Tourism Today
Türk turizmini dünyada başarılı bir noktaya taşıyan deneyimli turizmcilerimiz artık koltuklarını yavaş yavaş genç turizmcilere bırakıyor. Türk turizminin dinamik ve çağa ayak uyduran yapıları ile genç turizmcilerden beklentileri ise bir hayli büyük.
Demirci Ailesi’nin en genç üyelerinden Zeki Emir Demirci, turizmin içinde doğup büyüdü. Şimdi ise Emirhan Otelleri’nin Yönetim Kurulu Üyeliğini ve İcra Kurulu Başkanlığı’nı yürütüyor. Emir Demirci ile Türk turizminin sorunlarına değindik. Önemli açıklamalarda bulunan Demirci, “Genç turizmciler önemli bir görev üstlendi. Türk turizmindeki boşlukları genç turizmciler dolduracak” dedi.
Genç bir turizmci olarak sizce Türkiye bundan sonra turizm için neler yapmalı? Hangi konulara öncelik vermeli?
Türk turizmi çok ciddi bir gelişim gösterdi ve bugünlere geldi. Bu süreçte ciddi otel yatırımları yapıldı. Artık turizm yatırımcılarının bundan sonra insana, çalışanlarına yatırım yapmalı. Kalifiye eleman konusunda çekilen sıkıntılar ortada. Kalifiye personelin standartlarının yükseltilerek hem mesleki bilincin hem de profesyonel kültürün arttırılmasına önem vermeliyiz. Alttan daha çok yönetici ve yeni beyinler ortaya çıkarabilmeliyiz. Personelin gelişim sürecini hızlandırarak kariyer planlarını daha erişilebilir platformlar üstüne kurmalıyız. Türkiye genelinde kariyer planlaması yapabilen ve yürütebilen tesis sayısı maalesef minimum değerlerde kalmaktadır. Kısacası önce insan.
Personel sıkıntısının en büyük nedenini sizce nedir?
Özellikle Antalya bölgesi personel açısından büyük sıkıntı yaşıyor. Antalya’nın sezonluk bir destinasyon olması bunun en büyük sebebidir. Spor turizmi ve alternatif Pazarlardaki ürün yelpazesini genişleten belli bölgelerde bu durum ise birkaç tesis bazında kırıldı. Ancak bu durumun genele, tüm Akdeniz sahilimize yayılması gerekiyor. Otellerin personeli elinde tutması için 12 açık kalması gerekiyor. Bunun için de gerek futbol gerekse golf gibi alternatif ürünlerin geliştirilmesi lazım.
Bölgesel olarak markalaşma çalışmaları hakkında ne düşünüyorsunuz?
Evet, bu konuda da eksikliklerimiz bulunuyor. Destinasyonun ve bölgenin markalaşmış olması gerekiyor. Yurtdışında, özelikle de kaynak Pazar ülkelerimizde çok sık bulunuyorum. 10 senedir aynı posterler, imajlar kullanılıyor, yenilikçi ve cezbedici bir markalaşma çalışması yok. Bölgesel markalaşma ise kültürel ve sosyal değerlerin ön plana çıkıp destinasyonun 12 aylık bir turizm bölgesi haline gelmesi için gereken çalışmalar yapılmalı, genel kapasitesinin üstünde farklılık yaratabilecek projeler, eventler, festivaller ile ancak gelişler 12 ay boyunca sağlanır. Ancak markalaşma için bölgelerin alt yapılarının eksiksiz olması şart. Bakın Antalya’nın bir tane havalimanı var ve kapasitesi doldu. 12 milyon turistin 16 milyona çıkartılması için kapasite büyümeli. Ya Antalya Havalimanı’nı büyütülmeli ya da bir tane daha havalimanı yapılmalı. Arıtma, Elektrik ve yollarımızda bulunan büyük sorunlar aşırı derecede büyümektedir, Burada Hükümete çok büyük bir rol düşüyor. Ayrıca alternatif ulaşım seçenekleri yaratmalıyız. Antalya’ya gelen turist sadece karayolu ile gideceği yere gidebilir. Karayolunun yanına hızlı treni de eklemeliyiz. 60 km’lik yolu 1 saat 20 dakikada alabiliyoruz. Çünkü karayolu artık kapasiteyi kaldıramıyor. Denizi ise günlük turlar dışında daha efektif kullanabileceğimiz mini limanlar yapılabilir bu aynı zamanda yerel ekonomilere de mikro düzeyde katkıda bulunacaktır.
Türkiye çok ciddi bir turizm zenginliğine sahip. Bu zenginlikten yararlanmak için öncelikle ne yapmalıyız?
Bizim en büyük eksikliğimiz tanıtmayı bilmememiz. Sadece Fuara gidip çanta kalem yaptırarak bu işin gelebileceği nokta bellidir. Bir diğer konu ise var olan turizm değerlerimizi korumayı bilmiyoruz. Bunlar acı gerçekler ama görünen köy kılavuz istemez. Side’ye gittiğiniz zaman 2000-3000 senelik tarihi eserlerin üzerinde yazılar yazılmış. Öncelikle elimizdekini korumayı bilmeliyiz. Sadece tarihi eserlerimiz değil, çevremizi, doğamızı, kültürümüzü korumalıyız. Tanıtım konusuna gelince evet yurt dışında tanıtımlar yapıyoruz ancak bunlar ne kadar yeterli. Turizmin sürdürülebilir olması demek gelecek nesillere sizin şu anda bulunduğunuzdan daha ileri düzeyde bir doğa, çevre koruma politikası bırakabilmektir, Alt ve üst yapı sorunlarını kesin sonuçlar alacak şekilde çözümlemektir. Denizi, doğayı çevreyi artan bir kalite standardına oturtup insan yaşam kalitesini yükseltmektir.
