Turizm Haberleri
TT29 Eylül 2026 Salı
TT29 Eylül 2026 Salı
Tourism Today haber arşivi 2019

Türkiye, 192 ülkeden 5 milyon göçmene ev sahipliği yapıyor

3 dk okuma

İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Genel Müdürlüğü Uyum ve İletişim Dairesi Başkanlığı ile Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği işbirliğinde, Türkiye’deki geçici koruma kapsamındaki Suriyeliler başta olmak üzere koruma başvuru ve statü sahipleri ile diğer göçmen gruplarına yönelik ‘Biz Bize Sohbetler’ etkinliği gerçekleştirilecek. Göçmenlerin yoğun olarak yaşadıkları illerde düzenlenecek etkinliklerle Türkiye’deki uluslararası koruma başvuru ve statü sahipleri ile geçici koruma altındaki bireylerin ve ev sahibi toplumun sosyal uyuma ilişkin yaşadıkları zorluklar ve sosyal uyuma yönelik illerde yürütülen faaliyetleri ve yaşanan sorunları yerinde tespit etmek amaçlanıyor. ‘Biz Bize Sohbetler’ etkinliğinin ilki Mersin’de gerçekleştirildi. Mersin’de dün başlayan ve bugün sona erecek ‘Biz Bize Sohbetler’ etkinliğinin ilk gününde Türk ve yabancı kanaat önderleri ile bir toplantı gerçekleştirildi. Bir otelde gerçekleştirilen toplantıya, Mersin Valisi Ali İhsan Su, Göç İdaresi Genel Müdür Yardımcısı Gökçe Ok, Uyum ve İletişim Dairesi Başkanı Aydın Keskin Kadıoğlu, kamu kurum ve kuruluşları ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, Mersin’de yaşayan Suriyeliler ve yerel halk katıldı.

Göç İdaresi Genel Müdür Yardımcısı Gökçe Ok yeni yol haritalarının ilkini Mersin’de gerçekleştirdiklerini dile getirdi. 11 Nisan’da 6’ıncı yaşını kutlayan Göç İdaresi’nin, çok kısa sürede çok genç, aktif ve dinamik bir personel yapısıyla Türkiye’de göç krizini yönetebilmek adına yüksek bir kapasiteyi kısa sürede geliştirdiklerini vurgulayan Ok, “Göç, büyük bir kriz ve dünya var olduğundan bu yana gerçekleşmiş, bundan sonra da devam edecek bir büyük vak’a. Göçü sürekli olarak kriz vaziyetinde görürseniz ne akılla ne ruhla ne bedenle ne de medeniyet tasavvuruyla altından kalkmanız mümkün olur. Ama göçü bir fırsat olarak görüp, bu fırsattan da kendi medeniyetinize katkı sunma noktasında çıkarımlarda bulunursanız, elbette bunu yönetebilir ve başarılı olabilirsiniz. Dünyadaki örneklerine baktığımızda, milletimizin verdiği destekle devletimizin yaptığı işlerle bu göç krizini yönetebilme iradesinden şeref duyuyorum. Lütfen sizlerde devletinizle şeref duyun” ifadelerini kullandı.

“Asla böyle yapmayacağız”
“Biz hiçbir şeyi eksik etmiyoruz” diyen Ok, göç krizini ve göçü akılla bilimle mantıkla idare ettiklerini, kapasitelerini geliştirdiklerini, eksiklerini tamamladıklarını belirterek, “Ama iki şeyi de unutmuyoruz; insanlık ve vicdan. Biz batı medeniyetinin bir parçasıyız ama bir ayağımızda gönül coğrafyamızda. Batı ile doğunun, hatta güney ile kuzeyin arasında bir köprüdür Anadolu. Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği gibi başkalarının düşündüğü gibi düşünemeyiz. Zeminimizi kaybederiz. Onların düşündüğü gibi düşünürsek onların yaptığı gibi yapmaya başlarız. Asla böyle yapmayacağız. Tarih boyunca olduğu gibi bize sığınmış, bize elini uzatmış dünyanın herhangi bir yerindeki herhangi bir mazlumun ve mağdurun yüzünü düşürmedik, başını eğmedik. Hiç kimseyi gaddar medeniyet anlayışının lütfuna esir etmedik, bundan sonra da etmeyeceğiz. Bu kararlılığımızı herkesin bilmesini istiyorum. Maalesef belirli dönemlerde en çok aklıselimi, en çok sağduyuyu dillendirmesi gerekenler tabiri caizse sözün şehvetine kapılıyorlar. Bundan fayda umamayız biz. Bundan ne krizleri yönetebilme aklı çıkar ne bir medeniyet tasavvuru ortaya çıkar ne de güçlü bir devlet olma projeksiyonu çıkar. Bunun esiri oluruz. Esiri olduğumuz zaman birbirimize düşeriz” şeklinde konuştu.

“192 ülkeden 5 milyon insana ev sahipliği yapıyoruz”
Genel Müdürlük olarak devletin bütün kurumları, sivil toplum örgütleri ve uluslararası paydaşlarla ortaya bir akıl koymaya çalıştıklarını anlatan Ok, şöyle devam etti: “Sözün şehvetine kapılıp birbirimize düşmememiz gerekiyor. Bugün sadece Suriyeliler yok. Maalesef Türkiye’de göçmenin adı Suriyeli olmuş. Yok böyle bir şey. 192 ülkeden 5 milyon insana ev sahipliği yapıyoruz. Çürük elmalar varsa devlet onları toplar, herkes rahat ve huzurlu olsun ama tamamına yakınının bu ülkeye, bu ülkenin ekonomisine, geleceğine, eğitimine, sağlığına, medeniyetine, kültürüne, sanatına katkısı var. Bu katkıyı artırmaktır marifettir, insanları birbirine düşürmek değil. Biz, sen-ben demiyoruz, biz bize diyoruz.”

Etkinlik, yerel ve yabancı katılımcıların sohbet ortamında sorunları, bakış açıları ve değerlendirmelerinin alınmasıyla devam etti.

Bu haberi paylaş

İlgili Haberler