Yaşar Üniversitesi İşletme Bölüm Başkanı Prof. Dr. İge Pırnar, kriz dönemlerinde turizm sektörüne katkı verebilecek uygulamaların; iç turizme yoğunlaşma, Japonya’daki gibi bölgesel turizm modeli, stratejik ortaklıklar ve alternatif turizm olduğunu belirterek, Türk turizminde yaşanan kayıpları azaltmanın yollarını anlattı. Pırnar, “Japonya modeli, belirli tarihlerde ve tatillerde yığılma ve talep yoğunluğu yaşanan durumlarda talebi daha uzun bir döneme yaymaya yardımcı olacaktır. Ülkemizde, örneğin, okullar tatildeyken belli bölgelerde hem doluluk hem de fiyat tavan noktaya ulaşıyor. Ancak bu dönemden sonra fiyatlar ve doluluk oranları çok düşüyor. Japon modeli gelirlerin ve karlılığın uzun süreye yayılarak artmasını sağlıyor. Bu modelde, Japonya’da tatiller bölgelere göre farklı tarihlerde yapılmakta, böylece turizm sektörüne olan talep belirli zamanlara kıyasla çok daha uzun süre canlı tutuluyor. Japon turizm modelinde öğrencilerin 15 günlük yarıyıl tatilinin başlangıcı farklı bölgelere göre değişiyor ve toplamda 2 aya yayılıyor. Bu bağlamda Japon öğrencilerin tatil süresinde ülkelerinin farklı bir bölgesinde konaklamaları, tatil yapmaları ve gezmeleri hem kültürel birikimlerini artırıyor, hem ülkelerini tanımaya yardımcı oluyor, hem de turizm sezonunun uzatılmasını sağlıyor” dedi.
“Eski yanlışlardan dönülmeli”
Kayıpları azaltmak noktasında, Avrupa ve bilhassa olumlu sinyaller alınan ve rezervasyonları yenilenen Rusya pazarında hali hazırda yapılan çalışmaların oldukça önemli olduğunu kaydeden Pırnar, “Yerli turistte de eski yanlışlardan dönülmesi, yurt içi pazara yurt dışına göre farklı fiyat uygulanmaması, promosyon ve benzeri çabalarda yurt içi pazarın öneminin anlaşılması gerekiyor” diye konuştu.
9.4 milyar dolar gelir kaybı
2016 sezonunu krizle geçiren Türkiye, bir önceki yıla göre, 10 milyon turist, 9.4 milyar dolar da gelir kaybetti. Prof. Dr. İge Pırnar, Türkiye turizminin, rekabette de 9 basamak gerilediğini ve 2015’de dünyada 6. olduğu sıralamayı büyük bir düşüşle 15. sırada kapattığını kaydetti. İge Pırnar, göstergelere göre Türkiye’nin 2017 sezonunda da turizm talebinde ve gelirlerinde eski istatistikleri yakalamada zorlanacağını ifade etti.
Potansiyel vaat eden pazarlar
Düşüş yaşanan Rusya pazarında bu yaza yönelik rezervasyon artışları yaşandığını hatırlatan Prof. Dr. Pırnar, “Kayıpları azaltmak noktasında, Avrupa ve bilhassa olumlu sinyaller alınan ve rezervasyonları yenilenen Rusya pazarında hali hazırda yapılan çalışmalar oldukça önemli. Yine yeni pazarlara yönelmek, 2016’da genel anlamda düşüş gösteren pazarlara rağmen artış kaydedilen Ukrayna, İsrail, Litvanya ve KKTC gibi potansiyel vaat eden pazarlara önem vermek akıllı stratejiler arasında” ifadelerine yer verdi.
İç turizmde Çeşme örnek olsun
En önemli konulardan birinin iç turizme yönelmek olduğunu vurgulayan İge Pırnar, sözlerini şöyle sürdürdü: “Eski yanlışlardan dönülmesi, yurt içi pazara yurt dışına göre farklı fiyat uygulanmaması, erken rezervasyonu özendirme, promosyon ve benzeri çabalarla yurt içi pazarın öneminin anlaşılması doluluk oranlarına katkı sağlayacaktır. Aynı zamanda 2016’da 8 milyon kişiyi bulan yurt dışı çıkışların bir kısmını yurt içine çevirmekte de yardımcı olacaktır. Hatta Alaçatı ve Çeşme’de, uzun yıllardır hedeflenen iç turizm sayesinde doluluk oranlarının genel anlamda ortalamada seyretmesi ve bazı otellerin doluluk oranlarının krizde daha az etkilenmesi belki de bu konuya en iyi örnek. Aslında yıllardır tartıştığımız, müze girişinde ya da bir restoranda yerli turiste farklı yabancı turiste farklı fiyat uygulamasının açık açık yapılması ne kadar yanlışsa ve etik değilse, bir konaklama tesisinde de yabancı turiste ucuz yerli turiste daha pahalı fiyat uygulaması da bir o kadar yanlış. Bu yanlışlardan dönmek bile sektöre hareket getirecektir.”
Stratejik ortaklık önerisi
Kriz dönemini atlatmaya yardımcı olabilecek önerilerden birinin de resmi olmayan, belirli olumlu amaçlara ulaşmak için şirket veya tarafların birleşmesi ile oluşturulan stratejik ortaklıkların artırılması olduğunu ifade eden İge Pırnar, “Bu bağlamda stratejik ortaklıkların başlıca uygulama alanları; ortak pazarlama, reklam, satış ve/veya dağıtım, marka ortaklığı, pazar geliştirme ve uluslararasılaşma, teknolojik lisans ve transfer, bilgi paylaşımı, Ar-Ge anlaşmaları, süreç iyileştirmeleri, dış kaynak fırsatlarının oluşturulması, bölgesel ortaklık, yatırım ortaklıkları, tedarik ve satın almalarda işbirliği ve kaynak yönetimi ile sürdürülebilirlik” diyerek, bilhassa kriz durumunda firmalara büyük fayda sağlayabildiğini söyledi.
Turizm çeşitliliği vurgusu
Turizminin en önemli çıkış noktası olan turizm alanlarında çeşitlendirmeye gidilmesinin, her zaman olduğu gibi kriz döneminin de vazgeçilmez konusu olduğunu belirten Pırnar, şöyle konuştu: “Turizm, mutlaka 12 aya yayılmalıdır. Bu konuda, termal, kültür, sağlık, eğitim, inanç, yatçılık, spor, gastronomi, yavaş turizm, macera turizmi, dizi ve film turizmi ve sürdürülebilir ekoturizm, en güçlü potansiyeli olan dallar olarak ortaya çıkıyor. Ülkemizde son yıllarda güzel örnekleri olsa da daha da yaygınlaştırılmalı.”
İlgili Haberler

