Turizm Haberleri
TT18 Haziran 2026 Perşembe
TT18 Haziran 2026 Perşembe
2026 Dünya Kupası'nın etkisini anlamak için sadece bir şehre bakmak yeterli değil!

2026 Dünya Kupası'nın etkisini anlamak için sadece bir şehre bakmak yeterli değil!

4 dk okuma

My Travel Premium’un sahibi ve LuxuryTurkiye.com platformu ile de Amerika Birleşik Devletleri’nde de faaliyet göstermeye başlayan Mustafa Gül, 2026 Dünya Kupası’nın ABD’ye etkisini Tourism Today için değerlendirdi.

Son dönemde bazı yorumlarda 2026 FIFA Dünya Kupası'nın Amerika Birleşik Devletleri'ne beklenen ölçüde ziyaretçi çekmediği veya beklenen etkiyi yaratmadığı yönünde değerlendirmeler yapıldığını belirten Mustafa Gül, “Bu yorumların önemli bir kısmının organizasyonun yapısını ve coğrafi ölçeğini yeterince dikkate almadığını düşünüyorum” dedi.

Mustafa Gül açıklamalarına şöyle devam etti: “2018 FIFA Dünya Kupası döneminde Rusya pazarında faaliyet gösteren ve My Travel Premium aracılığıyla çok sayıda uluslararası ziyaretçiye hizmet veren biri olarak rahatlıkla söyleyebilirim ki bugün Amerika Birleşik Devletleri'nde hissedilen heyecan ve beklenti, Rusya'da Dünya Kupası öncesinde yaşanan atmosferden farklı değil.

Ancak bu organizasyonun çok önemli bir farkı var.

2018 FIFA Dünya Kupası'nda Rusya'da, 2022 FIFA Dünya Kupası'nda ise Katar'da maçlar belirli şehirlerde yoğunlaşmıştı. Bu nedenle taraftar hareketliliği ve organizasyonun etkileri daha görünür şekilde hissediliyordu.

2026 FIFA Dünya Kupası ise Amerika Birleşik Devletleri, Kanada ve Meksika'nın ortak ev sahipliğinde düzenleniyor. Tarihin en geniş coğrafi alana yayılan Dünya Kupası organizasyonu olması nedeniyle ziyaretçi hareketleri tek bir şehirde veya birkaç bölgede yoğunlaşmak yerine çok daha geniş bir alana dağılıyor.

Bu nedenle 2026 Dünya Kupası'nı değerlendirirken Rusya veya Katar ile birebir karşılaştırma yapmak doğru olmaz. Bu organizasyonun etkileri New York'tan Los Angeles'a, Dallas'tan Seattle'a, Toronto'dan Mexico City'ye kadar çok geniş bir coğrafyada hissediliyor.

Amerika Birleşik Devletleri ve FIFA'nın bu organizasyona son derece profesyonel ve planlı bir şekilde hazırlandığını düşünüyorum. Geçtiğimiz yıl Amerika Birleşik Devletleri'nde düzenlenen FIFA Kulüpler Dünya Kupası, birçok açıdan 2026 FIFA Dünya Kupası'nın provası niteliğindeydi. Bu organizasyon sayesinde stadyumlar, ulaşım altyapıları, güvenlik sistemleri, taraftar deneyimi ve ev sahibi şehirlerin operasyonel hazırlıkları gerçek şartlarda test edildi.

Özellikle turnuva ilerledikçe final karşılaşmasına ev sahipliği yapacak New York ve New Jersey bölgesinin Dünya Kupası atmosferini çok daha yoğun yaşayacağına inanıyorum. Bölgede yaşayan ve turizm sektöründe faaliyet gösteren biri olarak, turnuvanın başlamasıyla birlikte rezervasyon taleplerinde gözle görülür bir artış yaşandığını, maçların televizyon ekranlarında yarattığı heyecanı yerinde deneyimlemek isteyen ziyaretçi sayısının giderek arttığını görüyorum. Bu etkinin ilerleyen günlerde daha da belirginleşeceğine inanıyorum. Nitekim bazı ev sahibi şehirlerde uygun otel odası ve araç kiralama seçenekleri bulmak şimdiden zorlaşmaya başladı.

