Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkanı Başaran Ulusoy, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Dolarınızı Türk Lirası'na çevirin" çağrısının ardından başlayan hareketliliğin turizm sektörünü de etkileyeceğini ifade etti.
Sözcü'den Nil Soysal'ın sorularını yanıtlayan Ulusoy, turizmde TL ile işlem yapılmasından sektörün durumuna kadar pek çok konuda açıklamalarda bulundu. Söyleşinin ilgili kısmını sizlerle paylaşıyoruz.
Hac ve umreden sonra tur operatörleri diğer yurt dışı turlarında da TL'ye geçecek mi?
Diyanet İşleri Başkanlığı'nın Hac ve Umre ücretlerinin TL olarak tahsil edileceğini açıklamasının hemen arkasından, biz de üyemiz olan seyahat acentelerinin aynı uygulamayı yapabilmeleri amacıyla bu kararı aldık. Avrupa turlarında da yavaş yavaş TL'ye geçeceğiz. Bir şekilde bunun üstesinden gelmek zorundayız çünkü. Başka çaremiz yok. Kendi paramızın kıymetini koruyamazsak, bu açık büyümeye devam edecek. Nasıl paramızdan sıfırları attıysak, şimdi de elimizden geldiği kadar zorlayarak bunu gerçekleştireceğiz.
– Zarar etmeyecek misiniz?
Biz zaten satışlarımızı aylık yapıyoruz. Kuru sabitleyeceğiz. Yani dolar alıp, bazen euro, bazen TL olarak ödüyoruz. Şimdi TL alıp, ödemelerimizi ona göre yapacağız. Bunun artık bir devlet politikası haline gelmesi lazım. Eğer bu devlet politikası haline geliyorsa ve bütün kurumlar buna uyuyorsa, biz de uyacağız. Bir anda olmayacak belki ama, yavaş yavaş TL'ye geçeceğiz.
2016 zor bir yıl oldu. 2017'den ne bekliyorsunuz?
Türkiye turizmde bir türbülanstan geçiyor. Ama Türkiye özünde bir turizm ülkesi. Bütçe açığının yüzde 21'i ihracattan karşılanıyorsa, yüzde 41'ini de biz kapatıyoruz. Yani hâlâ turizm bu ülkenin lokomotif sektörü konumunda. Ben bu türbülanstan hasar almadan çıkacağımıza inanıyorum ve 2017 için asla karamsar değilim. Türk turizmi önümüzdeki yılların yükselen değeri olacak, bundan kimsenin şüphesi olmasın.
'KRİZLERİ İYİ YÖNETEMEDİK'
2023 için koyduğunuz bir hedef vardı; “50 milyon turist, 50 milyar dolar döviz girdisi.” Bu yakalanacak mı?
Türkiye önemli avantajlara sahip bir ülke. Türkiye 4 mevsimi bir arada yaşayan bir ülke. Özellikle Karadeniz'e bir yönelme olacak. Yavaş yavaş Orta Doğu'dan Karadeniz'e direkt seferler başlayacak. Dolayısıyla bize düşen; moralimizi yüksek tutmak ve hatalarımızdan ders almak. Sektör olarak bugüne kadar biz kendimizi krizlere iyi hazırlamadık. 80 ihtilali, 90'da terör, 94'te ekonomik kriz, 99'da Apo krizi derken, aslında hem kriz doktoru olduk, ama bir yandan da bu krizleri iyi yönetemedik.
GÜVENLİ ÜLKEYİZ
Terör gerekçesi ile yaşanan iptaller nasıl telafi edilecek?
Türkiye bugün her şeye rağmen en güvenilir ülke. Terör Fransa'da da oldu, Belçika'da da oldu. Avrupa kendi başarısızlıklarını örtbas etmek, kenetlenmek için bir düşman yaratmak zorunda kaldı. En kolay yumuşak karın diye, din bakımından farklı olarak bizi gördüler. Ama Avrupa bunu hep yapıyor aslında. Avrupa'nın bu İslamofobi hastalığından kendisini kurtarması lazım. Dünya nüfusunun üçte biri Müslüman. O zaman niye Müslümanlarla iş yapıyorsun, petrolünü kullanıyorsun? Turizm sektörü olarak bizde siyaset yok. Din farkı, ırk farkı yok. Biz; bizim ülkemize zarar veriyor mu, onunla ilgileniyoruz sadece.
'İÇ TURİZM TÜRKİYE'NİN EMNİYET SİBOBUDUR'
Krizleri iyi yönetmek için ne yapmak gerekiyor?
Eğer iç turizmde başarılı olamıyorsak, yurt dışında başarılı olmamız mümkün değil. İç turizm; emniyet sibobudur. 2016'da bizi Almanya, Rusya, Fransa, İtalya ve İspanya'daki Türk tur operatörleri kurtardı. Sadece Almanya'dan buraya gelen 3.5-4 milyon Türk vatandaşımız bizi kurtardı.
Rus açığı kapandı mı?
Biz 2016'da en büyük kaybı; 5 milyon kişi ile Rus turistte yaşadık. İki ülke ilişkileri gelişiyor. Gelecek yıl 5 milyonun da üzerinde Rus turisti ağırlamayı hedefliyoruz. 2017 ve 2018 için 35 milyon ziyaretçiyi ağırlama ve 25 milyar dolar döviz getirme planımız var.
AB ile ipler gerildi. Avrupalı turist potansiyeli ne olacak?
Ben bunları anlamakta zorluk çekiyorum. Hem çağırıyorlar, hem de zorluk çıkarıyorlar. İslamofobi diyorlar. O zaman ben de Hristiyanofobi mi demeliyim? Avrupa bunu yıkmak mecburiyetinde. Okşasınlar bizi, kaşımasınlar!
'ÖNCE KKTC'YE, TUNUS'A GİDİN'
Türkiye'de gezen vatandaş sayısında bir azalma var mı?
1980'de Türkiye'de gezen vatandaş sayısı 100 bin kişiydi. 2015'te 16.5 milyon kişiye ulaştı. Bunun 9 milyonu yurt dışına gitmiş. Bizim ABD'den daha fazla pasaportu olan vatandaşımız var. Amerika'da pasaport sayısı 20 milyonu geçmez. Ben yurt dışına çıkmak isteyen vatandaşlarımıza şunu söylüyorum; önce KKTC'ye, sonra Tunus'a gidin! Ondan sonra nereye istiyorsanız oraya gidin!
İlgili Haberler