Cumhurbaşkanı Erdoğan, külliyede turizmcilerle buluşacak
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara Beştepe’de yer alan Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde turizmcilerle buluşacak.

Turist sayımız 25 milyon’a düştü
2016 yılı Aralık ayında Türkiye'yi ziyaret eden yabancı sayısı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 11,10 azalış gösterdi.

TÜİK, Türkiye’nin 2016 yılı turizm gelir kaybını açıkladı
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2016 yılı dördüncü çeyrek (Ekim-Aralık) ve yıllık 'Turizm İstatistikleri'ni açıkladı.

Avrupalı turist, Türkiye’den vazgeçmedi
Egeli turizmciler, Türkiye’nin en büyük turizm fuarı olan EMITT’ten olumlu izlenimlerle döndü.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan gurbetçilere çağrı “Komşunu al gel”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yurt dışında yaşayan vatandaşlara çağrı yaparak “Yurt dışındaki vatandaşlarımıza yönelik olarak ‘Komşunu al gel’ kampanyasını başlatıyoruz" dedi.

İşte Antalya’da ikamet eden yabancı sayısı
Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) 2016 nüfus tespit sonuçlarına göre Antalya’nın nüfusu 2016 yılında önceki yıla göre yüzde 1,75 aratarak 2 milyon 328 bin 555’e ulaştı.
