Turizm sektöründen iklime çağrı
- 18.03.2026
- 14 H
Turizm sektöründen iklime çağrı
Dünyamız artık “bekle-gör”
döneminde değil. İklim krizine karşı atılacak adımlar her geçen gün daha acil
hale geliyor. Önümüzde nur topu gibi bir COP31 var ve turizm sektörü bu
fırsatı, hem gezegen hem de kendi geleceğimiz için değerlendirmek zorunda.
Öncelikli olarak sektörün
karbon ayak izini görmezden gelmemesi şart. Uçak yolculukları, otellerin enerji
tüketimi ve destinasyon hareketliliği… Bunların hepsi büyük bir karbon faturası
demek. Şimdi, kendi karbon ayak izinizi ölçmenin ve şeffaf raporlamanın tam
zamanı. Hem müşterilerinize hem de iş ortaklarınıza “biz farkındayız” mesajı
vermek, geleceğe yapılan bir yatırım.
Ve benimde tam 12 yıldır her
fırsatta dile getirdiğim, bazen dilimde tüy biten konu ulaşım ve enerjide yeşil
dönüşüm uygulamaları... Elektrikli araçlar, toplu
taşımaya teşvik ve enerji verimli oteller… Bu adımlar sadece çevre için değil,
sizin markanız için de prestij kaynağı. COP31 öncesinde başlatacağınız her
yenilik, sektörde sizi öncü konumuna taşıyacak.
Bizler yeşil bir yol haritasını geliştirmek için bilinçlendirme veya bir diğer
adıyla "herkes için eğitim" mottosuyla farkındalığı sonuca dökmeye
çalışıyoruz. Ama tek yönlü iletişimi değil iki yönlü iletişimi gerçekleştiren
yani çalışanlarınız ve misafirleriniz sürdürülebilir davranışları benimseyecek
çıktılara ulaşmak için geç değil. Nasıl mı olacak, kısa eğitimler, dijital
kampanyalar ve interaktif etkinliklerle iklim farkındalığını artırabilirsiniz.
Turizm, artık sadece keyif veya kazanç değil; sorumluluk da demek. İnovasyona
yatırım yaparken yerel yönetimler, sivil toplum ve diğer turizm aktörleriyle
ortak projeler geliştirin derim. Karbon nötr destinasyonlar, doğa dostu turlar
ve plastik kullanımını azaltan uygulamalar hem sektöre değer katar hem de
COP31’de örnek teşkil eder.
Strateji ve politika uyumu
COP31 sayesinde yeni kurallar
ve hedefler getirecek. Önceden hazırlık yaparak, enerji ve atık yönetimi, su
kaynakları kullanımı gibi alanlarda stratejinizi netleştirin. Böylece hem
çevresel hem de ekonomik sürdürülebilirliği garanti altına almış olursunuz.
Ülkesine katma değer kazandırmak için hayatını bu yola adamış sevgili turizm
profesyonelleri, unutmayın, COP31 hükümetler için değil, bizler için de bir
dönüm noktası. Adımlarımızı şimdi atmazsak, gelecekte kaybedecek olan sadece
doğa değil, turizm sektörünün kendi rekabet gücü olacak. Geleceğe sorumlu bir
şekilde yürümek için COP31 öncesi harekete geçmenin tam zamanı!
Işık TUNÇEL







