Ayasofya içerisindeki tek mezar kime ait, düşündünüz mü? 93 yaşında şehri yağmalayan Venedik Dükü Enrico Dandolo’ya.
1204 yılında Kudüs için planlanan 4. Haçlı Seferin finansörü ve gizli yöneticisi Dandolo tarafından bir anda İstanbul’a çevrildi. Bu bir Hristiyan şehrinin ilk defa Hristiyanlar tarafından yağmalanması anlamına geliyordu. Ayasofya başta olmak üzere kutsal emanetler ve altınlar oldukları yerden sökülüp Venedik’e gönderildi.
İstanbul bu saldırıdan sonra bir daha eski günlerine dönemedi. Bugün Venedik San Marco Kilisesinde sergilenen “Zafer Kadrigası” isimli dört bronz at bile İstanbul Hipodrom’un anıtsal giriş kapısından sökülüp götürülmüştür. Dandolo atları gönderemeden 1 yıl sonra öldü, tek isteği Ayasofya’ya gömülmekti ve vasiyetini yerine getirdiler. Efsaneye göre Fatih İstanbul’u fethettiğinde mezarı açtırır, içinden Dandolo’ya ait miğfer çıkar. Padişah bu miğferi portresini çizen Venedikli ressam Bellini’ye hediye eder.
Ayasofya Kutsal Bilgelik anlamına geliyor ve bugün ayakta duran yapı aynı yerde inşa edilmiş üçüncü Ayasofya: Hikâye İmparator Konstantinle başlar. Konstantin, 331'de şehri başkent yaptığında, bugün Ayasofya'nın bulunduğu bu alanda bir Artemis Tapınağı vardı. Konstantin bu tapınağı yıktırdı ve yerine ilk Ayasofya'nın inşasını başlattı. Megale Ekklesia isimli bu yapı 360 yılında tamamlandı. Çıkan bir yangında bu ilk kilise küle döndü.
İmparator II. Theodosius 415 yılında aynı yere ikinci Ayasofya'yı inşa etti. Bu yapı 532'deki Nika Ayaklanması sırasında yıkıldı. O ayaklanma, şehrin göbeğindeki Hipodrom'da, yeni imparator Justinianus'a ve artırdığı vergilere karşı patlak vermişti; Nika Ayaklanması'nda Hipodrom'a toplanan halk, İmparatorun ünlü generali Belisarius komutasındaki ağır zırhlı birlikler tarafından kılıçtan geçirildi. Otuz binin üzerinde insan öldürüldüğü iddia ediliyor. Bu isyan sırasında ikinci Ayasofya da küle döndü. Bu yapıya ait kalıntılar bugün hâlâ bahçededir.
Justinianus dünyanın en görkemli, en büyük yapısını yapmaya karar verdi. Mimar yerine bilim adamları ile çalıştı: Matematikçi İsidoros ve Anthemios. Sıra dışı inşaat teknikleri uyguladılar, bir kubbeyi iki yarım kubbe üzerine inşa etme fikri tarihte bir ilkti. Kendi kendini onaran harç ve olağanüstü hafif tuğlalar gibi radikal uygulamalarla bugünkü Ayasofya ortaya çıktı.
537’de yaptığı açılışta “Ey Süleyman, seni geçtim!” dediği rivayet edilir. Gerçekten de yaklaşık bin sene dünyanın en büyük yapısı olarak tarihe geçer.
Hızla ve hatayla yapılan Ayasofya’ya son imzayı Mimar Sinan atar. Bina yıkılmak üzereyken kubbenin yanlış hesap nedeniyle elips şekline döndüğünü farkeden Sinan, binayı 8 payanda ile destekleyerek kubbeye yeniden daire şekline kavuşturur. Bu restorasyon sayesinde Ayasofya günümüze ulaşır. Türkiye’de 8 Ayasofya daha var.
Tanrı'nın Bilgeliği erken Hıristiyanlıkta bir kiliseyi adamak için kullanılan yaygın bir ithaf türüydü. Bir şehrin ana kilisesini soyut bir ilahi niteliğe adamak bir gelenekti. Bu yüzden Bizans'ın etki alanındaki farklı şehirlerde bağımsız olarak "Kutsal Bilgelik"e adanmış kiliseler ortaya çıktı. Bunlar İstanbul'daki yapının şubesi değil, aynı adanmışlık kalıbının farklı yerlerdeki örnekleridir.
537'den sonra Büyük Ayasofya tüm Ortodoks dünyanın en görkemli mabedi oldu ve bir şehrin ana kilisesine Hagia Sophia adını vermek, o şehri sembolik olarak Konstantinopolis'e ve imparatorluk merkezine bağlamanın bir yoluydu. Trabzon'daki Ayasofya bunun en net örneğidir: 13. yüzyılda, Konstantinopolis 1204'te Haçlılarca işgal edilince kurulan Trabzon Rum İmparatorluğu'nun başkent kilisesiydi ve adıyla da "biz de bir Konstantinopolisiz" iddiasını taşıyordu.
Müze olarak ziyaretçileriyle buluşan Ayasofya ibadete altı yıl önce bugünlerde açıldı. Yılda 6 - 7 milyon ile hala dünyanın en çok ziyaretçi çeken dini yapılarından birisi. Bugün kubbesinden, minaresine derin bir restorasyon geçiriyor. Unesco’nun da yakından takip ettiği bu restorasyonla Ayasofya sonraki nesillere güvenle taşınacak. Tarihi bir tezatlıkla yazıyı sonlandırıyorum: Ganimet Venedik'te, onu yağmalatan adam hâlâ Ayasofya'nın içinde.
Sezer ŞENER

