The argument in favor of using filler text goes something like this: If you use any real content in the Consulting Process anytime you reach.

  • img
  • img
  • img
  • img
  • img
  • img

Get In Touch

Güncel Haberler
Otel
Acente
Destinasyon
Vacation
Havacılık
Cruise
Teknoloji
Spor
Sağlık
Sanat

Mühendis zekâ ile insan dinamiğinin kesiştiği yeni yönetim bilimi: TURİZM MATEMATİĞİ

Mühendis zekâ ile insan dinamiğinin kesiştiği yeni yönetim bilimi: TURİZM MATEMATİĞİ

Bir önceki yazımızda “Turizm Matematiği” yaklaşımını, performans, güven ve etki ekseninde yeni bir değer denklemi olarak ele almıştım. Bu yazıda ise aynı yaklaşımın bir adım ötesine geçerek, turizmin artık neden klasik matematikle açıklanamadığını ve insan faktörünün bu denklemi nasıl dönüştürdüğünü tartışmak istiyorum.

Turizm sektörünü yıllardır yöneten, geliştiren ve sahada birebir yaşayan herkes bilir: turizm, kâğıt üzerindeki matematikle değil, sahadaki insan gerçeğiyle işler.

Buna rağmen sektör büyük ölçüde yıllardır planlama ile işletme arasında sıkışmış bir denklemle yol alıyor. Bu denklemin bir tarafında mimarların ve mühendislerin kusursuz planlama disiplini; diğer tarafında ise tamamen insana bağlı, akışkan ve çoğu zaman öngörülemez gerçeklikler var.

Kariyerim boyunca bu iki dünyanın birbirine değdiği yüzlerce süreçte yer aldım. Fizibilite raporları, proje planları, çizimler, ölçekler, statik hesaplar, bütçe tabloları… Hepsi kusursuz bir mantık örgüsüyle ilerler. Mühendislikte iki tuğlayı üst üste koyarsınız; tuğlalar buna itiraz etmez. Yarın sabah geldiğinizde hâlâ aynı yerdedirler. Yapı, kendisine yüklenen fonksiyona sadıktır.

Ancak turizm işletmeleri, yani temelde insanlardan oluşan yapılar, bu statik mantığı kabul etmez. İki insanı yan yana koyarsınız; bugün uyumlu görünen birliktelik yarın bambaşka bir sonuca dönüşebilir. Oda geliriniz, misafir profiliniz, çalışan motivasyonunuz, talep dalgalarınız, hatta aynı misafirin iki farklı günde sergilediği tutum bile asla aynı kalmaz. İşte burada Turizm Matematiği dediğim kavram devreye giriyor: “Mühendislik kesinliğinin üzerine, insan faktörünün değişkenliğini koyduğumuzda ortaya çıkan yeni denklem.”

Bu matematik, geleneksel finansal hesaplamalara benzemez. Rakamların içinde moral, algı, kültür, duygu, hazırlık seviyesi, kişisel beklentiler ve anlık davranış değişkenleri vardır. Bütçeyi de operasyonu da insan şekillendirir. Dolayısıyla turizm işletmeleri, fiziksel bir yapının değil; sürekli değişen bir insan ekosisteminin ürünüdür.

Bu noktada kritik bir vurguyu özellikle yapmak isterim: mühendis zekâ ile turizm işletme zekâsının birleşimi sektör için ideal denklemdir. Mühendislik yapının iskeletini kurar; turizm zekâsı bu yapının içini hayata bağlar. Biri düzeni getirir, diğeri dinamizmi yönetir.

Bu iki perspektif birlikte olduğunda ortaya sürdürülebilir, dirençli ve hata toleransı yüksek bir işletme modeli çıkar.

Turizm Matematiği; fizyolojik, sosyolojik ve psikolojik katmanların toplamıdır. Talebin artık lineer olmadığı, memnuniyetin yalnızca ürünle değil algıyla belirlendiği, maliyet yönetiminin sadece tasarruf değil değer üretimi anlamına geldiği bu çağda turizmi eski formüllerle yönetmek mümkün değildir.

Çünkü turizm, statik değil dinamik bir yapıdır. Ve bu yapının gerçek formülü, duvarların değil insanların içindedir.

Turizm matematiğinin bileşenleri ve yanıltıcı denklemleri

1. Fiziksel matematik vs. İnsan matematiği
Mühendislikte 2 + 2 = 4’tür. Turizmde ise birçok gün 2 + 2 bazen 5, bazen 3, bazen de belirsiz olabilir. Çünkü turizmdeki “rakamların” içinde insan davranışları, beklentiler, algılar, moral seviyeleri, kültürel farklılıklar, departmanlar arası etkileşimler ve duygusal dalgalar vardır. Bir housekeeping personelinin sabah motivasyonu, F&B çalışanının o gün aldığı misafir tepkisi, resepsiyon görevlisinin kariyer beklentisi, aşçınızın ekip içindeki sosyal uyumu… Hepsi ayrı birer değişkendir ve hiçbiri bir mühendislik hesaplaması gibi sabit değildir.

