Tourism Today / Tuncay Sevin
Türk konaklama ve turizm sektörü hakkında açıklamalarda bulunan Mülayim, “Anadolu’ya daha çok otel ve tesis lazım. Ancak Nereye? Hangi büyüklükte bir yatırım? Sorularının cevabını tam bilimsel olarak almamış yatırımlar acı çeker” dedi.
Türk otelciliğinin son 10 yıldaki gelişimini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Türkiye Cumhuriyeti turizm sektörü halen olması gereken yerde değil. 1983 sonrası hükümetleri turizm sektörünün gerek gelir, gerekse istihdam açısından yurdumuz için önemini idrak ederek sektöre olan desteklerini arazi tahsisleri, turizm bölgeleri yaratılması ve turizm yatırım teşvikleri ile arttırdılar. Bu yalnız 10 yıllık bir süreç değil, 30 yıllık emek ve süreç bu nedenle yalnız son 10 yıla mal edilemez. Gelişim devam ediyor ve siyasi konjonktür ne olursa olsun bu büyümenin devam edeceğine yürekten inanıyorum. Türk hizmet sektöründe alınan bedel ile verilen hizmet karşılaştırıldığında tüketiciye sunulanlar dünya standartlarının çok üstünde. Turizm sektörü tıpkı diğer sanayi dalları gibi kuşkusuz ki birçok etkenin doğru işlemesi ile başarıya ulaşıyor. Bizde de yanlış giden, zayıf halkamız hep olmuyor mu? Tabi ki oluyor. Ancak coğrafyamız, doğamız, taze gıda ürünlerimiz ve her şeyden daha da önemli olan insan kumaşımız gibi güçlü yönlerimiz sayesinde bizi yıllarca sekteye uğratan terör, enflasyon, insan hakları ihlalleri, komşularımız ile gerginlikler ve kadın hakları ihlalleri gibi yurt dışındaki tüketicilere antipatik gelen, Türkiye markasını olumsuz etkileyen zayıf yönlerimize müsamaha gösterildi.
Ülkemiz yatırımcıları çok girişken, yaratıcı ve cesur. Bu sadece turizm sektöründe değil, tüm sektörlerde göze çarpıyor. Yatırımcılarımız bu özellikleri ile tüm sektörlerde hızla büyüme içindeler. Bacasız sanayi turizm dâhil tüm sanayi yatırımcılarının Türkiye Cumhuriyeti’nin modern dünyada birer savaşçısı ve kahramanı olduğunu düşünüyorum. Ellerini taşın altına ailelerini, kendilerini ve yanlarında çalıştırdıkları yüzleri, binleri riske atarak vizyonları ve cesaretleri ile Türkiye Cumhuriyeti’nin gelişmesine ve güçlenmesine katkıda bulunuyorlar.
Türk konaklama sektörü çok hızlı bir büyüme gösterdi. Bu hızlı büyüme hangi sorunları beraberinde getirdi?
Özellikle bazı bölgelerde yapılaşma sıkışması yaşandı. Sektörün yurt sathına planlı ve homojen dağılımı sağlanamadı. 1983’lerde yapılan ilk planların arasında sıkışıldı. Yeni iç destinasyonlar güçlü şekilde açılamadı. Bu hızlı büyüme sırasında maalesef ki alt yapı yatırımları hep sektörün gerisinde kaldı. Devlet sorumluluğunda olan alt yapı sektöre yetişene değin doğaya zarar verilen durumlar yaşandı.
Kanunsuz ve hızlı yapılaşma kontrol edilemedi. Ruhsatsız yapılar ve ekler her nasıl olduysa yükseldi ve şimdi ise milli servet olan bu yapılar ‘Nasıl yıkılır?’ o gündeme taşındı. O zaman halk sorar; ‘Nasıl yapıldı? Kim göz yumdu? Kim kontrol etti? Kim izin verdi?’ Hesabı önce o silsileye sorulmalı ki bu hatalar tekrar edilmesin ve bir daha kimseye göz yumulmasın.
Anadolu’ya yapılan otel yatırımları hız kazandı. Anadolu’ya yapılan otel yatırımlarını yeterli buluyor musunuz?
Cesur yatırımcılarımızın bazı bölgelerde tam ve detaylı fizibilite yapılmaksızın otel yaptıklarını sıkça görüyoruz. Bu yatırımlar çoğunlukla can çekişiyor. Ancak bazı bölgelerde de elzem ihtiyaç var. Doğru yatırımların, doğru lokasyonlara yapılması çok önemli. Maalesef ki kimi yatırımcılar profesyonel yardım almaksızın çevrelerinin duygu ve görüşlerine itibar ederek büyük yatırımlara girişmekte. Bu başarısızlıklar o yatırımcıların sektöre olan inançlarını sarsmakta. Anadolu’ya daha çok otel ve tesis lazım. Ancak Nereye? Hangi büyüklükte bir yatırım? Sorularının cevabını tam bilimsel olarak almamış yatırımlar acı çeker. Yatırımcılar öncelikle profesyonellerin bilgi ve deneyimine itibar etmek durumundalar.
