Basit bir merakla başladığı Mutfak yolculuğuna Suudi Arabistan Kraliyet Protokolü Ağırlama ve İkram Departmanı’nda Mutfak Direktörü olarak devam eden Şef Daniele Chiari, Mutfakta geçirdiği bunca yıla rağmen “merak” onun için en güçlü motivasyon olmaya devam ediyor.
“Mutfak yolculuğum, yemeğe ve bir sofra etrafında yaratılabilecek duygulara duyduğum basit bir merakla başladı” diyen Şef Daniele Chiari İtalya’da büyürken yemek, yalnızca yediği bir şey değil kültürünün, ailesinin, geleneklerinin ve birbirleriyle kurduğu bağın bir parçası olduğunu ifade etti. Chiari: “Bu ortam, malzemelere ve yemek yapmaya duyduğum merak ile saygının doğal olarak gelişmesini sağladı. Profesyonel mutfaklara adım attığımda, şef olmanın tutkudan çok daha fazlasını gerektirdiğini kısa sürede anladım. Disiplin, fedakârlık, istikrar, alçakgönüllülük ve her gün öğrenmeye devam etme isteği gerektiriyor. Kariyerim boyunca farklı insanlarla, kültürlerle, konseptlerle ve ağırlama anlayışlarıyla çalışma fırsatı buldum ve her deneyim, bugün olduğum şef ve liderin oluşmasına katkıda bulundu” dedi.
Bu meslekteki ilhamının “Bu mesleğin insanın gelişmeyi gerçekten hiç bırakmasına izin vermemesi” olduğunu açıklayan Chiari, “Her zaman keşfedilecek başka bir malzeme, anlaşılacak başka bir teknik, öğrenilecek başka bir kültür ve yetiştirilecek başka bir şef nesli var. Mutfakta geçirdiğim onca yılın ardından bile bu merak, yaptığım işin ardındaki en güçlü motivasyonlardan biri olmaya devam ediyor” şeklinde konuştu.
Suudi Arabistan’ın turizm ve ağırlama sektöründe olağanüstü bir dönüşüm yaşamasının çalışmalarını ve vizyonunu nasıl etkilediğini açıklayan Chiari, “Suudi Arabistan dikkate değer bir dönüşüm döneminden geçiyor ve bu süreçte ağırlama sektörünün bir parçası olmak son derece heyecan verici. Krallık, uluslararası yetenekleri kendine çekiyor, iddialı ağırlama destinasyonları geliştiriyor ve yeni nesil gastronomi deneyimleri yaratıyor. Şefler için bu durum, bu dönüşüme anlamlı bir katkıda bulunmak adına hem bir fırsat hem de bir sorumluluk oluşturuyor.
Suudi Arabistan’da çalışmak, geleneksel şef rolünün ötesine bakmamı sağladı. Bugün yalnızca yemekler yaratmıyoruz; giderek daha bilgili, uluslararası ve meraklı hâle gelen misafirler için deneyimler yaratıyoruz. Aynı zamanda çalıştığımız ülkenin kültürünü anlamak ve ona saygı göstermek de büyük önem taşıyor.
Bu ortam, iş birliğine, yenilikçiliğe ve kültürel alışverişe daha da açık olmamı sağlayarak vizyonumu etkiledi. Uluslararası mutfak uzmanlığını Suudi Arabistan’ın kimliği, malzemeleri, misafirperverliği ve gelenekleriyle bir araya getirme konusunda muazzam bir potansiyel olduğuna inanıyorum.
Benim için en heyecan verici taraf, hâlâ yazılmakta olan bir ağırlama sektörüne katkıda bulunduğumuzu bilmek. Yeni standartlar belirlemek, yerel yetenekleri geliştirmek ve insanların uzun yıllar boyunca Suudi Arabistan’la özdeşleştireceği gastronomi deneyimleri yaratmak için bir fırsat var.”
Çok kültürlü mutfak ekiplerini geliştirme, motive etme ve yönetme konusundaki felsefesini de açıklayan Şef Chiari “Benim felsefeme göre başarılı bir mutfak, her şeyden önce yemeklerin değil insanların etrafında şekillenir. En iyi malzemelere, ekipmanlara ve konseptlere sahip olabilirsiniz; ancak güçlü ve motive bir ekip olmadan istikrarı ve mükemmelliği yakalayamazsınız.
Çok kültürlü bir ekibe liderlik etmek, her insanın farklı bir geçmiş, deneyim, kişilik ve iletişim biçimi getirdiğini anlamayı gerektirir. Bir lider olarak sorumluluğum, bu farklılıkları ortak bir vizyon ve ortak bir profesyonel standart etrafında bir araya getirmektir.
Örnek olarak liderlik etmeye güçlü bir şekilde inanıyorum. Ekibimden disiplin, saygı, dakiklik, detaylara dikkat ve bağlılık bekliyorsam, bu özellikleri önce kendim göstermeliyim. Aynı zamanda liderlik yalnızca baskıya dayalı olamaz. İnsanların saygı gördüklerini, kendilerine güvenildiğini, zorlandıklarını ve gelişmeleri için fırsat verildiğini hissetmeleri gerekir.
Ayrıca şeflerimi, yalnızca talimatları takip etmek yerine yaptığımız işin arkasındaki nedeni anlamaya teşvik ediyorum. İnsanlar amacı anladıklarında, işlerinin sorumluluğunu daha fazla üstleniyorlar. Genç şeflerin soru sormalarını, önerilerde bulunmalarını, hatalarından ders çıkarmalarını ve zamanla kendi başlarına karar verecek kadar özgüven kazanmalarını istiyorum.
Sonuç olarak, benim için en büyük mutluluklardan biri yalnızca başarılı bir servis görmek değil; mutfağıma katılan birinin mesleki olarak gelişmesini, daha fazla sorumluluk üstlenmesini ve sonunda başkalarını geliştirebilecek bir lider hâline gelmesini görmek. Başarılı bir ekip ve daha da önemlisi kalıcı bir mutfak kültürü böyle oluşturulur.”

