Turizm Haberleri
TT29 Eylül 2026 Salı
TT29 Eylül 2026 Salı
Tourism Today haber arşivi 2013

“Ruslar için Antalya Türkiye’nin başkenti “

3 dk okuma

Rusya’nın farklı üniversitelerinden 13, Türkiye’den 10 bilim insanının katıldığı toplantıda, Rusya ve Türkiye arasındaki sosyal, kültürel ve ekonomik ilişkilerin yanı sıra bilimsel ilişkilere değinildi. Toplantının açılış konuşmasını yapan Uluslararası Antalya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cihat Göktepe, Türk-Rus Entelektüelleri Buluşması'nın ilkini gerçekleştirdiklerini söyledi. Toplantının her yıl geleneksel olarak devam edeceğini belirten Prof. Dr. Göktepe, toplantıyı Türkiye ile Rusya arasındaki stratejik, ekonomik gelişmelere akademik ve bilimsel olarak destek vermek amacıyla gerçekleştirdiklerini kaydetti.

Rusya Bilimler Akademisi Şarkiyat Enstitüsü Müdürü Vitali Naumkin: “Ruslar Antalya’yı Türkiye’nin başkenti olarak görüyor” Rusya Bilimler Akademisi Şarkiyat Enstitüsü Müdürü Vitali Naumkin ise, birçok Rus vatandaşının bulunduğu kentte olmaktan gurur duyduğunu bildirdi. Antalya’yı Türkiye’nin başkenti olarak gördüklerini ifade eden Naumkin, Rusya ve Türkiye arasındaki entelektüellerin bir araya gelmesi için yeteri kadar özgüven kazanıldığını söyledi. Böyle bir toplantıda düşüncelerin açık şekilde aktarılması gerektiğini belirten Naumkin, şöyle konuştu: “Öncelikle vatandaşlarımız arasındaki karşılıklı ilişki anlamında düşüncelerimizi paylaşmamız lazım. Çünkü devletler arasındaki ilişkilerle devlet kurumları ilgileniyor. Bizim vatandaşlarımız için bilimsel ve kültürel anlamda ne yapabileceğimizle ilgili düşünmemiz lazım. İlişkilerimizin entelektüel anlamda ilerlemesi için devletin çözdüğü sorunlardan bağımsız olmamız gerekiyor” Bazen kaçınılmaz olarak ortaya çıkan siyasi sorunların sadece devletlerarasında değil ülkeler içerisinde de yaşandığını kaydeden Naumkin, şunları söyledi: "Dünyanın her ülkesinde bu çekişmeler, ülkeyi negatif etkiliyor. Türkiye ve Rusya arasındaki iktisadi ilişkilerin yüksek oranda olduğunu dikkate alırsak bilimsel ve insani ilişkiler anlamında da işbirliği olması gerekiyor. Bizim ülkelerimiz tarihte savaş görmüşler, rakip olmuşlar, belki de bu olaylar bizi yakınlaştırıyor. Ben ve meslektaşlarım Türkiye ve Rusya arasındaki ilişkileri konuşurken bölgedeki sorunlarla ilgili bilgi paylaşımında bulunmak istiyoruz.” Rusya Federasyonu Antalya Başkonsolosu Aleksander Tolstapyenko: “Suriye konusunda farklı bakış açısı olmasına rağmen Rus vatandaşları Antalya’ya gelecektir çünkü Rus vatandaşları Antalya’da her zaman güler yüzle karşılanıyor” Türkiye ve Rusya’nın çok zengin bir kültürel tarihe sahip olduğunu söyleyen Rusya Federasyonu Antalya Başkonsolosu Aleksander Tolstapyenko da, politik sorunlara da değinmek gerektiğini kaydetti. Geçen yıl Suriye’de başlayan iç savaşa değinen Tolstapyenko, kendisine bu savaşın Rusya ve Türkiye arasındaki ilişkileri nasıl etkileyeceği sorulduğu zaman şöyle karşılık verdi: “Suriye konusunda Rusya ve Türkiye arasındaki farklı bakış açısı olmasına rağmen Rus vatandaşları yine de Antalya’ya gelecektir çünkü Rus vatandaşları Antalya’da her zaman güler yüzle karşılanıyor. Ben haklı çıktım. Antalya’yı bu yıl ziyaret eden Rus turist sayısı azalmadı, geçen yıllara göre daha da arttı. Bu bizim için önemli bir olay.” Entelektüellerin bulunduğu toplantıda verilen bilgilerin çok önemli olduğunu söyleyen Antalya Valisi Ahmet Altıparmak ise Antalya’nın artık 11 milyon yabancı misafir, 4,5- 5 milyon Türkiye içinden misafir kabul ettiğini bildirdi. Gelen turistlerin büyük bir bölümünün Rusya’dan geldiğini ifade eden Vali Altıparmak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sınırların artık olmadığı bir dünyada yaşıyoruz. Fiziki sınırların artık hiç bir anlam ifade etmediği bir dünyada yaşıyoruz. Şöyle baktığınız zaman, her şeyi yasaklamak, kendini körlüğe mahkum etmektir. Yasaklayamıyoruz, yasaklasak da yapamıyoruz. Her şeye de izin verme imkan veremeyeceğiz. Bu açıklığı toplumlarımızın lehine nasıl çevirebileceğiz bunları düşünmeliyiz. Yol göstermek, yol haritası çıkarmak da sizlere düşüyor. Çıkan yol haritasını uygulamak da elbette bizlere düşüyor. Son dönemde özellikle hangi medeniyetten bakarsanız bakın, radikalizmin ön plana çıktığı, küçük milliyetçi grupların artık bir tarama boyutunda gördüğümüz zaman, bazı riskleri de bu sınır tanımazlığın getirdiğini görüyoruz. Bunun önüne geçebilmek elbette ki çok kolay olmasa bile, entelektüel olarak dünyayı değiştirmeye aday insanlar olarak mutlaka elimizden gelen gayreti göstermek zorundayız.”

Bu haberi paylaş

İlgili Haberler