Tourism Today — Türkiye ve Dünyadan Turizm Haberleri
TT26 Ekim 2026 Pazartesi
Turizm istihdamında, kariyer planlaması yerine kayırmacılık öne çıkıyorsa, teşvikler kalıcı bir çözüm sunamaz!

Turizm istihdamında, kariyer planlaması yerine kayırmacılık öne çıkıyorsa, teşvikler kalıcı bir çözüm sunamaz!

2 dk okuma
Google'da öne çıkar
Turizm gündemini Google'da önce bizden görünTercih edilen kaynak yap

Turizm sektörünün kronik yapısal sorunlarına, jeopolitik gerilimlerin gölgesinde yeni bir finansal destek adımı atıldı. TBMM’ye sunulan yeni kanun teklifiyle, Kültür ve Turizm Bakanlığı belgeli konaklama tesislerine çalışan başına aylık 3.500 TL SGK prim desteği getirilmesi öngörülüyor. Sektörün üzerindeki mali yükü hafifletmeyi amaçlayan bu milyarlık kaynak, şüphesiz istihdamı korumak ve işverenleri desteklemek adına önemli bir devlet adımıdır.

Ancak madalyonun bir de turizm emekçisine, yani sahadaki en önemli paydaş olan "iç müşteriye" bakan yönünü göz ardı etmemek gerekir. Bu noktada sektör yöneticilerinin ve insan kaynakları departmanlarının kendilerine şu soruyu sorması önem taşıyor: Finansal teşvikler, bir çalışanın işletmeye olan bağlılığını ve motivasyonunu tek başına sağlamaya yeterli mi?

Sektörde uzun süredir dile getirilen en büyük eksikliklerden biri, liyakat esaslı yönetim anlayışının bazen yerini kişisel ilişkilere bırakmasıdır. Bugün nitelikli personeli sektörde tutamamanın temel nedeni genellikle sadece maddi unsurlar değil; çalışanların vizyoner, adil ve yapıcı bir liderlik anlayışından mahrum kalmasıdır. Yönetim kademelerindeki hatalı yaklaşımlar, çalışan motivasyonunu doğrudan olumsuz etkilemektedir.

Bir işletme olarak devlet teşviklerinden yararlanıp bilançonuzu rahatlatabilirsiniz. Ancak içeride insani çalışma şartları sunulmuyorsa, çalışanın fikirlerine değer verilmiyor ve adil bir kariyer planlaması yerine adam kayırmacılık (nepotizm) öne çıkıyorsa, bu teşvikler kalıcı bir çözüm sunamaz. Aksine, çalışanlar arasında "Sessiz İstifa" dalgasının yayılmasına zemin hazırlar.

Ekonomik zorunluluklar nedeniyle çalışan fiziksel olarak tesisinizde kalmaya devam edebilir ve devlet teşviki sayesinde istihdam kâğıt üzerinde korunabilir. Ancak o çalışan, enerjisini, aidiyet duygusunu ve samimi güler yüzünü çoktan kaybetmiş olabilir. Sadece minimum görevi yerine getiren, misafire enerjisiz bir hizmet sunan bir personel profili ortaya çıkar. Misafirlerine üst düzey bir hizmet vaat eden bir sektör, kendi personeline adil bir yönetim anlayışı sunamadığında, ayrılan devasa bütçeler hedeflenen verimliliği sağlamaktan uzak kalacaktır.

Sektör temsilcilerinin, yatırımcıların ve İK liderlerinin unutmaması gereken bir gerçek var: Maddi destekler çalışanın istihdamını sürdürebilir ancak sadakati ve işe adanmışlığı inşa edemez. Yönetim kadrolarındaki yetkinlik sorunları çözülmediği ve kurum kültürü geliştirilmediği sürece, tesislerin sadece kâğıt üzerinde dolu ama verimlilikte zayıf yapılara dönüşmesi kaçınılmazdır.

Turizm işletmelerinin en kritik hatalarından biri, doğru zamanda doğru yönetim kadrolarıyla çalışmamaktır. Yönetim ekiplerine ve çalışanlara hak ettikleri değer verilmediğinde, işletmeler kriz dönemlerinde çok daha kırılgan hale gelmektedir. Bu durum finansal kayıpların yanı sıra, hem yöneticilerin hem de çalışanların psikolojik dayanıklılığını yıpratarak onları sektörden tamamen uzaklaştırma riski taşımaktadır.

Sektörün sürdürülebilir geleceği sadece SGK prim desteklerinde değil; yönetim anlayışının "insan odaklı" bir yaklaşımla yeniden yapılandırılmasında gizlidir. Çünkü turizm, sadece şekilsel kurallara uyanların değil, işine yürekten saygı duyan gerçek profesyonellerin omuzlarında yükselir.

Süreci daha iyiye götürmek adına sormamız gereken son soru şudur: Bu dönemdeki deneyimlerimizden ders çıkararak, sektörümüzü daha profesyonel ve insan odaklı bir geleceğe taşıyabilecek miyiz?

Güntay BAKIR

Beğendiniz mi?
Haberlerimizi Google'da öne çıkarınTercih et
Bu haberi paylaş

İlgili Haberler

Ayasofya içerisindeki tek mezar
Köşe Yazıları

Ayasofya içerisindeki tek mezar

Ayasofya içerisindeki tek mezar kime ait, düşündünüz mü? 93 yaşında şehri yağmalayan Venedik Dükü Enrico Dandolo’ya.

90 dakika bitiyor, turizm başlıyor
Köşe Yazıları

90 dakika bitiyor, turizm başlıyor

Futbol maçları 90 dakika sürer. Ama Dünya Kupası'nın turizme etkisi bazen on yıl devam edebilir. Ne dersiniz cümlem biraz iddialı mı oldu?

BTİOYO’lu olmak
Köşe Yazıları

BTİOYO’lu olmak

Takvimler 1992 yılını gösteriyordu. Şimdiki genç kuşakların hayal etmekte zorlanacağı, dönemin üniversite adaylarının ise çok iyi hatırlayacağı, heyecan dolu farklı bir tercih ve sınav sisteminin oldu

Mirasımıza kim sahip çıkacak?
Köşe Yazıları

Mirasımıza kim sahip çıkacak?

Geçtiğimiz günlerde sosyal medyada bir video karşıma çıktı. Türkiye'nin en önemli antik kentlerinden biri olan Side Antik Kenti'nin simgesi Apollon Tapınağı'nın önünde çekilmişti.