Turizm Haberleri
TT29 Eylül 2026 Salı
TT29 Eylül 2026 Salı
Tourism Today haber arşivi 2014

İşte Türkiye’nin yeni logosu

5 dk okuma

TİM “Türkiye Markası” lansmanı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla İstanbul’da gerçekleştirildi. Çırağan Sarayı’nda gerçekleştirilen TİM “Türkiye Markası” lansmanına, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi, Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, spor camiasından Fatih Terim, işadamı Ali Ağaoğlu ve çok sayıda davetli katıldı. Lansmandan ilk olarak tanıtım filmi gösterildi.

Toplantıda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yeni tasarımın Türkiye’ye mal olacağını söyledi. Erdoğan bugün de Yeni Türk Lirası gibi önemli bir başka logonun Türkiye ve dünyaya tanıtıldığını vurgulayarak, “İnşallah bugünden itibaren Türkiye’de üretilen ürünlerin artık üzerinde ‘made in Turkey’ damgası yerine bu logo olacak. Dünyanın neresinde olursa olsun bu logoyu görenler o ürünün Türkiye’den ihraç edildiğini anlayacak. Logo ile birlikte kullanılan ‘Discover the potential’ ibaresinin de dikkatle seçildiğini düşünüyorum. Potansiyel kelimesi yerine güç kelimesinin kullanılmasının daha uygun olacağını düşünüyorum. Yani gücü keşfet. İnşallah bugünden itibaren Türkiye ve Türkiye ürünlerinin bu logo ve gücü keşfet sloganı ile tanıtıyor olacağız” şeklinde konuştu.

‘GÜCÜ KEŞFET’

Yeni logo ve slogana eleştiriler gelebileceğini de söyleyen Erdoğan, “Bu logo ve sloganın yaygınlaşmasında uluslararası markalarımıza da önem düşüyor. Kültür ve Turizm Bakanlığımızın artık uluslararası bir marka olan Türkiye’yi bu logo ile tanıtmasını bekliyoruz. THY gibi büyük bir markanın da bu logoya sahip çıkıp dünyanın birçok yerine taşıyacağına inanıyorum. Barcelona ve Real Madrid’i taşıyabilirsin ama önemli olan bu. Bu yeni logo ve sloganı yeni Türkiye’nin özgüven simgesi olarak görüyorum. Bu tasarım ve ‘gücü keşfet’ sloganı yeni Türkiye’nin özgüveninin simgesidir” ifadelerini kulandı.

“MEVCUT MARKALARIMIZ ARTIK BİZE YETMİYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında “markalaşma” vurgusu yaparak, “Mevcut markalarımız artık bize yetmiyor. Dünya pazarında kendisine yer bulan markalarımızla gurur duyuyoruz ama bunları sayıca yetersiz görüyoruz. İstikrarlı şeklide büyürken artık enerjimizin büyük kısmını bu marka konusuna ayırmamız gerekiyor. Yeni markalar üretecek güce ziyadesiyle sahibiz. Eğer fikir derseniz Allah’a hamdolsun parlak fikirlere sahip bir neslimiz var. Girişim ruhu diyorsak dünyanın her yerine ulaşabilen dinamik girişimcilerimiz var. Teşvik konusunda eskisine oranla çok daha güçlü bir konumdayız” değerlendirmesine bulundu.

