Sevgili Meslektaşlarım,
Bugünlerde ülkemiz, turizmimiz ve meslek örgütümüz çok kritik günlerden geçiyor. Bölgemiz ne yazık ki bir cadı kazanı gibi kaynıyor. Ülkemiz ise güç odakları arasında yaşanan soğuk savaştan olumsuz etkileniyor. Türkiyemiz bir kaosun içine çekilmeye çalışılırken, bu durumdan en çok bizim sektörümüz etkileniyor. Bizler için çok önemli olan pazarlar tıkanıyor, rezervasyonlarımız iptal ediliyor, geleceğimiz ve mesleğimiz ile ilgili endişe dolu günler yaşanıyor.
Tüm bu meseleler yetmiyormuş gibi meslek örgütümüzde de büyük sıkıntılar yaşanıyor. Bizleri koruması, kollaması gereken örgütümüz elini kolunu kıpırdatmıyor. Haklarımızı ulusal ve uluslararası arenada aramıyor. Bizlere herhangi bir eylem planı sunmuyor, kriz masası kurmuyor.
Diğer yandan mesleğimizin çatı örgütünün itibarı her gün biraz daha geri gidiyor. Birbirinden çirkin iddialar ve belgeler ortalıkta dolaşıyor. Birliğimiz skandallarla çalkalanıyor. Gün geçmiyor ki başkan ve yönetimi hakkında yeni bir skandal ortama çıkmasın. Haklarımızı, umutlarımızı, paramızı ve geleceğimizi emanet ettiğimiz kişilerin bizleri temsil etmek yerine, ne işler çevirdiğini görmek bizleri üzüyor.
Oysa bu denli olağanüstü bir dönemde TÜRSAB skandallaral değil, önerileri ve gücüyle ön planda olmalıydı. Çünkü hiçbirimizin skandallarla uğraşacak ne vakti ne de parası var. Siyasi krizler bir yana mesleğimizin son yıllardaki durumu ortada. Her geçen gün işimizi yapmak biraz daha zorlaşıyor. Emeğimiz, ekmeğimiz, geleceğimizi bırakın aslanın ağzını, midesine kadar inmiş durumda. Acentalarımız ilgisizlik, alakasızlık ve düzensizlik yüzünden uçurumun kenarında.
Acentalarımız iş kaybediyor, aş kaybediyor. TÜRSABIMIZ küçülürken, TÜRSAB yönetiminin şahsi siyasetleri her nasılsa sürekli büyüyor. Bugüne kadar haklarımızın neden yeterince savunulmadığı aslında bu tabloyla ççok daha iyi anlaşılıyor. Yönetimin acentalarımıza değil kendi menfaatlerine çalıştığı ayan beyan ortaya dökülüyor. Bzden toplanan aidatların etik olmayan yollarla heba edildiği ortaya çıkıyor. Hac ve Umre gibi mukaddes bir yapıda bile kurtlar sofrasında nasıl paylaşımların yapıldığı işin ciddiyetini ortaya koyuyor. Kısaca TÜRSAB'ımızın bir meslek örgütü olmaktan çıktığı, bir menfaat örgütüne dönüştüğü net bir şekilde anlaşılıyor.
Sevgili meslektaşlarım,
Artık bu gidişe bir dur deme zamanı geldi. Aksi takdirde kaçınılmaz son çok yakında hepimizin kapısında. Yıllarımızı, terlerimizi, emeğimizi, ekmeğimizi, çocuklarımızın geleceğini verdiğimiz acentalarımız büyük bir tehlikede. Haklarımız bir bir ellerimizden alınıyor. İtibarımız her geçen gün biraz daha azalıyor. Acenta sahibi Hasan Bey, Biletçi Hasan, Hac Umre işi yapan Metin Bey, aracı Metin pozisyonunda.
Bu durum acentalarımızı koruyup kollamak yerine kendi şahsis menfaatlerini ön planda tutan yöneticilerden kaynaklanıyor. Başkan ve yandaşlarının bugüne kadar sadece kendi menfaatleri doğrultusunda çalıştığı belgeleniyor. Bizleri seçimden seçime hatırlayan bir zihniyet var. Sorup sorgulamadan, gerçeğini araştırmadan sadece muhalif olduğu için bile ekmeğimizle oynayan, ekmek teknelerimiz acentalarımızı kapattıran kötü niyetli bir anlayış var. Bana oıy verin yoksa sizi fena yaparım diye meslektaşlarımıza her seçim öncesi aba altından sopa gösteren bir bakış var. Ve her seferinde mağdur gözyaşlarıyla duygularımızla oynayıp, oylarımızı gasp eden sahte bir davranış var.
Bunlar ne dün ne de bugün bizleri düşünmedi. Bizim kazanıp kaybetmemiz onlar için hiçbir zaman önemli olmadı. Meselelerimize çöüzm bulmak hiçbir zaman öncelikleri değildi. Bizleri kaçakçıkların kucağına itip, üç beş tur operatöünün uydusu yapıp, hac umre gibi kutsiyeti olan bir konuda bile hakkaniyet gözetmediler. Para babası birkaç tur operatörü dışında tüm acentaları yok saydılar. Dertlerimize deva olmak yerine, işlerimize köstek oldular. Bakanlık, Başbakanlık hatta Cumhurbaşkanlığı düzeyinde olan temsilimizi yerlere düşürüp, itibarımızı iki para paralık ettiler. Acentalarımızın mesleki imajını bozup bizleri itibarsızlaştırdılar.
İşte bu yüzdendir ki; bu seçim çok önemli. Aslında bu bir seçimden öte bir kurtuluş, bir yükseliş, bir itibar testi. İşte bu yüzdendir ki, bu seçimde vereceğiniz karar aslında yönetime değil kendinize. Bu kararla geleceğinizi, çocuklarınızın geleceğini, kazancınızın geleceğini tayin edeceksiniz. Bu seçimle mesleğinizin itibarını,iş yerimizin kalkınmasını yada küçülmesini belirleyeceksiniz. Ve bu seçimle üç beş elitin değil, hepimizin zenginleşmesine yada fakirleşmesine karar vereceksiniz.
Sizden ricam, kararınızı verirken lütfen bir kez daha düşünün. Ve kararınızı verirken bu örgütün üç beş seçkinin değil aslında hepimizin olduğunu unutmayın.
TÜRSAB Hepimizin
Saygılarımla,
TÜRSAB Başkan Adayı
Emin ÇAKMAK
İlgili Haberler

