Turizm Haberleri
TT27 Haziran 2026 Cumartesi
TT27 Haziran 2026 Cumartesi
Kadın müşterilere ‘canım-balım' diyen restoran müdürü tazminatsız kovuldu

Kadın müşterilere ‘canım-balım' diyen restoran müdürü tazminatsız kovuldu

2 dk okuma

Kadın müşterilere, "canım, balım, bekar mısın?" diye asılan restoran müdürü tazminatsız kapı önüne konuldu. Yıllar süren davada son noktayı koyan Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, İş Mahkemesi'nin kararını onadı.

Bir restoranda müdürlük yapan kişi, iddiaya göre çalışma arkadaşlarına ve kadın müşterilerine ‘Canım, balım' diyerek rahatsızlık verdi. İşletmenin huzurunun bozulduğunu fark eden restoran sahibi, müdürü kapı önüne koydu. İş Mahkemesi'nin kapısını çalan S.M., ‘Canım-balım' gibi sözler söylediği iddia edilerek tacizle suçlandığını, ancak hiçbir müşteri ile böyle bir konuşmanın geçmediğini, işyerinde çalışan arkadaşlar arasında dinlenme alanında geçen sohbetlerden alınarak suçlu duruma düşürülmeye çalışıldığını öne sürdü.

Sözlü savunma yaptığını fakat yazılı savunmasının alınmadığını ileri sürerek Sosyal Güvenlik Kurumu'na (46) kod numarası ile bildirilen işten çıkarılma sebebinin düzeltilmesini talep etti. Davalı işletme sahibi ise davacının yeme içme sektöründe faaliyet gösteren restoran müdürü olarak çalıştığını, işyerine uygun olmayan davranış ve beyanları ile çalışma ortamında rahatsızlıklara sebebiyet vererek iş akışını aksatması nedeniyle iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 25/II-(e) hükmü uyarınca haklı nedenle feshedildiğini dile getirdi. İşyerinin üç ayrı çalışanı tarafından yapılan bildirimlerde işçinin çalışma arkadaşlarına "aşkım, canım" gibi sözler sarf ettiğini, fiziksel temasta bulunmak suretiyle kendi eli ile içecek içirmeye çalıştığını, restorana gelen bir kısım müşteriler hakkında "evlilik düşünürler mi?" diye uygunsuz sözler sarf ettiğinin belirlendiğini kaydetti.

Davalı işletmeci, "Çalışanların işyerine ziyarete gelen yakınları ile ilgili ‘bekar mı?' ‘bana ayarlar mısın?' şeklinde rahatsızlık verici tarzda konuştuğu, ikaz edildiği hâlde konuşmalarını sürdürdüğü, davacının davranışlarının doğruluk ve bağlılığa uymadığını, muhatabını rahatsız edecek nitelikte olduğunu tespit ettik. Çalışanların şikâyetlerinin yazılı tutanak altına alındığını ve davacıdan savunmasının istendiğini, davacının savunma talebine ilişkin bildirimi imzalamaktan imtina ettiğini, bunun üzerine iş sözleşmesinin 4857 sayılı Kanun'un 25/II-(e) hükmü uyarınca haklı nedenle feshine karar verildiğini düşünüyoruz" dedi.

İş Mahkemesi; davacının, davalı işveren tarafından SGK'ya gösterilen işten çıkış kodunun değiştirilmesini talep ettiği, dinlenen tanık beyanları ile sabit olduğu üzere davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verdi. Karar istinafa taşındı. Bölge Adliye Mahkemesi, itirazı geri çevirdi. Karar temyiz edilince devreye Yargıtay 9. Hukuk Dairesi girdi. Kararda, "Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı asıl tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. İlk derece mahkemesinin kararının onanmasına oy birliği ile karar verilmiştir" denildi.

KategoriGüncel
Bu haberi paylaş