DOLAR 31,3677 % % 0.42
EURO 34,0595 % % 0.51
GRAM ALTIN 2.100,98 % % 2,34
ÇEYREK A. 3.435,11 % % 2,34
BITCOIN 1.955.251 % 0.179

Turizm sektöründe neler oluyor

Son Güncelleme :

24 Ağustos 2023 - 8:59

Turizm sektöründe neler oluyor

Son günlerde otel doluluk oranlarının hem Antalya, Bodrum gibi destinasyonlarda hem de İstanbul gibi şehir turizminin yaşandığı şehirlerde düşmesinin nedeni, kiralık evler, seçimler, deprem ve Rusya-Ukrayna savaşı, artan uçak fiyatları, dünya ekonomisindeki durgunluk gibi nedenlere bağlandı.

Tabi ki bu gerçekleri göz ardı edemeyiz ama bir de halının altına bakalım hep beraber. Önce sahil otelleri için durumu değerlendirelim.

Gelen turist otel dışına çıkamıyor, çıksa toplu ulaşım için saatlerce bekleyecek. Taksi fiyatları çok pahalı hadi bunları kabul etti diyelim, nereye gidecek, bir meydanın yok, uluslararası markaların olduğu, restoranların kafelerin olduğu bir cadden yok, kültür ve sanat etkinliklerin diğer ülkelere göre son derece az, dışarıda yediği yemeğe ödediği para cazip değil. Otelden çıkmak istemiyor haliyle. Havaalanına bile 2-3 saatte gidebiliyor. Alışveriş desen çoğu mağaza taklit ürün satıyor. Özgün, sana ait bir hediyelik eşya veya ürünlerin hala oluşmamış ya da belli bir standartta sunulmuyor.

Yıllardır bu konular konuşuldu, tartışıldı ama hala çözüm bulmuş değil. bakanlığın, belediyelerin, valiliklerin, sivil toplum örgütlerinin bir araya gelerek ortak bir kültür sanat etkinliği takvimi çıkarması projeler üretmesi, yabancı yatırımcıyı davet etmesi yüreklendirmesi lazım. Turisti otelden nasıl çıkarırız diye fikirler üreterek hayata geçirmesi gerek. TGA’nın bu konuda öncülük yapması lazım. Sadece kültür yolu projesi tek başına yeterli değil, destinasyon bazında misafirin ilgisini çekecek projeler üretmeli, kaynak ayırmalı.
Turizm okulları olan üniversitelerle, ne bakanlığın ne de sektörün düzenli bir ilişkisi yok. Akademik dünyadan yeterince faydalanmıyor.

Pandemiden sonra tüketici eğilimleri çok değişti, kuşaklara göre tercihlerde ciddi farklılıklar gösteriyor. Bu konuda, bakanlığımızca hedef ülkelerde yapılan bir araştırma yok, X, Y, Z, Alfa kuşakları ne istiyor, gelir düzeyi yüksek turisti getirmek için neler yapılmalı, neden gelmiyorlar diye bir araştırma yok. Bırakın bunları, son yirmi yıldır, ülkemize gelen turist açık büfeden memnun mu? Neyi yemek istiyor neyi istemiyor, eğlence ve animasyonu seviyor mu? Bu konularda yenilikler istiyor mu bir anket çalışması yok. İspanya ve Yunanistan gibi rakip ülkelerde otellerde all-inclusive sistemi nasıl, fazlalıklarımız, eksiklerimiz neler, bir araştırma halen yok. Elde veri olmayınca yorum yapmaya kalıyor iş, herkes kendi gördüğünü, bildiğini söylüyor. Evet, bugüne kadar tam olmasa da başarılı bir turizm anlayışı ile ilerledik ama artık yetmiyor, değişim, yenilik, hizmet ve kalite anlayışı, kuşakları anlamak, teknolojiyi daha iyi kullanmak, çevre bilincini yaymak, yeni kuşakları anlamak gerekiyor. Sadece otele sıkışan bir turizmle nasıl bir özgünlük yaratabiliriz. Sormak, sorgulamak lazım.

Yılda 50 milyon misafir ağırlayan ülkemizin hala Büyük Veri Merkezi yok. Bu veriler karmaşık bir şekilde yerinde sayıyor.

Kısa bir anekdot; Bakanlıkta görev yaptığım dönemde bir gün TUI Başkan Yardımcısı ile yemekte yan yana denk geldim. Kendisine sizler anketler yapsanız, misafir ne istiyor, daha çok para harcayan turisti nasıl getiririz diye sordum. Takdir ve harika bir soru diye cevap bekleyen ben, ‘Bana ne bu sizin işiniz ben bu haliyle para kazanıyorum, müşteri kitleniz bu’ dedi. Büyük bir ders almıştım ‘evet’ bizim işimizdi. Hepimizin…

Şehir otellerine gelirsek; İstanbul’un eski yıllarda gördüğümüz ışıltılı gece hayatı kalmadı, ayrıca ciddi bir taksi bulma sıkıntısı var. Gece çıkmak işkenceye dönüşüyor. Bir şişe yerli şarap 2000 TL, 2500 TL olmuş.  İyi bir restoranda bir şişe şarap ortalama bir yemek 150-200 avro civarında. Bu rakam Yunanistan’da en iyi şarabı içerseniz 30 avro civarında. Tamam burası İstanbul, dünyanın en güzel şehirlerinden biri ama gündüz taksiciyle pazarlık yapmadan taksiye binebilen turist yok, Türkler bulursa piyango çıkmış gibi oluyor zaten. Trafikte bir yerden bir yere gitmek en 40-50 dakika sürüyor maalesef. Zorlu Center AVM’de bile taksi durağında taksiye binip inenlerin, taksimetreyi açmak istemediğini, bizi kazıklayacak dediklerini maalesef kulaklarımla duydum. Bu imaj maalesef bize büyük zarar veriyor.

Uluslararası etkinlikler, sergiler şehrin büyüklüğüne göre çok az sayıda. Planlı programlı değil. Önceden ilan edilmiyor, turistin haberi çoğu zaman olmuyor. Sonuçta, İstanbul’u bir kez gören turist tarihi yerleri de gördükten sonra artık gelmemeye başlıyor. Tüm dünyada hayat şehrin old city denilen eski şehir kısmında yaşanırken, Sultanahmet’e akşam giden, şehri yaşayan, yaşayacak bir durum yok. Beyoğlu, baklavacıların, tulumba tatlısı satanların yeri oldu artık. Herkes kafasına göre müzik yapıyor, çalıyor. Bir tane kitapçı bile neredeyse bulmak imkansız. Burada da yaşamayan bir meydanımız var maalesef.

Bu konulara el atmazsak maalesef tünelin sonu çok da parlak olmayacak.

Peki, bunları bir tek ben mi biliyorum, tabi ki hayır. Herkes biliyor ama umudunu kesmiş durumda biraz da.

Çok değerli turizmcilerimiz, akademisyenlerimiz, sivil toplumu örgütü temsilcilerimiz var. Artık sadece sorunları saymayı bırakıp, çözümleriyle tek tek bitirelim.

Şimdi artık Değişim, Yenilenme, üzerimizdeki tozu toprağı atıp silkelenme zamanı. Sorun varsa çözüm de vardır.

Saygılarımla,

Levent Demirel

YORUM ALANI

Abdulkadir Ateş Ağustos 29, 2023 / 6:08 pm Yanıtla

Ciddiyetle üzerinde durulması gereken sorunlarımıza değinilmiş. Kutluyorum.

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.