1980 yılından bu yana devam eden Şirince Koruma Amaçlı İmar Planı kapsamında karar verilen kaçak yapılar için yıkım kararları gerçekleştiriliyor. Selçuk Belediyesi, kaçak yapıların yıkımı için 10 gün önce tebligat gönderirken, kaçak yapısı bulunanlar, herhangi bir tahribat olmaması için eşyalarını kendileri boşattı.
Yıkım kararından etkilenecek olan binalarında kot farkı olduğunu söyleyen Zeytinli Konağı Butik Otel İşletmecisi Pınar Kızıl, "Aslında pansiyon giriş katı birinci kat, yıkım kararı olan yer de ikinci kat olarak biliniyor. Fakat zamanının Anıtlar Kurulu bu bölümü üçüncü kat olarak görüp, köyde üçüncü kat yasak diyerek yıkım kararı vermişlerdir" dedi.
Sonrasında devam eden mahkeme sürecini yakından takip edemedikleri için bugün mağduriyet yaşadıklarını kaydeden Kızıl, “Bugün köyde 100'ün üzerinde binada yıkım kararı var. Belediye aslında imar planı askıya asılıp onaylandıktan sonra bizlere olumlu bir çözüm sunabilecekken bu yapıları yıkmamızı istiyor. Buradaki yapıların birçoğu turistik tesis ve manzara bakımından da en güzel görüntüye sahiptir. Cafe ve butik otel olarak hizmet vermiş olan tesisimizin çok seven müşterileri vardır. Böyle bir yeri kaybediyor olmanın üzüntüsünü yaşıyoruz. Bizler buraya var olan güzelliği daha da güzelleştirmek ve şirin hale getirmek için dekorasyonlar yaptık. Buna rağmen belediye yıkmamızı istediği için birçok eşya harap olmadan kendimiz boşalttık. Bakanlıktan emir almadıkları halde buranın yıkımını birkaç gün içerisinde yapacaklarını söylediler. Güzel ve şirin olan köyümüzü sezonun ortasında yıkım yapmaları çözüm değildir” diye konuştu.
"Olumlu ve yapıcı bir çözüm istiyoruz"
Bu konuda olumlu ve yapıcı bir çözüm istediklerine dikkat çeken Pınar Kızıl, projelendirmelerin yapılabileceğini, gerekirse ön taraflara çatılar yapılabilinecek çözümlerin üretilmesi gerektiğini söyledi. 1997 yılında restoran olarak çalışan yapının 2002 yılında pansiyon olarak işletilmeye başlandığını, 2004 yılında imar affının olmasına rağmen hala devam eden mahkeme sürecinden dolayı kendilerinin bundan faydalanamadıklarını kaydeden Kızıl, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu durumda devam eden mahkeme süreci olduğu halde yargılanmanın yenilenmesini istedik, yürütmeyi durdurmayı talep ettik, fakat bu kararların alınması çok hızlı olmadığı için bugünlere geldik. Bizim belediyeden istediğimiz tek şey bizlere zaman tanımasıdır. Hukuksal anlamda bizim mücadelemize izin vermesini istesek de şu anda buna dahi müsaade etmiyorlar. Herkese devamlı tebligatlar geliyor. En son olarak da 10 gün önce tebligat geldi, ya kendileri yıkacak ya da bizim yıkmamızı bildirdiler. İzinsiz tadilat yapılan eski Rum evleri ve bazı kaçak yapılar üzerinde de yıkım kararı var. Eğer yıkımlar yapılırsa köyümüz turizm anlamında çok büyük bir değer kaybedecek, prestij anlamında da değer kaybedecektir. Biz bu yıkımların yapılmasını istemiyoruz, bizlere kalıcı çözümler üretilmesini istiyoruz."
İlgili Haberler

ATOR, Türkiye'nin en popüler tatil yerini belirledi
Rusya Tur Operatörleri Birliği (ATOR) 2017 yılının yaz aylarında Rus turistlerin en çok Türkiye, Rusya, Yunanistan, Kıbrıs ve İspanya'yı tercih ettiğini belirtti.

Gölyazı, Avrupa’nın en güzel kasabaları arasında
Japon Seyahat Acenteleri Birliği (JATA) Avrupa'nın en güzel 30 kasabasını belirledi. Listeye Türkiye’den sadece Bursa’dan Gölyazı girebildi.

Turizm merkezini çöplüğe çevirdiler
Kış ve doğa turizmin merkezi Uludağ’a yazın serinlemek için gelen ziyaretçiler ardında çöp yığınları bırakıyor.

Antalya’nın ikinci kadınlar plajı açıldı, 2 tane daha geliyor
Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından Alanya ve Gazipaşa arasındaki Uğrak mevkiinde yapılan Aysultan Kadınlar Plajı, törenle hizmete açıldı. Türel, 2 tane daha kadınlar plajı açacaklarını söyledi.

Turizmde sadece İstanbul'un kaybı 1 milyar euro
Konaklama sektöründe geçen yılın üzerinde doluluklar oluşmasına rağmen gelirler istenen düzeyde gerçekleşmezken İstanbul haziranda yine en büyük gelir kaybı yaşayan Avrupa destinasyonu oldu.

Antalya'da turist taşıyan faytonculara sıkı denetim
Antalya’da faytona koşulan bir atın aşırı sıcak ve susuzluktan ölmesinin ardından, diğer atların sağlık durumlarının kontrolden geçirilmesine karar verildi.
