MICE sektörü, gelir ve ülke tanıtımı açısından stratejik öneme sahip
- 20.02.2026
- 14 H
Turizm Yatırımcıları Derneği’nin (TTYD) düzenlediği TIF 2026 kapsamında “Etkinlik Turizminin Geleceği: Kongre Mekanları ve Spor Deneyimleri” başlıklı panelde konuşmacılar, Türkiye’nin büyüyen etkinlik turizmi pazarında sahip olduğu potansiyeli masaya yatırdılar.
Dreamproject CEO & Yönetim Kurulu Üyesi Volkan Ataman: “MICE sektörü büyük bir endüstri ve muazzam bir pazardan bahsediyoruz. Bu sektör özellikle yüksek eğitim seviyesine sahip ve ciddi bütçeli katılımcıları ağırladığı için hem gelir hem de ülke tanıtımı açısından stratejik öneme sahip. Türkiye’de MICE sektörünün büyümesi için destinasyon pazarlığı yapmamız gerekiyor. Antalya ve İstanbul’da ciddi kongre merkezleri, convention oteller ve oda kapasitesi mevcut. İstanbul’umuz, Boğazımız, Egemiz, Akdeniz’imiz, gastronomimiz, tarihimiz ve Kapadokya ile Türkiye gerçekten cennet bir ülke.”
Lütfi Kırdar Congress and Exhibition Center Genel Müdürü Deniz Dikkaya: “Kongre yatırımlarında en büyük ihtiyaç, bölünebilir ve esnek düz salonlar ile geniş fuaye alanlarıdır. Büyük organizasyonlar açılışın ardından paralel oturumlara ayrıldığı için 300–400 kişilik birden fazla salona ve 70–80 stand kurulabilecek alanlara ihtiyaç duyuluyor. Yatırımcıların projeye mimarla değil, öncelikle profesyonel kongre organizatörleriyle başlaması ve gerçek ihtiyaçları belirlemesi gerekir.”
ICVB Genel Müdürü Cemil Hakan Kılıç: “Kongre turizmi nitelikli ve entelektüel bir kitleyi çekmesi açısından büyük önem taşıyor; bu katılımcılar gittikleri yerde iz bırakıyor. Ayrıca kongre ziyaretçileri, klasik turistlere kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla harcama yapıyor ve daha uzun süre konaklıyor. Bu alanda yoğun bir çalışma yürütüyoruz ve önümüzdeki yıllarda 80–90 büyük ölçekli kongreye ulaşmayı hedefliyoruz.”
TÜRSAB Başkan Yardımcısı Hasan Eker: “Türkiye, kriz anlarında dahi hizmet kalitesinden ödün vermeden hızlı çözümler üretebilen bir ülke. Kongre turizminde hizmet kalitesi anlamında gerçekten çok güçlü bir noktadayız. Kongre merkezlerimiz ve otellerimiz, Avrupa’daki pek çok örneğe kıyasla daha yeni ve donanımlı. Tüm bu unsurlar Türkiye’nin elini önemli ölçüde güçlendiriyor.”