Oktay Arı, TÜRSAB Muratpaşa Bölge Temsil Kurulu Başkanlığı’na adaylığını açıkladı
Oktay Arı ve ekip arkadaşları, yılların getirdiği tecrübe ve birikimi sektör paydaşlarıyla paylaşmak, geçmiş dönemde yarım kalan başarı hikâyelerini...

Turizmciler “Türkiye’ye gidin” çağrısı yapan İngiliz yazarı Kapadokya’ya davet etti
İngiltere'de yayınlanan Dünyaca ünlü Independent gazetesi yazarlarından Simon Calder'in, "Türkiye'ye Gidin" çağrısına KAPTİD Başkanı Yakup Dinler ve TÜRSAB Kapadokya BYK Başkanı Coşkun Kırtıl…

Dolarını bozdurana tatil hediye
Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) Güney Marmara Bölgesel Yürütme Kurulu Başkanı Mehmet Akkuş, 2 bin dolar bozduran seyahat acentelerine Uludağ’da tatil hediye edeceklerini söyledi.

Bakan Nabi Avcı: “Yüzde 45'e kadar indirim sağlanacak”
Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı, Travel Turkey İzmir Fuarı kapsamında düzenlenen Erken Rezervasyon Kampanyası’nın 2017 lansman toplantısına katıldı.

Vural Öger, bireysel iflas başvurusunda bulundu
Vural Öger'in Münih'teki bir mahkemeye iflas başvurusunda bulunduğu belirlendi.

Rus tur operatörü Biblio Globus’tan Antalya’ya özel ilgi
Temmuz ayı itibari ile Rusya ve Türkiye arasında özellikle Putin-Erdoğan dostluğuyla şekillenen iyi ilişkiler ve bunun Türk turizmine yansıması, Rus uçağının sınırda düşürülmesi ile başlayan olumsuz…
