Türkiye, bildiğimiz gibi 5 yıldızlı otellerden oluşmuyor. Ancak çok güçlü PR ve tanıtım olanaklarına sahip oldukları için ciddi bir görünürlülüğe sahipler. Ancak Türkiye genelinde her bütçeye uygun konaklama ve tatil imkanı sunan oteller mevcut. Bu otellerin sunduğu kalite, imkan ve fiyatlar otelden otele değişiklik gösteriyor. Türkiye’nin neresine giderseniz gidin mutlaka küçük bir otel ile karşılaşırsınız. Küçük bir araştırma ile hem bütçenize hem de istediğiniz tatil ve konaklama olanaklarına ulaşmanız mümkün. Ancak küçük olarak lanse ettiğimiz bu otellerin maalesef sorunları çok büyük ve bu sorunlar onların ayakta kalmalarına büyük engel teşkil ediyor. Son yıllarda artan maliyetler ve vergiler arasında ayakta kalmak için büyük mücadele gösteriyorlar. Geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen Antalya Turizm Fuarı’ndaki (ATF) standımızda Türkiye Küçük Oteller Derneği Başkanı Ertan Ustaoğlu, Cengiz Gayret, Bülent Sancakdar, Mehmet Kök, Aysu Kudret Alp ve Osman Şatıroğlu ile bir araya geldik. Uzun uzun sohbet ettik. Hepsi yaptığı işi çok seviyor ancak çok bunalmışlar. Başkan Ustaoğlu, hepsinin dili oluyor. “İşlerimiz her sene daha da kötü ve zorlu olmaya başladı” diyor. Son yıllarda artan maliyetler ve vergi yüküne değinen Ertan Ustaoğlu, “Maliyetler bizi çok yoruyor. Sürdürülebilir turizm isteniyor ancak sürdürülebilir maliyet yok. Bizden istenen her şeyi yapmaya çalışıyoruz. Ancak bize tanınan süre çok az. Kısa süre içinde bizden istediklerini yapamazsak ciddi sıkıntı ve cezalar ile karşı karşıya kalıyoruz” diyor. Vergilerin yanı sıra birçok kuruma ödeme yaptıklarını da belirten Başkan Ustaoğlu, “Şimdi Torba Yasa sonrasında ek ödemeler çıkacak. Bu ödemeler bizim çalışmamızı önlüyor ve bizi çok yoruyor. Türkiye’deki küçük otellerin ülkemize çok büyük katkısı var. Ama vergi ve ödemeler üst üste gelince sıkıntı ve zorluklar çekiyoruz” şeklinde konuştu. “Otellerimizi yenileyemiyoruz” diyen Ustaoğlu, “Otellerimiz eskimeye başladı. Ayakta durmak için çok mücadele veriyoruz. Ülkemizi ve işimizi seviyoruz. 300’e yakın üyemiz ve üye otellerimizin 2500 çalışanı var. 5 bin oda, 10 bin yatağa sahibiz. Bu sayı da git gide artıyor. Türkiye’deki küçük oteller, Türkiye’nin her yerinde elini taşın altına koyuyor. Bulundukları bölgenin kültürüne, gastronomisine, tanıtımına, istihdamına katkı sağlıyorlar. Etkili ve iyi bir iş yaptığımıza inanıyoruz. Bunlar göz ardı edilmemeli. Yurt dışında küçük otellere çok önem veriliyor ama Türkiye’de bu değeri maalesef göremiyoruz. Doğru işler yapmaya çalışıyoruz. Büyük oteller gibi bize de destek verilmeli” diye konuştu. Türkiye Küçük Oteller Derneği üyeleri de Başkan Ustaoğlu’nun açıklamalarına destek veriyorlar ve bu kadar çok bürokrasi ve engelle karşılaşmaları durumunda küçük otellerin yok olmaya başlayacağını hatta bu sene kiracı olan küçük otelcilerin büyük kısmının işletmelerini kapatmaya başladığını söylüyorlar. Küçük otellere de ihtiyacımız olduğu bir gerçek. Çünkü bu oteller tatilciler için çok ciddi bir seçenek ve alternatif sunuyor. Onları Türkiye’nin her yerinde bulabilirsiniz. Büyük bir uçurumun kenarında, bozkırın ortasında, ormanların içinde… En başta da söylediğim gibi Türkiye turizmi, sadece 5 yıldızlı otellerden ibaret değil. Küçük bir sorun onlar için kapıların kapanması anlamına gelebilir. Tuncay SEVİN
İlgili Haberler

Turizmde görkemli görünümün altındaki gerçek: Maliyetler zirvede kâr dipte
2020–2025 arasında otelcilik sektöründe maliyetler %60’ın üzerinde artarken, sabit kur politikası kârlılığı baskıladı; En büyük yük enerji ve personel...

Sorunlar, turizmi tehdit ediyor!
Her ne kadar önümüzde turizm ile ilgili çizilen pembe bir tablo olsa da yakın gelecekte turizmi ve doğal çevreyi tehdit ederek, "Ben geliyorum" diyen belli...

2026’ya doğru turizm sektöründe yeni dönem başlıyor
Turizm sektöründe sezonun kapanmasıyla birlikte, 2025 yılı kapanış döneminin doğal yansıması olan profesyonel hareketlilik yeniden hız kazandı. Bu süreç,...

Yetki verilmeyen yetenek, check-out yapmaya mahkumdur
Türkiye otelcilik sektöründe insan kaynağının sessiz çöküş nedenlerinden biridir yetki dağılımı konusu.

Gerçek çalışanlar, hologram çalışanlara karşı! (Bölüm 1)
Neredeyse 10 yıl önce, “sessiz tükeniş” kelimesi henüz literatürde bile yok iken, iş dünyasında görünmez bir virüsten söz etmiştim: Hologram Çalışanlar.

Otel değil, sistem kurmalısın!
Otelcilik artık sadece yatak satmak değil; deneyim tasarlamak, sistem kurmak ve dijital dünyada iz bırakmaktır.

.jpeg)