Dünyadaki ilk kafe’nin İstanbul’da açıldığını biliyor muydunuz? Dünyanın ilk kahvehanesi 1554’te İstanbul Tahtakale’de açıldı. Kahve buradan, Balkanlar üzerinden İtalya’ya geçti. Bugün Espresso küresel bir fenomen, Türk Kahvesi ise sınırlı bir coğrafyada biliniyor. Benzer bir hikâye yoğurtta: Adı literatüre Türkçe’den geçen “Yoğurt”. Dünya pazarında Greek Yogurt adıyla konumlandı. Evet, konumuz “Coğrafi İşaret” ve “Değer Yönetimi” 1994’te Dünya Ticaret Örgütü’nün TRIPS Anlaşması ile coğrafi işaretlere küresel koruma çerçevesi çizildi. Türkiye bu sistemi 2017’de yürürlüğe aldı. Bugün Türkiye’de 1788’den fazla coğrafi işaretli ürün var. Bu sayı ile dünyada ilk üçteyiz. Ancak yalnızca 44 ürünümüz AB tesciline sahip. Diğer ülkelerin AB tescilli ürün sayısı: İtalya 892; Fransa 780; İspanya 380; Yunanistan 282; Bu fark, turizm gelirlerine de yansıyor; İtalya ve Fransa’daki gastroturizm geliri, toplam turizm gelirinin yaklaşık %25’i. Türkiye ise henüz %15 seviyesini yeni geçti. Neden mi? Coğrafi işaret bizim için bir koruma mı, Yoksa bir gelir ve deneyim tasarım aracı mı? Örneğin Türk Kahvesi: Dünyada pişirilerek yapılan tek kahve. Ama maliyet yüzünden içtiğimiz kahvenin çekirdeği bile Brezilya’dan gelmeye başladı. Yemen'den gelen çekirdek pahalı olduğu için Rio Minas çekirdeği pazarın %90'ını aldı. Belki de UNESCO Miras Listesi’ne girdiği dönemdeki tadından çok uzakta. İtalya ise Espresso’yu en iyi çekirdek + standart + şehir deneyimiyle yaşam tarzına dönüştürdü. Bilinen kaliteli formunu koruyor. "Aynı ürün, farklı yönetim" Ürün kıyaslarında da aynı şeyi görüyoruz: Toscano Zeytinyağı ile Milas Zeytinyağı, Feta ile Ezine Peyniri, Bresaola ile Afyon Pastırması, Roquefort ile Erzincan Tulumu… Tescilden sonra ayrışan şey çok basit: Onlar için başlangıç, bizim için son oluyor. Özetle; Bazı ürünler destinasyonla özdeşleşip hafızada kalıyor, Bazıları kendi ülkesinde sıradanlaşıyor. Sezer ŞENER
Google'da öne çıkar
Turizm gündemini Google'da önce bizden görünTercih edilen kaynak yap
KategoriKöşe Yazıları
Beğendiniz mi?
Haberlerimizi Google'da öne çıkarınTercih et
İlgili Haberler

Köşe Yazıları
Turizmde insan kaynakları krizi: Sorun personelde mi, yönetimde mi?
Son yıllarda turizm sektöründe en çok duyduğumuz cümle şu: “Personel bulamıyoruz.” Ama asıl soruyu yeterince sormuyoruz: Bulamıyor muyuz, yoksa tutamıyor...

Köşe Yazıları
Turizmde yeni dalga duygusal deneyim ekonomisi ve sessiz devrim
Türkiye turizmi uzun yıllar boyunca güneş, deniz, kum üçgeninde döndü.

Köşe Yazıları
Milyonlarca turist gelir, milyonlarca döviz kazanırsın ama bir damla yağmur şehri felç eder!
Antalya her yıl milyonlarca ziyaretçi ve döviz girdisi ile Türkiye’nin ekonomik lokomotifi olmayı sürdürüyor. Oteller dolu, plajlar dolu, uçaklar dolu....

Köşe Yazıları
Türkiye’deki yeşil pasaportlu sayısı, umumi pasaportlu sayısını geçti: Yeşil pasaporta vize uygulaması sürpriz olmaz!
Türkiye’deki yeşil pasaportlu sayısı, umumi pasaportlu sayısını geçti: Yeşil pasaporta vize uygulaması sürpriz olmaz!

Köşe Yazıları
Türkiye turizmi için çalan alarm ve görmezden gelinemeyecek gerçekler
Türkiye, son yıllarda iklim değişikliğinin hızlanan etkileri ve uzun süredir biriken yanlış yapılaşma politikalarının bedelini ağır biçimde ödüyor. Seller,...

Köşe Yazıları
Dijital çağın gücü otelcilik sektörüne yansımaları ve gerçekleri
Dijital çağda güç, her şeyi görmek değil; neyi görmeyeceğini bilmekten geçiyor.

