Turizm Haberleri
TT29 Eylül 2026 Salı
TT29 Eylül 2026 Salı
Tourism Today haber arşivi 2016

Yıldıray Karaer, engelleri açıkladı ve ekledi: “Bu köprü olmadan turist gelmez”

4 dk okuma

Yıldıray Karaer, Türkiye’nin ve Türk turizminin içinde bulunduğu sıkıntılı durumun turizmcileri ve otelcileri etkilediği gibi havacılık sektörünü de tehdit ettiğini söyledi. Karaer, “Türk sivil havacılığı 200 binin üzerinde insana istihdam sağlayan bir sektör. Havacılık dünyada yüzde 4 büyürken Türkiye’de 7,5 artış sağlıyor. Türk sivil havacılığı 2015 yılında 182 milyon yolcuya ulaştı. Bu gelişim gerçekleşirken hizmet kalitesinden ödün verilmediği gibi uçuş emniyeti de üst seviyede sağlanmıştır. Avrupa Havacılık Güvenlik Teşkilatı, havayollarına uçuş emniyeti değerlendirme kontrolleri yapmaktadır. Bu güvenlik denetimlerinde Avrupa havayollarının ortalaması 0.60 iken Türk şirketlerinin ortalaması 0.40’dır. Corendon olarak merkezi Antalya’da olan bir şirketiz ama global bir firmayız. Almanya’ya uçarken Alman otoritelerine, Hollanda’ya uçarken Hollandalı hava otoritelerine sorumluluklarımız var. Bu nedenle emniyetli uçuş yaptığımızı ispatlamak zorundayız. Bizim güvenlik denetimlerindeki ortalamamız ise 0.20 olarak gerçekleşti. Bu aldığımız iyi notlar bizim dünya genelindeki görünümümüzü de etkiliyor” dedi.

Türk sivil havacılığını zorlayan ve tehdit eden sorunlardan bahseden Yıldıray Karaer, konuşmasına şöyle devam etti: “İki sene önce 1 tonluk uçak yakıtının fiyatı 1000 dolara gelmişti. Şimdi de karşımıza karbon tüketimi geldi. Bize; ‘Antalya’dan Düsseldorf’a uçarken karbon tüketiyorsunuz ve bu tükettiğiniz karbonun fiyatını ödeyin’ dendi. Yakıtı ödüyoruz, personelin ücretini ödüyoruz ve bunlara ek olarak geçiş parası ödüyoruz. Şimdi de karşımıza karbon çıktı. Karbon ücreti çeşitli ülkelerin itirazına neden oldu. Bunun kararı çıkmadı yani daha bizden karbon ücreti istemiyorlar ama biz bu harcadığımız karbonun parasını bir kenara ayırıyoruz. İki gün sonra bizden istediklerinde ödemesini yapacağız.

Geçtiğimiz aylarda Türk bayraklı havayolu şirketi olarak bizden TCO denen bir belge almamızı istediler. Şimdi Avrupa’da Avrupa Birliği ülkelerinin havayolu şirketleri var, ikinci olarak AB’ye yakın olan ülkelerin yani özel statülü ülkelerin havayolu şirketleri var. Üçüncü olarak da üçüncü grup ülkeler var. Biz üçüncü grup ülkeler içindeyiz. Bu durum ilk etapta problem olacakmış gibi gelmedi bize. Sivil Havacılığa durumu bildirdik; ‘Sorun olmaz doldurun formu küçük bir denetime tabi tutulup belgenizi alırsınız’ dendi. Öyle yaptık ve belgemizi aldık ama önümüzdeki bir kapı çıktı. Türk bayraklı havayollarının önünde bu belge yarın bir engel teşkil edebilir. Bunların yanında Ulaştırma Bakanlığımız ve Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün ‘Bunu kabul etmek zorundayız’ dediği 5. trafik hakkı konusu var. Biz buna da itiraz ettik. Amsterdam’daki havayolu şirketlerinin yeterli uçağı yoksa Almanya’dan bir şirket gelecek ve Amsterdam’dan Antalya’ya uçabilecek. Norveç’ten bir firma Amsterdam Antalya’ya uçacak. Bu bir taraftan varsa yolcunun büyümesi açısından katkı sağlar ama diğer taratan Türk bayraklı havayollarının önünde bir engeldir. Bu tek taraflı bir uygulamaysa ve handikap olarak çıkacaksa olumsuz bir durum. Türk havacılık sektörünün daralmasına rekabetten ezilmesine neden olacak hususlardan biri olacak. İlerleyen yıllarda bir sorun olur düşüncesi ile 2011 yılında Hollanda’da bir havayolu şirketi daha kurduk. Bu bizim emniyet subabımız olsun istedik. 2011 yılındaki düşünce ile kurduğumuz şirket o günkü düşünce ve yapmayı planladığımız işlerin bugün engellendiğini görüyoruz.

2016 yılında bir kriz yaşandı. Türkiye’de 11 tane uçağımız var. Bu 11 uçağın yanına 2 tane dışarıdan ilave uçak kiralaması yaparak bir program yapardık. Krizler başlayınca yılın başında önlemimizi aldık ve her sene 6 aylığına kiraladığımız iki uçağı bu sene için kiralamadık. Bu da yetmedi 1 uçağımızı da başka taşıyıcıya verdik. Bir uçağımızı da Hollanda’daki kardeş şirketimize verelim istedik Ama Hollanda sivil havacılığı ‘olmaz’ dedi. Türk bayraklı uçağı Hollanda’da kullanamazsın dendi. Avrupa buna da izin vermedi. Kısa dönemli ve uzun dönemli kiralamalar Türk bayraklı firmalar için engellenmiş durumda. Bir uçak İspanya’da arıza yaptı ve bizden uçak istediler ona bile izin vermediler.

Rusya ile sıkıntı 2015 yılında başladı ve uçağın düşürülmesi ile de zirveye çıktı. Rusya’dan gelmezlerse İran pazarı var dendi biz de yüzümüzü İran’a döndük. Ama öyle söylendiği gibi olmuyor. 2017 için İran bize permi vermiyor. İran’dan 1 milyon turist gelmek istese gelme ihtimali yok çünkü İran permi vermiyor. Hatta bize ‘İran’a çok uçmak istiyorsan her yolcu için gelirken 50, giderken 50 dolar para yatır. O zaman sana permi veririz’ dendi. Yani permi vermek için 200 kişilik uçaktan 20 bin dolar para istediler. Otelcilik, acentecilik yapıyoruz ve İranlı turiste ihtiyacımız var ancak bu konulara çare bulunmazsa İranlı turist zor gelir. Bu sorunların devletimiz ve hükümetimiz nezdinde çözülmesi gerekiyor. Yabancı ülkelerdeki turistler Türkiye’ye gelmek için sıraya girsin, otellerimiz istediği kadar kaliteyi üst seviyede tutsun fark etmez. Bu köprüyü kuramazsak turistin Türkiye’ye gelmesi mümkün değil.”

Bu haberi paylaş

İlgili Haberler

Tourism Today haber arşivi 2016
Acente

Norbert Fiebig: “Türkiye’nin yanındayız”

Antalya’da gerçekleştirilen Türk-Alman Turizm Forumu’nda Türk turizmciler ile bir araya gelen Alman Seyahat Acenteleri Birliği Başkanı Norbert Fiebig, “Türk turizmini tekrar çok güçlü konuma…