Bu doğrultuda, My Travel Premium USA olarak hayata geçirdiğimiz 2026US.com projesi ile dünyanın dört bir yanından gelecek futbolseverlere konaklama, şehirler arası ulaşım, VIP transfer, concierge hizmetleri ve seyahat planlaması alanlarında destek veriyoruz. Bunun yanı sıra, Dünya Kupası heyecanını Amerika'nın farklı şehirlerinde yaşamak isteyen ziyaretçilere özel VIP Amerika turları ve kişiye özel seyahat programları da organize ediyoruz.

Amacımız yalnızca maç seyahatlerini planlamak değil, aynı zamanda Amerika Birleşik Devletleri'ni ziyaret eden futbolseverlere güvenilir, konforlu ve yüksek standartlarda hizmet sunmak. Ayrıca ziyaretçilerin Amerika deneyimini yalnızca maç oynanan şehirlerle sınırlamamalarını tavsiye ediyorum. Özellikle New York bölgesine gelen ziyaretçilerin sadece Manhattan ile yetinmemeleri gerektiğini düşünüyorum. Hamptons, Oheka Castle, Vanderbilt Museum, Cold Spring Harbor ve Saratoga Springs gibi destinasyonlar ziyaretçilere New York'un farklı yüzlerini keşfetme fırsatı sunuyor. New Jersey tarafında ise Akshardham Tapınağı, Morristown, Sandy Hook ve Long Branch görülmeye değer noktalar arasında yer alıyor. Bunların yanı sıra, Bergen County'deki Alpine, Saddle River, Tenafly ve Englewood Cliffs gibi bölgeler, ünlü malikaneleri ve sakin, prestijli atmosferiyle New Jersey'in az bilinen ultra-lüks yüzünü yansıtıyor; Short Hills ise lüks alışveriş merkezleri ve zarif rezidanslarıyla bu listeye eşlik ediyor.

Kaliforniya'yı ziyaret eden futbolseverlere ise San Diego'da La Jolla, Del Mar, Pacific Beach, Mission Valley ve Coronado Adası'nı; Orange County bölgesinde Laguna Beach ve Dana Point'i mutlaka görmelerini tavsiye ediyorum. Ardından efsanevi Pacific Coast Highway (Highway 1) güzergâhını takip ederek Newport Beach, Huntington Beach, Long Beach, Manhattan Beach ve Venice Beach üzerinden Los Angeles'a, oradan Santa Monica, Santa Barbara, Monterey ve San Francisco'ya uzanan sahil rotasını deneyimlemelerini öneriyorum. Bu güzergâh, dünyanın en etkileyici kıyı yolculuklarından biri olarak kabul edilmektedir.

Chicago'nun eşsiz mimarisi, zengin kültürü, göl kıyısı yaşamı ve gastronomisiyle en az dört-beş günlük bir programı hak ettiğine inanıyorum.

Ayrıca, Amerika Birleşik Devletleri'ni ziyaret edecek tüm misafirlere küçük ama önemli bir hatırlatmada bulunmak istiyorum. Pasaport, kimlik, vize evrakları ve diğer önemli seyahat belgelerinizi kesinlikle araç içerisinde bırakmamanızı tavsiye ederim. Bu tür belgelerin her zaman yanınızda bulunması, olası mağduriyetlerin ve zaman kayıplarının önüne geçecektir. Yoğun seyahat temposu içerisinde unutulabilen bu basit önlem, ziyaretinizin sorunsuz geçmesine önemli katkı sağlayacaktır.

Bir Türk turizm profesyoneli olarak en büyük temennim, Türkiye Milli Takımı'nın turnuvada mümkün olduğunca üst turlara yükselmesi ve ülkemizi en iyi şekilde temsil etmesidir. Böyle bir başarı, yalnızca spor açısından değil, Türkiye'nin uluslararası tanıtımı açısından da önemli katkılar sağlayacaktır.

Turnuva sonrasında ise en büyük hedeflerimden biri, LuxuryTurkiye.com platformu aracılığıyla Amerika Birleşik Devletleri'nden daha fazla ziyaretçiyi Türkiye ile buluşturmaktır. Amerikalı misafirlerimize Antalya'dan Kaş'a, Finike'den Fethiye'ye, Marmaris'ten Bodrum'a, Efes'ten İzmir ve Alaçatı'ya, İstanbul'dan Kapadokya'ya, Malatya Darende'den Mardin'e kadar uzanan eşsiz güzelliklerimizi tanıtmak istiyorum.”

KategoriAcente
Bu haberi paylaş