Hürriyet yazarı Melis Alphan, bugünkü köşe yazısında turizm sektöründe ülke olarak yaptığımız yanlışlara değinirken, turizmde güçlü olan yanlarımızı öne çıkarmamız gerektiğininde altını çizmiş.
Melis Alphan'ın yazısının bir bölümü şöyle:
Deneyimli turist rehberi Mert Taner "Türkiye deniz-güneş-kum turizminden para kazanmıyor" diyor ve ekliyor: "Antalya'ya gelen Ruslar uçak, otel, yeme-içme, her şey dahil 500 Euro veriyor. Otelin dışında 150-200 Euro harcıyor. Bizim ihtiyacımız olan turist bu değil, kültür ve doğa için gelen, para bırakacak ABD'li, Avrupalı ve Uzakdoğulu turist."
İnanç turizminde potansiyelimiz çok yüksek ama değerlendiremiyoruz
İsrail mesela Yahudi ülke olmasına rağmen, Hıristiyanlığı çok iyi bir tanıtım aracı olarak kullanıyor. İsa'nın ayak bastığı söylenen her yere bir kilise kurulmuş; en kötü yerde bile otel fiyatları 200-250 Euro; 50 Euro'nun altına restorandan çıkamıyorsunuz. Türkiye'de fiyatları çok yükseğe çekmeyelim ama inanç turizmi potansiyelimizi niye değerlendiremediğimizi kendimize soralım.
Türkiye'de 40 ilde inanç turizmine uygun olarak seyahat edilecek yerler var.
Doğa turlarına gelirsek...
Kuşadası çevresi, Kapadokya, Kaş-Fethiye, Karadeniz, Yalova çevresi gibi birçok yerde müthiş yürüyüş rotaları var. Kaş 4-5 farklı macera sporunun yapılabildiği ender noktalardan ama ne kadar değerlendirildiği tartışılır. Taner ülkeye parayı inanç ve doğa turizmi için gelenlerin bıraktığını söylüyor: "Kalabalık geliyor, kişi başı 2500-3000 dolar harcıyorlar. Yiyor, içiyor, gittikleri her yerden halı, deri, kuyum, seramik alıyorlar."
Dünyada çok sayıda ufak ama etkili turizm toplantıları var. Turizm Bakanlığı, hem konuya hem yabancı dillere hâkim, sunum yeteneğine sahip dinamik bir ekip oluşturup kaliteli turist getirecek ülkelere yollasa, onlar oralarda Türkiye'yi tanıtsalar bu işin çok büyük getirisi olur. Devlet destek vermiyor, ciddi bir tanıtım politikamız yok, sistematik olarak lobicilik yapmıyoruz. Türkiye'de turizmde yıllarca devletin amatörlüğüne rağmen girişimcilerin, otelcilerin, acentelerin, rehberlerin ve turizm yöneticilerinin çabalarıyla yine de bir şeyler yapıldığını söylüyor Taner.
İlgili Haberler

Bakanlığa bağlı müze ve ören yerleri, yeniden ihaleye çıkıyor
Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı 370 müze ve ören yerine giriş bileti satışı için 22 Kasım’da yeniden ihaleye çıkıyor.

İç turizmdeki hareketlilik müzelere yansımadı
Turizm sektöründeki gerilemenin müze ziyaretlerine de yansıdığını belirtenTÜROFED Başkan Yardımcısı Mehmet İşler, UNESCO Dünya Mirası Listesi listesinde yer alan Efes ve Bergama’da büyük düşüşler…

Bakanlıktan Topkapı Sarayıyla ilgili acil müdahale kararı
Topkapı Sarayı Müzesi’nin yıkılma tehdidiyle karşı karşıya olduğu ve Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın acil müdahale başlattığı ifade ediliyor.

Ankara'nın turizm cenneti UNESCO yollarında
Turizm ve Tanıtma Platformu, Beypazarı'nın UNESCO Dünya Miras Listesi'ne girebilmesi için kolları sıvadı.

Antalya'nın kalbinde, eşsiz manzaranın resmini yapmaya var mısın?
Akra Barut’un Sosyal Sorumluluk Projesi kapsamında geleneksel hale getirdiği resim yarışmasının ikincisi, bu yıl 16 Ekim 2016 Pazar günü Akra Barut’ta gerçekleştirilecek.

İş Bankası'ndan Patara Antik Kenti kazılarına destek
Türkiye’nin zengin arkeolojik varlığının gün yüzüne çıkarılması ve korunması amacıyla uzun soluklu projeler yürüten Türkiye İş Bankası, Patara Antik Kenti’nde yapılan kazı çalışmalarına destek…