Emirhan Otelleri, futbol turizmi ile sunduğu hizmeti çeşitlendirmeyi başaran oteller arasında. Bunu başarmak zor oldu mu?2 futbol sahası ile futbol turizmine girdik. Herkes o zaman bu iş olmaz diyordu. Ancak biz şu an Çin, Kore ve Japonya Almaya, İsviçre, Avusturya, gibi farklı ülkelerden futbol takımları ağırlıyoruz. Bunu nasıl başardığımıza gelirsek; tek tek bu ülkelere gittik ziyaretlerde bulunduk. Pazarlama materyalinden çok bağlılığımızı, profesyonelliğimizi ve işimize olan aşkımızı götürerek kendimizi anlattık. Sunduğumuz hizmeti anlattık. Sadece kataloglarımızı da gönderebilirdik ancak biz kendimiz giderek kendimizi bizzat anlattık. Böylece bu işte ne kadar ciddi olduğumuz gösterdik. Birebir yaptığınız farklı çalışmaları ve ürünleri tanıtmalısınız. hizmetimizi çeşitlendirmelisiniz. Kendisini çeşitlendiremeyen bölgeler sezonluk kalmaya mahkumdurlar. Özellikle alt yapısı zayıf olan bölgeler kış aylarında kapatmak zorunda kalıyorlar, inanın Antalya bölgesi coğrafik olarak bulunmaz bir yer, dağlar, göller, deniz, nehirler, ormanlar, yapılabilecek sınırsız aktivite ve geliştirilebilir çok Pazar var. Zor oldu mu? Kısmına gelirsek, evet zor oldu, ama güzel oldu, herhangi bir STK ya da devlet kurumu desteği olmadan kışın aktarma uçuşlar ile takım çekmek çok zor oldu. Biz otelciler ve birkaç operatör olarak tesislerimizi açık tutsak bile, bu bölgenin 365 gün 7/24 rahat ulaşıma açık olmamasından dolayı kaynaklanan kısıtlamalar ile bu iş zor olmaya devam edecek.
Otellerin ve turizm bölgelerinin de kış aylarında hizmet vermeye hazır olması şart değil mi?
Tabi ki. Örneğin Side’de bir inşaat varsa turistin yürüyeceği yollar hemen kayboluyor. Alt yapı çok önemli bir konu. Kış aylarında turist gelecekse çalışmalarımızı ona göre yapmalıyız.
Bir otelin açık olması için otelin hizmet alması gerekli, elektrik, su, yol, arıtma, temizlik olmaz ise turizm olmaz. Son 1-2 aydır yaşadığımız kötü ve gerçekten olmaması gereken arıtma olayları yaşandı, yabancı basında tüm bölgenin imajı inanılmaz derecede zedelendi ve bizim sektörümüzü diplomasi masasında savunması gereken merciler sessiz kaldılar, kısacası yapılan haberlerin gerçek olduğunu doğrulamış oldular sessizlikleri ile. Yapılan inşaat çalışmalarına bakarsanız bazı bölgelerimizde inanılmaz bir düzensizlik ve pislik çevreye kış aylarında hakim oluyor, kısacası bölgeleri yatırıma açmadan önce altyapı hazırlıklarının eksiksiz tamamlanmış olması gereklidir.
Her sene birçok ülke geziyorsunuz. Hiç yurt dışında görüp keşke Türkiye’de de olsa dediğiniz bir konu var mı?
Çevre çok önemli bir unsur. Çevre planlaması bizim en zayıf noktalarımızdan biri. 12 ay düzenli ve temiz bir çevreye ihtiyacımız var. Ayrıca insanlar otellerinden çıktığı zaman iyi bir yönlendirme ile şehir merkezlerine ulaşmalı. Örneğin Lara’da insanlar bisikletleri ile şehir merkezine kadar gidebilmeli. Bunun için bisiklet yoluna ve yönlendirmeye ihtiyacı var. İnsanlar sadece bisikletle otelden şehir merkezine değil farklı ulaşım araçları ile Antalya’dan Pamukkale’ye de gidebilmeli. Antalya’ya gelen bir turist tur firması olmadan Pamukkale’ye gidemez. Çünkü bilgilendirme ve yönlendirme yok. Başka bir noktaya daha değineceğim. Turizmimiz kültürel ve sosyal faaliyetler ile desteklenmesi lazım. 640 km sahilimiz var ancak sahilde iki aktivite dışında aktivite bulamazsınız. İnsanlara yaşam sunmalıyız.
Genç turizmcilerimizin turizmimizdeki etkinliği artmaya başladı. Genç turizmcilerin turizmimizdeki rolü ne olacak?
Büyüklerimiz Türk turizmini dünya standartlarına taşıdı. Turizmci büyüklerimiz gerçekten zorlu bir iş başararak Türkiye’yi turizmde önemli bir noktaya getirdi. Ama genç turizmcilerin yapması gerekenler de çok önemli. Devraldığımız milli servetlerimizi ve tesislerimizi en iyi şekilde değerlendirmeli ve bayrağı daha ileri taşımalıyız. Sorumluluk büyük, hem bürokratik olarak yapmamız gereken atılımlar hem de sektör olarak gerçekleştirmemiz gereken ciddi konsorsiyumlar var. Markalaşma ve Kamu-Özel sektör ortak çalışmaları bunlardan sadece bazıları.
Tatil yapan jenerasyon da bir değişim içinde. Bu değişim otelciliği ve turizmi nasıl etkileyecek?
Önceden oteller oda satardı. Artık oteller yaşam ve duygu satıyor. Yapmayanlar da artık buna dönecek. Yaşam tarzı sunmamız gerekiyor. İnsanlar artık daha detaylı ve daha rahat ama daha profesyonel hizmet istiyor. Milenials çağı jenerasyonu yani 1980 sonrasında doğanlar daha farklılar. 80 öncesi jenerasyon üreten jenerasyondu. 80 sonrası doğanlarda üretiyor ancak onlar daha farklılar. Onlar Iphone ile doğup Ipad ile büyüyorlar. Onlar için Londra’dan Tokyo’ya uçmak zor değil. Onlar için dünya çok küçük. Çünkü ne yapacaklarını çok iyi biliyorlar. Bu durumdan dolayı farklı bir jenerasyon ile karşı karşıyayız. Otellerin ve destinasyonların buna hazırlıklı olması gerekiyor. Starwood grubun yaklaşık 6 sene önce başlatmış olduğu W Hotels & Resorts konsepti tamamen Millenials jenerasyonunu hedeflemektedir.
İlgili Haberler

