Turizm Haberleri
TT19 Eylül 2026 Cumartesi
TT19 Eylül 2026 Cumartesi
Bankadan kredi alarak tatile çıkanların sayısı artıyor

Bankadan kredi alarak tatile çıkanların sayısı artıyor

3 dk okuma

Pazar araştırma şirketi Ipsos, yayımladığı "2026 Yaz Tatili Dosyası" ile Türklerin tatil aloykanlıkları ve tercihlerini gözler önüne serdi.

1000209628

2025 yılında yaz tatili yapan bireylerin sayısındaki artış daha önceki yıllara göre dikkat çekici. Her 3 kişiden biri geçen sene yaz tatil yaptığını belirtiyor.

1000209629

2026 yılının Ağustos ayına kadar ise toplumun %24’ü yaz tatili yaptığını belirtiyor. Bu oranın tatil yapmayı planlayanlar (%20) ile birlikte geçtiğimiz senenin oranının üzerine çıkma ihtimali var. Toplumun %56’sı ise bu sene için yaz tatili yapmayı planlamıyor. Bu sene yaz tatiline gitmiş olan kişiler 10 gün tatil yapabildiğini söylerken, geçen sene yaz tatili süresi ortalama 12 gün. Önümüzdeki günlerde yaz tatili planlayanlar ise yine 10 günlük bir tatil yapmayı planlıyor.

1000209630

Geçen sene yaz tatili yapabilenlerin ¾’ü ya tatil yaptığını ya da planladığını belirtiyor. Ancak ¼’ü bu sene de yapamayacağını söylüyor. Geçen sene yaz tatili yapamayanların ¾’ü ise bu sene de yapamıyor. Geçen sene tatil yapamayıp bu sene de yapabilen ya da planlayanların oranı ise ¼. Özetle toplumu yaz tatili yapabilenler ya da yapamayanlar olarak ikiye ayırmak mümkün.

1000209631

Yazın tatil yapamama nedenlerine bakıldığında ekonomik nedenlerin en önemli etken olduğu görülüyor ve bu sorun son 3 senedir değişmiyor.

1000209632

Çoğunluk yurt içi tatil tercih ediyor olsa da her 10 kişiden birinin yurt dışı tatiline gittiği görülüyor.

1000209633

Geçen seneden farklı olarak bu sene bankadan kredi alarak yaz tatili bütçesini karşılayanların oranı geçen seneye göre çok daha yüksek. Arkadaşlarından borç alarak yazın tatile çıkanların oranı ise düşüyor.

1000209634

Geçen sene ile karşılaştırıldığında bu sene yaz tatili yapan kişilerin otellerde kalma oranının ciddi şekilde düştüğü görülüyor.

Yaptıkları araştırma hakkında bir açıklama yapan Ipsos Türkiye CEO Sidar Gedik, "Tatil, toplumun geniş bir kesimi için hâlâ önemli bir ihtiyaç olmayı sürdürürken, ekonomik koşullar bu ihtiyacın ne ölçüde ve nasıl karşılanabildiğini giderek daha fazla belirliyor. Yaz tatili kimi için memlekette veya yaylada vakit geçirmek, kimi için deniz kenarında olmak anlamına geliyor. Çadır, karavan, yazlık, kiralık ev, pansiyon ya da otel… Tatilin biçimi değişse de ortak nokta, gündelik hayatın dışına çıkıp dinlenmek ve zaman geçirmek.

Gündeme Dair araştırmamızda son birkaç yıldır topluma yaz tatiline ilişkin sorular yöneltiyoruz. Bunlardan biri de katılımcıların geçtiğimiz yıl yaz tatili yapıp yapmadığı. 2025 yazında, önceki yıllara kıyasla tatil yapanların oranında dikkat çekici bir artış görüyoruz.
Bu yılın Ağustos ayına kadar ise toplumun %24’ü yaz tatili yaptığını belirtiyor. Buna, henüz tatil yapmamış ancak yapmayı planlayan %20’lik kesim de eklendiğinde, yıl sonunda tatil yapanların oranının geçtiğimiz yılın üzerine çıkma ihtimali bulunuyor.

Geçen sene yaz tatili yapabilenlerin dörtte üçü, bu sene de tatil yaptığını ya da yapmayı planladığını belirtiyor. Geçen sene yaz tatili yapamayan her on kişiden yedisi ise bu sene de tatil yapamayacağını ifade ediyor. Bu tablo, geçen yıl tatil yapabilenlerle yapamayanlar arasındaki farkın bu yıl da büyük ölçüde devam ettiğini gösteriyor.

Yaz tatili yapamayanların %91’inin ekonomik nedenlere işaret etmesi, tablonun temelinde satın alma gücü üzerindeki baskının olduğunu gösteriyor. Toplumun büyük kesiminin tercihi, geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da yurt içi yaz tatilleri. Her on kişiden yaklaşık yedisi yaz tatili masraflarını kendi geliriyle karşıladığını belirtiyor. Bu sene bankadan kredi alarak tatil bütçesini karşılayanların oranı ise geçen seneye göre çok daha yüksek. Arkadaşlardan borç alarak tatile çıkanların oranı ise düşüyor. Bu tablo, tatilin hâlâ güçlü bir ihtiyaç ve yaşam kalitesi unsuru olarak görüldüğünü düşündürüyor. Bir diğer dikkat çekici nokta ise otel konaklamalarındaki düşüş.

Yazın tatilciler, otel ya da pansiyon yerine daha yüksek oranda ev kiralamayı, kendi yazlık evlerinde kalmayı ya da kamp yapmayı tercih ediyor.
İnsanlar ekonomik baskıya rağmen yaz tatilini tamamen ertelemek istemiyor. Harcamayı kısmak, tatil süresini kısaltmak ve gerektiğinde borçlanmak gibi yöntemlere başvuruyor.

Önümüzdeki dönemde turizm açısından rekabetin yalnızca “daha düşük fiyat” üzerinden şekillenmesini beklememek gerekir. Tüketici daha erişilebilir ve daha esnek seçenekler arayacak. Kısa konaklama, farklı bütçelere göre tasarlanmış paketler, esnek ödeme seçenekleri ve alternatif konaklama modelleri bu nedenle daha önemli hale gelebilir. Turizm sektörünün önündeki temel soru da artık yalnızca 'İnsanları nasıl yaz tatiline çıkarırız?' değil, 'Değişen bütçelerine rağmen onlara nasıl erişilebilir bir tatil deneyimi sunarız?' olacak."

KategoriGüncel
Bu haberi paylaş