Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda, Elazığ Valiliği ev sahipliğinde düzenlenen ‘Bölgesel Turizm Çalıştayı’nda iki gün boyunca düzenlenen panellerde, Elazığ, Malatya, Adıyaman, Bingöl ve Tunceli’nin turizm potansiyelinin geliştirilmesi ele alındı.
Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan’ın moderatörlüğünde düzenlenen “Yeni Nesil Bölgesel Turizm: Entegre Destinasyon Yönetimi” başlıklı panele Türk Hava Yolları Genel Müdürü Ahmet Olmuştur, Vakıfbank Genel Müdürü Osman Arslan, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Feray Yılmaz ve Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği (TTYD) Başkanı Oya Narin bölgesel turizmin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
“KOLEKTİF RUHUN BENİMSENMESİ ÖNEMLİ”
THY Genel Müdürü Ahmet Olmuştur, turistik ziyaretlerdeki talep değişimlerine işaret ederek, “Yeni nesil ziyaretçilerin talepleri artık tek bir noktayı görmek değil, birçok noktayı deneyimlemek. Türkiye gibi, dünyanın en çok ziyaret edilen dördüncü ülkesi unvanına sahip bir ülkede, bilinen yerlerin yanı sıra bu 5 ilde olduğu gibi çok kıymetli değer hazineleri var. Biz de THY olarak bölgede uçuşlarımıza devam ediyoruz. Yeni nesil entegre turizm, bizim için yeni nesil ziyaretçilerin talepleri açısından çok kıymetli bir yerde bulunuyor. Bu yüzden kolektif ruhun sektörde benimsenmiş olması, altının çizilmesi ve bu yönde aksiyon alınması bizim için çok kıymetli.” diye konuştu.
“KAMU BANKALARI DESTEK PAKETİ İÇİN ÇALIŞACAK”
VakıfBank Genel Müdürü Osman Arslan da, düzenlenen etkinliğin bölge ve Türkiye ekonomisi için önemine dikkati çekerek, “Türk bankacılık sektörü ülkemizin turizm potansiyelinin farkında ve bunu destekleyecek kaynaklara sahiptir. Yeter ki burada doğru bir model oluşturalım.” dedi.
Bankacılık sektörünün bölgeye ayıracağı turizm amaçlı kaynaklarını artıracağını duyuran Arslan, özel bankalarla birlikte tüm kamu bankalarının, bölgede destek paketleri oluşturmak için çalışacağını bildirdi.
Arslan, “Fırat Rotası Destek Paketi’ olarak bölgeye özel bir çalışma yürütüyoruz, önemli bir kaynak desteği sağlayacağız. Teminatınız yoksa da Kredi Garanti Fonu’yla görüşmelerimiz sonuçlanmak üzere.” bilgisini verdi.
“TURİZMİ ŞEHRİN TAMAMINA YAYMAK”
Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Feray Yılmaz ise, şehirde yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi vererek, “Amacımız, şehrin turizmini tek bir merkezde yaşatmak değil; tüm ilçelere, kırsala ve şehrin tamamına yaymak. Sürdürülebilirlik açısından yerel ve mevsimsel ürünleri destekleyip bunların üretimde ve sosyal günlük hayatımızda daha çok kullanılır hâle gelmesini teşvik ediyoruz. Hedefimiz; turizm gelirlerini geniş kesimlere yayan, kaynakları daha az tüketen, şehri ve kentliyi sürece dâhil eden bir yönetim modeli oluşturmak.” ifadelerini kullandı.
“ENTEGRE BİR DESTİNASYON MODELİ ÖNEMLİ”
TTYD Başkanı Oya Narin, paneldeki konuşmasında; bölgenin mevcut turizm değerlerini birbirine bağlayan, ziyaretçilerin kalış süresini artıran ve turizm gelirinin yerel ekonomiye daha güçlü şekilde yayılmasını sağlayan entegre bir destinasyon modelinin önemine işaret ederek şöyle konuştu: “Altıncı bölge teşviklerinin konaklama tesisleri yatırımlarının yanı sıra seyahat ve gastronomi gibi ilgili her alanı kapsayacak şekilde genişletilmesinin, bölge turizminin gelişmesi açısından çok önemli buluyoruz. Türkiye turizminin geleceğinde bölgelerimizin potansiyelini daha güçlü iş birlikleriyle harekete geçirmenin önemli olduğuna inanıyoruz.
Ekonomik büyümenin ve istihdamın en güçlü alanlarından biri olan seyahat ve turizm sektörü 2025 yılında dünya ekonomisine 11,6 trilyon dolar katkı sağladı ve 366 milyon kişilik istihdamı destekledi. Türkiye ise 2025 yılını 63 milyon 917 bin ziyaretçi ve 65 milyar 231 milyon dolar turizm geliriyle tamamladı. Bugün iç turizmde senelik dünyada 4 milyar kişi Türkiye’de ise 68 milyon kişi seyahat ediyor. 2035 yılında ise küresel turizm ekosisteminin 16 trilyon dolara çıkması beklenirken, dünyada iç turizm hareketinin 4,5 milyar kişiye, uluslararası seyahat hareketinin ise 2 milyar kişiye yaklaşması bekleniyor. Küresel turizmde gelecek 10 yılda yüzde 50’ye yaklaşan bir gelişime paralel Türkiye turizminin de altyapı, finansman ve sürdürülebilirlik başlıklarının öne çıkacağı “üçüncü turizm hamlesi” olarak nitelendirilebilecek yeni bir döneme ihtiyacı bulunuyor.
JEOTERMAL VE KADIN İSTİHDAMI ÖNEMLİ, ALTINCI BÖLGE TEŞVİKLERİ GENİŞLETİLMELİ
Türkiye turizminde en büyük fırsat, yeni bir değer yaratmanın yanında eldeki zengin değerleri birbirine doğru şekilde bağlayabilmekte yatıyor. Bugün Elazığ, Malatya, Adıyaman, Tunceli ve Bingöl’ün birbirinden çok farklı deneyimler sunan, birlikte düşünüldüğünde ise çok daha güçlü bir seyahat hikayesi oluşturabilecek beş şehirdir.
Ziyaretçiyi bölgede daha uzun konaklamalarla tutabilmek, şehirler arasında dolaşmasını sağlamak ve turizm gelirini yerel ekonomiye daha geniş biçimde yayabilmek çok önemli. Sağlık ve jeotermal turizmin özellikle daha uzun süreli konaklamalar açısından değerlendirilmeli. Ayrıca bölgede kadın istihdamı turizmde ön plana çıkartılmalı.
Ayrıca, altıncı bölge teşvikleri de konaklama tesisleri yatırımlarının yanı sıra seyahat ve gastronomi gibi ilgili her alanı kapsayacak şekilde genişletilmesi, bölge turizminin gelişmesi açısından çok büyük önem taşıyor.”