M.I.C.E sektörü gün sayıyor
İstanbul, kongre, toplantı ve etkinlik sektörünün en önemli buluşmalarından biri olan ACE of M.I.C.E Fuarı'na 26 - 28 Şubat tarihlerinde ev sahipliği...

Beklenen Schengen müjdesi geldi
Avrupa Birliği Bakanı Volkan Bozkır, Schengen Anlaşması'na ev sahipliği yapan Lüksemburg'da vizeyle ilgili beklenen haberi verdi.Sabah Gazetesi'nden...

Zeytinburnu'da 9/16 depremi şok yarattı
Mahkemenin İstanbul'un silüetini bozduğu gerekçesiyle traşlanmasına karar verdiği Zeytinburnu'ndaki 19/9 kuleleri traşlanmadı. Kararı uygulamayan Zeytinburnu...

Şehirlere değer katan şeyler üretmeliyiz
Şehirlere değer katan projeler üretmek gerektiğini söyleyen Jolly Tur Yönetim Kurulu Başkanı Mete Vardar, "Daha çok otellerde tanıtım yapıyoruz. Ancak...

Türkiye birinciliği kimseye kaptırmadı
Türkiye Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın verilerine göre bu yılın ilk dokuz aylık döneminde Rusya'dan gelen turist sayısı geçen yılın aynı dönemine...

Turizmciler 300 milyon genç turistin peşinde
Türkiye, 2013 yılında 8.5 milyon genç turisti ağırladı. Dünyada 320 milyar dolar gelir bırakan genç turistlerin yüzde 75’i Türkiye’de 500 Euro üzerinde...