2. Turizm matematiği: fizyolojik + Sosyolojik + Psikolojik bir denklem
Bu matematik; duvarlar, çelik kolonlar ve teknik çizimler üzerinden değil; insan bedeni, insan davranışı, insan beklentisi ve insan ruhu üzerinden kurulur.

- Fizyolojik: Misafir konforunun vücut hissiyatı
- Sosyolojik: Topluluk içi etkileşim ve kültürel beklentiler
- Psikolojik: Algı yönetimi, memnuniyet ve duygu devinimi

Bu üç eksenin herhangi biri bozulduğunda, işletmenin matematiği de bozulur.

3. Arz – Talep artık lineer değil: Kesintili ve öngörülemez talep çağı
Turizmde arz-talep yasası da tıpkı insan gibi davranır. Ne tamamen rasyoneldir ne de tamamen tahmin edilebilir.

Yüksek sezon dediğiniz anda düşük talep gelebilir. Küçük bir sosyal medya paylaşımı satış eğrisini değiştirebilir. Eksik planlanmış bir ekip dağılımı maliyet-fayda eğrisini altüst edebilir.

İşte bu yüzden Turizm Matematiği klasik finansal matematikten ayrılır. Mesele yalnızca “kaç kişi geldi, kaç kişi gitti?” değildir; “neden geldi, nasıl hissetti, nasıl ayrıldı?” sorularının toplam değeridir.

4. İki çalışan yan yana gelince ‘statik’ değil ‘dinamik’ bir yapı oluşur
Mühendislikte iki kolon bir araya gelince yükü taşır. Turizmde iki insan bir araya gelince birbirini yükseltebilir, nötrleyebilir ya da birbirini aşağı çekebilir. Bu yüzden turizmde organizasyon şeması düz bir çizim değildir. Her çizginin ardında yaşayan bir ekosistem vardır. Departmanlar arası uyumun bozulması, mükemmel mimariye sahip bir tesisin bile değer kaybetmesine sebep olabilir. Yani insan dinamiği, mekân statiklerinden daha belirleyicidir.

5. Yönetim: Matematiksel değil, denklem çözücü bir yaklaşım
Turizm yöneticisi, bir mühendis gibi planı uygulayan kişi değil; denklemi sürekli çözen kişidir.

- Bugünün misafir profili dünle aynı mı?
- Ekibin moral eğrisi nerede?
- Değer–fayda yaklaşımı hangi departmanda kırılıyor?
- Sürdürülebilirlik faktörleri hangi maliyet noktasını etkiliyor?
- Talep dalgası nereye doğru eğiliyor?

Bu yüzden Turizm Matematiği, aslında turizm yönetiminin yeni dili, hatta yeni bilimi olmaya adaydır.

Turizm matematiğinin akademik bir disiplin olarak geleceği
Bugün elimizdeki klasik turizm eğitimleri çoğunlukla işletme, pazarlama veya yönetim ağırlıklı ilerliyor. Oysa sektöre çıktığınız ilk gün anlıyorsunuz: turizm, bir yönetim bilimi olmaktan çok, bir denklem çözme sanatıdır.

Bu nedenle Turizm Matematiği kavramının turizm fakültelerinde ders olarak okutulması, akademik müfredata alınması ve insan faktörü, davranış bilimi, operasyonel gerçeklik, sürdürülebilirlik ile ekonomik dalgalanma modelleriyle birlikte ele alınması artık yalnızca bir fikir değil; sektörün gerçek ihtiyacıdır. Çünkü turizmde başarı, basit bir planın uygulanmasıyla değil; her gün değişen insani faktörlerin yeniden okunması, yeniden dengelenmesi ve yeniden yönetilmesiyle oluşur.

Son söz: Turizm sektörü artık eski formüllerle yönetilemeyecek kadar canlı, değişken ve insan odaklı bir yapıya sahip. Bundan sonra mesele yalnızca doluluğu, geliri ya da maliyeti yönetmek değil; görünmeyen çarpanları da doğru okuyabilmektir. Çünkü turizmin gerçek matematiği, duvarlarda değil insanlarda yazılıdır. Ve belki de bu yüzden turizmde 2 + 2 her zaman 4 etmez.

Erdal Dalkılıç
Green Rooms Solutions | Platform Lideri