Trabzon, ‘Kültür ve Turizm Bölge Çalıştayı’na evsahipliği yaptı. Çalıştaya katılan Kültür ve Turizm Bakanı Mahir Ünal, Maliye Bakanı Naci Ağbal, Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu, turizm sektörünün önemine vurgu yaptı.
“Turizm bizim can damarımız”
Yoğun katılımın gerçekleştiği çalıştayda konuşan Maliye Bakanı Naci Ağbal, turizm sektörünün Türkiye ekonomisi için son derece önemli olduğunun altını çizdi. Bakan Ağbal, “Dış ticaret, istihdam ve yarattığı katma değer bakımından ekonomiye önemli katkıları olan bir sektör. Hükümetlerimiz döneminde önemli ivme yakalandı. Turizm sektörü bizim can damarımız. Turizmi her bakımdan geliştirmemiz diğer sektörleri geliştirme anlamına geliyor. Yaklaşık 1 milyon insanımız turizm sektöründen ekmek yiyor. Diğerlerini de eklediğimizde toplam istihdamın yüzde 13’ü turizm sektöründen geliyor. Turizm sektörü, işsizlik oranlarının aşağı çekilmesi ve istihdamın artırılması bakamından da son derece önemli. Dış ticaret açığı veren bir ülkeyiz. Bu nedenle cari işlemler açığımızı aşağı çekmede turizm sektörü önemli bir görev üstlenmiş durumda. 2015 yılı için cari açığın yüzde 63’ünü turizm gelirlerinden finanse ediyoruz” diye konuştu.
Düşük ve orta gelirli turist
“Rekabet avantajımızı düşük fiyata dayalı olarak sürdürmeliyiz” diyen Bakan Ağbal, “Düşük ve orta gelirli turistlerin ziyaret ettiği ülkeyiz. Turist başına gelirimiz 750 dolar civarında. Önümüzdeki dönemde mutlaka kişi başına düşen turizm gelirini artırmamız lazım. Turizmde mevcut bilinen klasik turistik sektörlerle değil yeni alt sektörlerle payımızı büyütmeliyiz. Daha fazla gelir bırakan sağlık, kış, yat, kongre turizmine ağırlık vermemiz gerekiyor. 2016 yılı için yapılan tahminlerde hem turist sayısında hem turizm gelirinde bir miktar azalma bekliyoruz. Hükümet olarak turizm sektörünün karşılaşacağı sorunlarla ilgili gereken tedbirleri aldık. Yeter ki turizm sektörü ayakta kalsın, duraklayan büyüme ivmesini tekrar yakalayıp 2023 hedeflerine ulaşmada yeni bir ivme kazansın” şeklinde konuştu.
“Spor turizmi alanlarını geliştirmeliyiz”
Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç ise, spor turizmi alanlarının geliştirilmesi, geleneksel sporlarla ilgili yatırımların artırılması konusunda bakanlığı üzerine düşen çalışmaların yapıldığını belirterek, “Gençlerimizin kaynaşma ve kendilerini geliştirme açısından kullanacağı en önemli unsurlardan biri spordur. Dün Şanlıurfa’daydım. Bölgedeki gençlerimiz çok heyecanlılar. Bir araya gelip birlikte bir şeyler yapabilmek için heyecan duyuyorlar. Bu yaz 750’yi aşkın basketbol, voleybol ve futbol sahası inşa ettik. Ebeveynler çocuklarının nerede vakit geçirdiklerini bilmiyorlar, huzursuz oluyorlar. Tesisi yapmak yeterli değildir. Tesisin içini dolduracaksınız. Tesisleşme hamlesini sürdüreceğiz ve insanlarımızın her yaştan spor yapma olanaklarını geliştireceğiz” dedi.
“Yaylalarda kaçağa izin yok”
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu ise, “Türkiye’yi istikametinden koparmaya çalışan gelişmeleri izliyoruz. 78 milyon bu konudaki hassasiyetimizi ortaya koyarken, ülkemizin geleceğine ait esas konumuza ait esas yapmamız gerekenleri ihmal etmeden yolumuza devam ediyoruz. Bugüne kadar Karadeniz’de yapılması gereken ve ‘bunlar neyi bekliyorlar’ diye dertlendiğimiz meselelerin her biri, ince detaylarla çalışılmış. Bu bölgenin medeniyeti büyük avantaj. 4-5 bin yıllık büyük medeniyet mirası var. Körfez ülkelerinden 400-500 bin turist geliyor. Bunların rahat şekilde burada dolaşmasını sağlayacak imkanları geliştirmeliyiz. Belki seçmenlerimiz bize kızacak ama bu riski almak zorundayız. Ama belki yarın bize dua edecekler. 2016 yılında Trabzon’da hiçbir yaylada kaçak yapılan yayla evi olmayacak. Yapıldığı anda da yıkılacak. Bu kararlılığı ortaya koymazsak, siyasiler olarak bu riski bürokrasi ile paylaşıp adımlar atmazsak geleceğimizin nereye gideceği belli değil” ifadelerini kullandı.
Kara propaganda
Kültür ve Turizm Bakanı Mahir Ünal da Türkiye'nin turizmden 36 milyar dolar gibi bir hacmi büyük oranda deniz, kum ve güneş turizminden sağladığına dikkat çekerek “Bunun içine biz maalesef kültür ekonomisiyle turizmi birleştirerek 69 uygarlığa ev sahipliği yapmış büyük bir kültür hazinesini henüz üretim yeteneği açısından dönüştüremedik. Destinasyon, ürün çeşitliliği ve pazar açısından son derece şanslıyız. Bizim dezavantajlarımız neler. Maalesef Türkiye’nin algısı ve imajına yönelik yürütülen kara propaganda. 2013’te Gezi olaylarıyla başlayan süreci çok iyi anlamak gerekiyor. Geçtiğimiz günlerde hızlı şekilde Hollanda, Almanya ve İspanya’da turizm fuarlarına katıldım. Gördüğümüz şey şu, birileri son derece bilinçli şekilde Türkiye algısı ve imajı üzerinde son 3 yıldır operasyon yürütüyor. Yani bunu Sultanahmet patlamasıyla veya uçak düşürülmesiyle ilişkilendirmek doğru olmaz. İspanya’da bakanlar düzeyinde toplantıda, İspanyol temsilcilerle görüştüm. ‘Plajlarınızda bombalar patlıyor ama turizminizi yukarı çekmeyi nasıl başardınız?’ diye sordum. Bana söylediği şey şu; ETA her eylem yaptığında biz üniversitemiz, siyasetçilerimiz, medya organlarımız, sivil toplum örgütlerimiz tek yürek, tek ses olduk. Hep birlikte tepki verdik. Sonra ben içimden döndüm, canım ülkeme baktım. Düşünebiliyor musunuz? Şu anda Rusya Suriye’de fiili olarak savaşıyor, İran fiili olarak savaşıyor. Esed diye bir katil 400 bin kişiyi katletti. Dünya buna ses çıkaramıyor. Ama benim ülkemde sadece 2 ilçede teröre karşı yürüttüğümüz meşru mücadeleyi dünyaya, ‘Türkiye iç savaşın eşiğinde’ diye birileri yansıtıyorsa, eğer birileri 400 bin kişiyi katleden bir katili mağdur durumuna getiriyor, 2.5 milyon insana kucağını açmış, mağdura mazluma kucağını açmış, yüzde 52 oyla seçilmiş meşru ve bu ülkeyi 13 yıldır taşıyan liderimize ‘diktatör bozuntusu’ deme cesaretini gösteriyorsa bunda bir sorun vardır. Birileri bu ülkenin üzerine bir oyun oynuyor demektir" dedi.
Paralel yapı
“Oyun teorisinde temel yaklaşım vardır; çevrenizde ne olup bittiğini bilmiyorsanız oyun sizin üzerinize dönüyor demektir” diyen Bakan Ünal, "Öncelikle çevremizde ne olup bittiği bileceğiz. 10 bin kilometre öteden gelip bölgede yeni sınırlar çizmeye çalışan, yeni düzenler kurmaya çalışanlar, bizi bir taraftan yeni kurulacak düzenin dışında tutmaya çalışırken bir taraftan da bizim adeta can damarımız niteliğinde olan alanlara saldırıyorlar. Bunlardan biri turizm. İmaj algı eşittir turizm. İmajınızı ve algınızı kaybettiğiniz anda turizmde kaçınılmaz olarak kaybetmeye başlarsınız. Türkiye’nin turizmine dönük saldırının paydaşlarından biri de hatta temel taşıyıcılarından biri de paralel yapı. Yaklaşık 130 ülkede faaliyet gösteren bu yapı bulunduğu her ülkede, ‘Türkiye güvenlik açısından riskli ülkedir’ propagandası yapıyor. Yetmiyor, Türkiye içinde de medya organları aracılığıyla, ‘1300 tane otel iflas ediyor batıyor’ diye kara propaganda yürütüyor. TÜRSAB başkanımız burada. 60 günden beri, 24 Kasım’da uçak düştüğü günden bu güne kadar hassasiyetle bir şeyi yapmaya çalışıyoruz. Psikolojiyi ve algıyı yönetmeye çalışıyoruz” görüşlerini dile getirdi.
“Şuanda bir türbülans yaşıyoruz”
Bakan Ünal, “Uçak türbülansa girdiğinde öncelikle yolcuların psikolojisini iyi yönetmelisiniz yoksa panik çıkar. Evet, şu anda bir türbülans yaşıyoruz" ifadelerini kullanarak konuşmasını şöyle sürdürdü: "Ama burada psikoloji ve algıyı çok iyi yönetmeliyiz. Bunu da çok iyi yönetiyoruz. Sadece turizmi konu alan telafi edici ve önleyici tedbirleri konuştuğumuz 4 toplantı düzenledik. Devlet olarak bu sektörü türbülans sürecinde nasıl kuşatacağız ve sağlıkla selametle nasıl çıkaracağımızın çalışmalarını yapıyoruz. 13 yılda biz o kadar çok krizi yönettik engeli aştık ki, her krizden güçlenerek ve o krizin bünyesindeki fırsatları dönüştürerek çıktık. Türkiye’nin enerjisi, heyecanı umudu son derece dinamik. Herkese ve her şeye inat birileri Türkiye’nin turizminin kaderiyle oynarken ona ömür biçerken burada 4 bakan, valiler, milletvekilleri toplandık, bölgenin turizm geleceğini konuşup planlamalarını yapıyoruz. Yayla ve meraların korunması lazım. Bunu bugün yapmazsak yarın istesek de düzenleyemeyiz, temizleyemeyiz. Her toplum kendi kimliğini, kendi hafızasını, kendi kültürel aidiyetini yeniden inşa etmek istiyor. Hafızamızı yeniden inşa edemezsek kimliğimizi inşa edemeyiz. Hafızamızın kopuk parçalarını bulun inşa edeceğiz. Çok acı günler yaşadık. 1936’da bakanlar kurulu kararıyla Sultan Abdülhamit’in nadir eserler kütüphanesi İstanbul Üniversitesi’ne naklediliyor. 1998’da kütüphane müdürü hanımefendi, o dönemin 28 Şubat’ın simge isimlerinden Kemal Alemdaroğlu’na diyor ki, ‘Sayın rektörüm, kütüphanemizde irticai unsurlar buldum. Bunları atmamız gerekiyor’. 16 bin nadide eser çöpe atılıyor. Nasıl bir akılla hafızımızı yok ettiklerini biliyoruz. Bu ülkenin arşivi vagonlarla Bulgaristan’a satıldı. Mermerlerin üzerindeki nadide hat eserleri kazındı."
Kültür politikaları ve şehirler
Bakan Ünal, kültür politikalarına da vurgu yaparak "Bütün kültür politikalarımızı şehir üzerinde somutlaştıracağız. Viyana’ya gittiğimde 2 gün kalacaksam, ‘Royal Filarmoni orkestrasının konserine gideyim’ diyorum. Bin konseri 250 euro. Eğer bir turist Trabzon’a veya bölge şehirlerine gelecekse, ‘Oraya gittiğimde şu etkinliklere katılmalıyım’ demeli. İnsanlar bir duygusunu hissetmek için seyahat ederler. Biz Karadeniz’e gelen insanlara hangi duyguyu yaşayacaklarını sunacağız. Türkiye’ye 4.5 milyon Rus turist geliyor ve bunların yüzde 75’i Antalya’ya gidiyor. Antalya Rus turizmine bağımlı hale geldi maalesef. Hiçbir bölgemiz sadece bir pazarın bağımlısı haline gelmemeli. Antalya ile ilgili EXPO-2016 kaldıracağını kullanacağız. EXPO biliyorsunuz olimpiyatlardan daha etkin bir organizasyon. 2016 döneminde Rus turist sayısındaki azalmayı telafi edeceğiz. Ondan sonraki zaman diliminde de pazarımızı çeşitlendireceğiz. Karadeniz’de de bu hataya düşmemek için yola çıkarken, Master Planı yaparken, ürün çeşitliliğini ve pazar çeşitliliğini sağlamaya çalışıyoruz” diye konuştu.
İlgili Haberler

