Turizm Haberleri
TT10 Ağustos 2026 Pazartesi
TT10 Ağustos 2026 Pazartesi
Ünlü iş insanı Murat Ülker, Kaleköy, Üçağız ve Kekova'yı anlattı: “Akdeniz'in Atlantisi”

Ünlü iş insanı Murat Ülker, Kaleköy, Üçağız ve Kekova'yı anlattı: “Akdeniz'in Atlantisi”

2 dk okuma

Türkiye'nin en zengin iş insanlarından Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi Murat Ülker, sosyal medya hesabından Antalya'nın önemli turizm değerlerinden Kaleköy, Üçağız ve Kekova'yı anlattı.

MASMAVİ BİR DURAK
Mavi yolculuk rotasında olmamasına rağmen görülmeden geçilirse eksik kalacak bir yer var: Kaleköy, Uçağız ve Kekova. Sezonda her gün üç binden fazla yerli ve yabancı turistin uğradığı bu bölge, antik Likya kenti Simena'nın bugün hala yaşayan mirası.

El ayak çekildikten sonra akşamüstü karaya çıktık, Kale'ye tırmandık. Bir dostun evine de soluklandık, serinledik, ağırlandık. Sonra da dükkanına Eskici Dükkanı'na ugradık. İlginç objeler aldık. Mesela içinde yelkenli gemi, Gigifau tavuğu, pek rahat bir kollu sandalve, onu boyamam lazım.

Simena bugün Kaleköy, Kekova Teimiussa yani Uçağız, Dolichiste Kekova Adası üzerindeki bugün batık şehir ve Aperlai vani Sıçak Yarımadası Likya Birliği'nin deniz ticaretini kontrol eden küçük ama stratejik liman kentleriydi. En ihtişamlı dönemi MÖ 2. yüzyıldan MS 2. yüzyıla kadar sürdü. Büyük depremler olmuş, yıkılmış. Kıyının bir bölümü 3 metre kadar batmış şehri kısmen su basmış. Su üzerinden bile olsa görmeye değer! Bizans sonrası modası geçmiş gerilemiş. Likya bölgesi mitoloji bakımından çok zengindir, fakat Kekova'nın batışıyla ilgili Atlantis benzeri eski bir antik efsane bulunmaz. Kekova bazen "Akdeniz'in Atlantis'i" olarak pazarlanır; bu daha çok turistik ve mistik bir yakıştırmadır. Tek gerçek, efsaneden daha güçlüdür. Tekneden bile gördüğünüz berrak su altındaki taş merdivenler. İskeleler ve ev temelleri hatta kap kacak gerçekten yaklaşık 1800 yıl önce, bir depremin ardından denizin altına inmistir. Bugün Akdeniz'de, bu kadar açık seçik görülebilen batık kent örnekleri çok azdır. Bu nedenle Kekova, mitolojik bir "kayıp şehir" değil; jeolojinin ve tarihin birlikte yazdığı gerçek bir batık şehirdir.

Eskici Dükkanı hepinizin bildiği Rahmi Koç beye ait. Tabii tepedeki küçük, mütevazi köy evi de..

Bu haberi paylaş