TÜRSAB, Bakan Ersoy ve turizmcileri Antalya’da buluşturdu
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye Seyahat Acentaları Birliği'nin (TÜRSAB) konuğu olarak, Antalya'da sektör temsilcileriyle bir araya geldi.

Firuz Bağlıkaya: "Cumhurbaşkanımızla aynı şeyleri savunuyoruz"
TÜRSAB Başkan adayı Firuz Bağlıkaya, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan himayesinde düzenlenen ve Türkiye'nin birçok farklı bölgesinden binlerce turizmcinin katıldığı 3. Turizm Şurası'nın…

TÜRSAB villa ve bungalov dolandırıcılığı için 509 dosyayı yargıya taşıdı
Villa ve bungalov dolandırıcılığı ile kararlı mücadelesine devam eden Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB), denetim çalışmalarına ağırlık verdi....

Firuz Bağlıkaya'dan 2024 sezonu için fiyat uyarısı
Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkanı Firuz Bağlıkaya, turizm gündemini Tourism Today’e değerlendirdi.

Ege Bölgesi’nde turizmciler kötü gidişi toparladı
Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) Ege Yöre Temsil Kurulu Başkanı Tolga Gencer, Ege'de, 21 Ağustos'ta birinci günü başlayacak Kurban Bayramı'nda tam anlamıyla bayram yaşanacağını söyledi.

Tur operatörlerinin kayıpları ne olacak?
Türkiye ve Rusya arasında uçak kriziyle başlayan gerginlik sonrasında, Türkiye'ye dönük turların iptal edilmesi üzerine zarara uğrayan tur operatörlerine devlet desteği sağlanmayacağı ve bununla…