İŞADAMLARINA IPHONE ÖRNEĞİ

Konuşmasında ilginç bir örnek de veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Geçtiğimiz hafta BM Genel Kurulu’na gittik. Konakladığımız otelin bulunduğu 5. Cadde denilen o bulvarda dünyanın birçok ülkesinin büyük markalarını görüyorsunuz. Aynı caddede dünyaca tanınmış bir teknoloji markasının da mağazası var. Bizim toplantılardan dolayı görme fırsatımız olmadı. Arkadaşlarımız aktardılar. O teknoloji mağazası 24 saat açık. Normalde saat 22.00’de kapanıyor ama o 24 saat açık. 24 saat boyunca yeni telefonu satın almak için kuyruk oluşuyor. İnsanlar o marka telefonun yeni modelini alabilmek için saatlerce kuyrukta bekliyor. Bu marka her yıl yeni model çıkardığı halde, modeller arasında büyük farklılıklar da yok, markanın sahip olduğu güç, tanınmışlık sayesinde mağazaları önünde bu uzun kuyrukları oluşturabiliyorlar. Aslında satılan telefon değil, o telefonun markası. ‘Bak yenisini aldım’ bu. ABD ekonomisine baktığınızda ekonomiyi ayakta tutan gücün bu ve buna benzer markalar olduğunu görüyorsunuz. Japonya, Kore, Almanya, İngiltere aynı şekilde. Küresel markaları sayesinde istikrarlı büyüyorlar. Türkiye geçmişte yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen böyle küresel markalar oluşturmayı başardı. O markalarımızı da bir kez daha tebrik ediyorum. Avrupa’da güçlü markalarımız var ama bunu dünyaya da yaymamız gerekiyor. Bunlar bir elin parmakları kadar ama bu yetmez. Bizim ufukları zorlayan potansiyelimiz ile denk düşecek yeni markalar üretmemiz lazım. Bunu da yapacağımıza inanıyorum”

“KARAMSARLIĞA DÜŞMEYİN”

Türkiye’nin 2023 hedeflerini yakalayacağını söyleyen Erdoğan, “Asla umudunuz kaybolmasın, yılgınlığa düşmeyin, yapılan karamsar açıklamalara itibar etmeyin. 2023 hedeflerini ulaşılamaz görenlerin açıklamaları sizleri asla karamsarlığa sevk etmesin. Hatırlayın 2002 yılında milli gelirimiz 230 milyar dolarken 2013’te bunun 820 milyar dolara çıkacağı söylenseydi kim inanırdı. Ne oldu 2013 sonunda 820 milyar dolara ulaştı. 2013 yılında yüzde 4 ile dünyada en hızlı büyüyen ülkeler arasındayız. 2014’te de büyüme devam edecek. İşte Avrupa’da en güçlü ekonomi Almanya 0.8 büyümüş. Bizim yıl sonu hedefimiz inşallah yüzde 4. İhracat 157 milyar dolara ulaştı ve rekor kırıldı. Bu büyük başarı için de ben sizleri kutluyorum. Bunlar devletçi bir mantıkla olmadı. Bunlar özel sektörün önü açılmak suretiyle oldu. Devletçi mantık devam etse bunu başaramazdık” dedi.

“TÜRKİYE EKONOMİSİ DE DIŞ POLİTİKASI DA HİÇ OLMADIĞI KADAR GÜÇLÜ”

Cumhurbaşkanı olarak içeride ve dışarıda yaşanan gelişmeleri yakından takip ettiğini kaydeden Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye ekonomisi de dış politikası da hiç olmadığı kadar güçlü, hiç olmadığı kadar sağlam ve istikrarlı şekilde ilerliyor. Uluslararası medyadan bazıları çıkıyor afaki yorumlar yapıyor. İnanın karanlık bir algı operasyonunun parçası olarak bunu yapıyorlar. Aynı şekilde bazı kredi derecelendirme kuruluşları var. Bunların kimler olduğunu işadamı arkadaşları bilirler. Batmakta olan ülkelerin notunu bakıyorsunuz 6 not birden yükseltiyor, Türkiye gibi büyüyen bir ekonomi hakkında olumsuz yorum yapıyor. İnsaf yahu. Edep denilen bir şey var. Ya ekonomi bilmiyor bunlar, ya bilimden haberi yok. Veyahut da bu alanda çıkar bile değiller siyasi bir karar veriyorlar. Bunun adı algı operasyonudur. Kendilerine verilen bir vazife var, bunu yapıyorlar ve Türkiye’yi güya dünyada küçük gösterecekler. Biz bu seviyelere ulusal ya da uluslararası bazı medya kuruluşlarının, bazı kredi derecelendirme kuruluşlarının üfürmeleriyle gelmedik. Biz bu seviyelere işçimizin, çiftçimizin, sanayicimizin gayretleriyle geldik. Bundan sonra da manşetlerle değil, afaki yorumlarla değil emekle, gayretle, alın teriyle geleceğe yürüyeceğiz.”

