Kültür turizmi, inanç turizmi, sağlık turizmi, doğa sporları gibi farklı alanlarda Türkiye'nin ciddi imkanlara sahip olduğunu belirten Erdoğan, "81 vilayetimizin her bir köşesi, köylerimizde, ilçelerimizde saklı kalmış her bir eser ayrı bir medeniyetin izlerini taşıyor. Son 22 yılda doğudan batıya kuzeyden güneye ülkemizin gizli kalmış hazinelerini turizme kazandırmak için çok mücadele ettik. Doğu ve Güneydoğu illerimizin üzerinden terörün gölgesi kalktıkça buralar turizmden de hak ettiği yeri almaya başladı. Ulaştırma yatırımlarımızla ülkemizin 81 vilayeti, 782 bin kilometrekarenin her bir karışı yerli ve yabancı misafirlerimizin ziyaretine açıldı. Bir zamanlar bacasız sanayi denilen turizm, bizim dönemimizde Türk ekonomisinin lokomotif sektörlerinden biri haline geldi. Turizm sektörümüze yaptığımız yatırımların karşılığını fazlasıyla alıyoruz. Geçtiğimiz günlerde açıklanan 2024 yılının ilk 6 ayına ait turizm rakamları, bu gerçeği bir kez daha ortaya koymuştur. 2024 ilk ayında turizmde gurur verici bir başarıya imza attık. Bu dönemde ülkemizi ziyaret eden turist sayısı 26 milyon 137 bine ulaşarak bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 14 artışla rekor kırdı" açıklamasını yaptı.
Ayrıca geçen yıl ilk altı ayda 93 dolar olan kişi başı gecelik harcama tutarının bu sene 98 dolara çıkmış olduğunu, yıl sonunda bu meblağın 103 dolara çıkacağını tahmin ettiklerini de söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu rakamlara bağlı olarak turizm gelirlerimiz de artmaktadır. 2023’ün ilk altı ayında 21,6 milyar dolar olan toplam gelirimiz bu senenin aynı döneminde yüzde 9,3 yükselişle 23,7 milyar dolara çıktı. Çok büyük bir aksilik olmazsa yıl sonunda 60 milyar dolar turizm gelirini 60 milyon turist sayısını inşallah yakalayacağız Ancak turizmde hala katetmemiz gereken mesafe olduğunu biliyoruz. Bölgemizdeki istikrarsızlıklar ve çatışmalar azaldıkça bu mesafelerin çok daha hızlı bir şekilde aşacağız. Turizm sektörümüzün de vizyonunu buna göre şekillendirmesinde fayda var. Şunu hiçbir zaman aklımızdan çıkarmayalım. Aşırı kar hırsıyla hızlı kazanç peşinde koşmak, orta ve uzun vadede turizm sektörümüze onulmaz yaralar açacaktır. Her ne surette olursa olsun vurgunculuk yapanlar en büyük zararı milletimize vermektedir. Türkiye'nin saygınlığına vermektedir. Sektörden ekmek yiyen milyonlarca vatandaşımıza vermektedir. Her zaman söylüyorum itibar ve güven zor kazanılan fakat kolayca kaybedilen değerlerdir. Fırsatçıların bu değerlerimizi dinamitlemesine müsaade etmemeliyiz. Ülkemizin prestijine ve turizm sektörümüze zarar veren arizi durumların ortadan kaldırılması noktasında devletimizin kurumları kadar sektörün bizatihi kendisine çok önemli görevler düşüyor. Daha büyük hedeflere kulaç atarken turizm sektörünün gelişmesine, ayak bağı olan bu yüklerden de kurtulacağımıza inanıyorum" dedi.
İlgili Haberler
Her şey dahil nereye gidiyor?
Tatil denilince genellikle insanların aklına her şey dahil 5 yıldızlı otel tatilleri gelir. Tüm yılın yorgunluğunu atmayı planladığımız bu tür tatillerin maliyeti ise son dönemde oldukça arttı.

Turizm esnafı zararda: “Yunan adaları tatili 7 gün yerine 3 gün olsun”
Yunan adalarına giden yerli turist sayısında yüzde 70’lere varan bir artış olduğunu söyleyen Marmaris Esnaf ve Sanatkarları Odası Başkanı Mehmet Ayyıldız, turizm esnafının şu anda yüzde 30-40…

Sıcaklığın artması ve turizm
Küresel ısınma doğrultusundaki “iklim değişiklikleri” tüm sektörleri etkilediği gibi turizm sektörümüzü de önemli derecede etkilemektedir.

Ruslar Türkçe öğrenmeyince Antalya’daki pazarcılar Rusça öğrendi
Antalya'da Konyaaltı ilçesinde kurulan Salı Pazarı, bölgede bulunan Rus nüfusu yoğunluğundan dolayı “Rus pazarı” olarak anılmaya başlandı.

İsmail Çağlar: “Turizmin geleceği için önlemler almalıyız”
APara’nın Ekonomi Notları programına konuk olan IC Hotels Green Palace & Villas Genel Müdürü İsmail Çağlar, turizm gündemini değerlendirdi ve Ağustos ayı beklentilerini açıkladı.
Farkındalık
Her ne kadar aktif iş yaşamının içinde olmasam ve yöneticilik yapmıyor olsam da bazen oturup, düşünüyorum; “Çalışma hayatı nasıl daha keyifli ve iş arkadaşları nasıl daha üretken olabilirdi?” diye.

