Turizm Haberleri
TT20 Eylül 2026 Pazar
TT20 Eylül 2026 Pazar
Neden dünyanın sadece 7 Harikası var?

Neden dünyanın sadece 7 Harikası var?

2 dk okuma

Neden dünyanın sadece 7 Harikası var?

Çünkü bu sayı listeden daha önce vardı. İyonyalılar için yedi kutsaldı ve yedi gezegen, yedi bilge, yedi kapı gibi onlarca kutsal var. Farklı zamanlarda oluşturulmuş 18 antik listede 22 farklı yapı olmasına rağmen elimizde finalde hep yedi kalıyor.

Bugünkü liste 1572'de Hollandalı bir ressam ve gravürcünün elinden çıktı. Bakır kalıplardan basılan onlarca nüsha günümüze ulaştı, tüm eserleri Amsterdam'daki Rijksmuseum'da çevrimiçi görebilirsiniz.

Eserin adı Octo Mundi Miracula (Dünyanın Sekiz Harikası) Çizimler Heemskerck'in, gravürler ise Galle'nin. Sekiz dedim, çünkü Roma’daki Kolezyum ilk başta bu listedeymiş. Ancak antik listede Kolezyum hiç olmadı, benimsenmediği için sonrakiler listelerine almadılar.

Eski Yunanlılar “Ta hepta theamata tēs oikoumenēs” diyordu. Yani yerleşik dünyanın yedi seyirliği. M.Ö. 330'da İskender’in Persleri yıkmasıyla Mısır, Pers ve Babil Yunanca konuşan gezginlerin ziyaretine açıldı ve sonrasında gezginler gördüklerini listelemeye başladılar. Yani liste gezginlerin bildiği ve gidebildiği dünyayla sınırlı.

Eserlerin basıldığı 1572’de sadece Giza Piramidi ayaktaydı.

Listedeki Artemis Tapınağı ve Halikarnas Mozolesi ülkemizde yer alıyor. Özellikle Mozolenin ilginç bir hikayesi var: Karyalı Mausolos’un M.Ö. 353’te ölümü sonrası karısı ve kız kardeşi II. Artemisia tarafından görkemli bir mezar yaptırılmış. Mezar yüksek bir kaide, üzerinde 36 sütun, onun üzerinde 24 basamaklı bir piramit ve işlenmiş kabartmalardan oluşuyormuş. Bugün bildiğimiz “mozole” kelimesi bu yapıdan gelir. 12.-15. yüzyıldaki depremler ile yapı zarar görmüş, parçalar ise Bodrum Kalesi’nin yapımında kullanılmış.

Gezginlerin bu olayı günlüklerine not etmesiyle konu İngiliz Devletinin ilgisini çekmiş ve defalarca girişimde bulunmuşlar. 1846'da İngiliz Büyükelçisi Canning, Abdülmecid'den kaledeki kabartmaların sökülmesi için ferman aldı ve on iki kabartma padişahın hediyesi olarak müzeye ulaştırıldı. 1852'de ise Charles Newton isimli British Museum çalışanı Midilli'ye konsolos yardımcısı olarak atandı, kendisi müzenin Ege'deki eser avcısıydı. Alınan kazı fermanıyla Newton 1856'da bir gemiyle Bodrum'a geldi, Mozole'nin yerini buldu ve kazdı. Üç yılda üç gemi dolusu eserle ülkemizden ayrıldı. Yıllar sonra Halikarnas Balıkçısı Cevat Şakir Kabaağaçlı British Museum Yönetimine eserlerin iadesine yönelik telgraf gönderir: “Bu harika yapı Londra'nın sisli havaları için değil, Karya'nın duru mavi gökleri için yaratılmıştır.” Müze yetkilileri tabii ki iade etmez, ama rivayete göre küstahça bir dönüş yapar: “Merak etmeyin salonun duvarını maviye boyadık.”

Mozole Osmanlı’nın son dönemlerinde ülkemizden koparılan binlerce eserden birisi. Halikarnas Balıkçısı'nın dediği gibi: "Mirasımızı şimdiye kadar dört bucağa pek mirasyedice saçtık. Osmanlı devleti sırasında dünyanın yedi harikasının elle tutulur sanat kalıntıları, babalarının mallarıymış gibi, şimdi Batı'nın çeşitli müzelerindedir."

Sezer ŞENER

Bu haberi paylaş