TURİZM BAKANI ÖMER ÇELİK

Türkiye’nin ekonomik açıdan büyürken dünyanın her yerindeki mazlumlara da el uzatabildiğini vurgulayan Erdoğan, “2013 yılında milli gelirimizin binde 23’ünü insani yardımlara ayırdık. Bu oranlarla dünyanın en cömert ülkesi olduk. Acil yardımlarda şu anda ABD ve İngiltere’den sonra dünyada 3. sıradayız. Artık alan el değiliz, biz veren eliz. Kriz bölgelerinden vatandaşlarını tahliye edebilen, rehinelerini başarılı operasyonlarla kurtarabilen bir Türkiye var. 1.5 milyona yakın insanı kabul eden, sınırlarını açan onlara gıda barınak temin edebilen bir Türkiye var. Bu vatandaşlarımız arasında bazı olumsuz yaklaşımlar meydana getiriyor olabilir ama şunu unutmayalım biz insanız. Biz öyle bir ecdadın torunlarıyız ki hep darda kalanın yanında olduk. Sadece bu topraklarda değil Hint yarım adasına kadar mazlumlar için donanma gönderen bir ecdadın torunlarıyız. Bu insanlar ölümden kaçıyorlar. Bombalar yağıyor bu insanlara. Biz sadece Türkiye olarak 1.5 milyon insanı kabul ederken batı 130 bin insan kabul etti. Onu da çok insan geldi diye dertlenip duruyorlar” dedi.

Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik de, “Hakikaten coğrafya kaderdir. Fakat bazı milletler bu kaderi içe kapanmak, milletlerinin ve devletlerinin enerjisini heba etmek üzere kullanırlar. Bazı devletler ise vizyonel misyonlara sahip olduklarından bunu daha çok gelişmek ve ileriye gitmek için kullanırlar. Burada en önemli mesele Türkiye markasından ne anlamamız gerektiğidir. Türkiye markasından ne anlaşılması gerektiği, çok uzun yıllar boyunca Türkiye’de kimlik krizlerinin ve siyasi krizlerin kurbanı oldu. Dolayısıyla kültürümüze ait sadece tek bir boyut öne çıkartılmış oldu. Bu da her zaman Türkiye’nin dışarıya tanıtılmasında eksiklik getirdi. Halbuki Türkiye bugün çok boyutlu entegre ve bütünsel bir şekilde tanıtılacak imkanlara sahiptir. Türkiye bir dış politika ve demokrasi markasıdır. Türkiye bir turizm, ekonomi ve küresel bir markadır. Tüm bu bileşenlerle birlikte Türkiye’nin tanıtılması, bu marka hikayesinin daha doğru anlatılmasını sağlayacaktır. Biz kültür dediğimiz de sadece sanat meselesini anlamamalıyız. Devlet hayatı da gündelik hayatta ekonomi hayatı da kültürdür. Kültür bir milletin hikayesinin anlatılmasıdır” ifadelerini kullandı.

KategoriGüncel
Etiketlerİstanbul
Bu haberi paylaş

İlgili Haberler

Tourism Today haber arşivi 2014
Güncel

Savaşın adı bile turizmi etkiliyor

Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB), savaş lafının geçmesinin bile turizmi olumsuz etkileyeceğini belirtti.AKTOB'un geleneksel aylık...