ameliyat sonrası yeniden yürümeye başladığımda bile mutlu oldum. Babam
taburcu olduktan sonra bana futbol topu aldı. Artık arkadaşlarım gibi sokakta
koşup oynayabileceğim. Umarım bundan sonra normal bir hayatım olur."