Ünlü işadamının Rusya'daki bankasının satışı gündemde
Rusya'daki en büyük Türk sermayeli yatırımlardan biri olan Credit Europe Bank'ın satışı için potansiyel alıcılarla görüşüldüğü belirtildi.

5 bin yatak kapasiteli şehirde 17 turist var
Ülkenin doğusunda yaşanan çatışmalar ve istikrarsızlık ortamı bölge turizmini vurdu. Toplam 5 bin yatak kapasitesi olduğu bilinen Mardin otellerinde sadece 17 turistin kaldığı belirtildi.

Türk vatandaşlarının vize alması zorlaşıyor
Pekin, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının Çin vizesi başvurularını zorlaştırma kararı aldı.

Turizmciler Balttour Turizm Fuarı'nda buluştu
Baltık ülkelerinin en büyük turizm fuarı kabul edilen Balttour Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı; Letonya'nın başkenti Riga'daki Kipsala Fuar Merkezi'nde bugün başladı.

SATEF Fuarı başladı
TÜRSAB Başkan Yardımcısı Günaydın, turizmde krizi fırsata çevirmek için yoğun bir çaba içinde olduklarını söyledi.

Turizm Bakanlığı Antalya bürosunun yeri belli oldu
Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın açmayı planladığı Antalya Turizm Bölge Ofisi, Büyükşehir Belediyesi hizmet binasında olacak.