Türk otelleri ile Türkiye’nin rakip ülkelerinin otelleri sıklıkla karşılaştırılıyor. Siz bir karşılaştırma yaparsanız Türk otelciliği hangi noktada?
Konuyu Akdeniz çanağı olarak ele alırsak Türk otelleri gerek fiziki şartları, gerekse tüketicilere ödedikleri bedel karşılığında aldıkları hizmet açısından rakipsiz. Türk otellerine olumsuz puan verenler genelde bu olumsuzluktan ticari olarak nemalanabilecek ticari yapılar. Karşılaştırmayı doğru yapacak olan tüketici ve tüketicinin tercihi her sene artarak ülkemizden yana.
Yabancı otel yatırımcıları Türkiye’ye yoğun bir ilgi duyuyor. Bu ilgi ilerleyen yıllarda devam eder mi?
Yabancı otel yatırımları kuşkusuz ki artarak devam edecek. Ancak asıl ilgi yabancı yatırımcıdan ziyade yabancı işletmeci ve markalardan gelmekte. Özellikle sahil kesimlerindeki turistik tesis yatırımcılarımız henüz gerçek uluslararası markalar ile çalışmanın avantajlarını fark edebilmiş değiller. Oysaki bu uluslararası markaların yatırımcıya sektörün vazgeçilmez kalite standartları, markanın tüketici gözündeki kabul edilmişliği ve dünya çapında güçlü pazarlama imkânları ile yatırımın güçlü çıkışını sağlıyor. Bu yabancı zincirler 10-20 senelik deneyimleri ile değil, 50-60 senelik birikim ve tecrübeleri ile yatırımcının işini çok kolaylaştırmakta.
Türkiye’de otel yatırımları hızla devam ediyor. Ancak eğitimli personel konusunda aynı hızı gösteremiyoruz. Bu konuda neler yapmalıyız?
Turizm sektörünün her alanında yaşanan en sıkıntılı konu maalesef ki kalifiye personel tedariği. Onlarca turizm okulumuz var, personel mi yetişmiyor? Yoksa kaliteli ve eğitimli insan gücüne dayalı sektör olarak biz mi personeli elimizde tutamıyoruz? Asıl sorun zannedersem ikinci durum. Turizm sektörüne adım atan gençlerimizi yönlendiremiyoruz, onlara sahiplenmiyoruz, önlerine bir kariyer planı sunamıyoruz. Sezona dayanan sektör yapısı ile bu gençlere iş garantisi veremiyoruz. Kısa zamanda sektörü bırakarak iş garantisi olan ve daha rahat geçim sağlayabilecekleri işlere yöneliyorlar. Birçok fiyakalı otelde servis elemanı olmaktansa kebapçı da garson olmayı daha garantili ve getirili iş olarak gören çok sayıda genç var.
İşte bu sıkıntıyı aşmamız için sektöre destek olması gereken de devlet. Kış aylarında çalıştırılamayan bu personeli de yatırımcı istihdam edemiyor. Buna devletin özellikle turistik tesisler için çözüm ve katkı getirmesi işin düğüm noktası olacaktır. Ancak bunun şu anki çalkantılı ortamda kısa zaman içinde olacağına inanmıyorum.
Türkiye’de oteller sık sık yönetici kadrolarını değiştiriyor. Bu konuyu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bu konunun muhtelif nedenleri var. En çok rastlanan yöneticilerin deneyim ve bilgi açısından yetersiz kalacakları tesislerde sırf daha ekonomik olsun diye görevlendirilmeleri ki bunun sorumlusu o yöneticiler değil, onları o göreve getirenlerdir. Dışarıdan çok romantik, zevkli ve kolay bir iş gibi gözüken otel yöneticiliğine bizzat yatırımcı veya yatırımcı yakınları tarafından özenildiği ve yöneticiliği yüklenme hevesleri ise bir diğer etkendir. Yöneticilerin göreve başladıkları anda mucizeler yaratacağı beklentileri ise sıklıkla yeni açılan tesislerde karşılaşılan durumdur. Bazı yatırımcılar, yöneticilerin yıllar içinde gelirinde yaşamak istediği iyileştirme isteklerini görmemezlikten gelerek ellerindeki yetişmiş, şirketlerinin kültürünü benimsemiş profesyonelleri rakiplerine kaptırmaları.
Bunların önüne geçilmesi ancak zamanla yatırımcıların bilinçlenmesi ile olacaktır. Tesislerini iyi yöneten, şirketine ve yanında çalışan personeline değer veren, misafir memnuniyetini ve karlılığı doğru dengede tutan profesyonellerin o işletme için birer değer olduğunun algılanması ile bu hızlı personel ve yönetici değişim hızı durağanlaşacaktır.
Radisson Blu Hotel Kayseri nasıl bir otel olacak? Bu otel bölgeye nasıl bir değer sağlar?Kayseri, beş yıldızlı hizmet anlayışının kısıtlı olarak ulaştığı en önemli sanayi ve ticaret merkezlerimizden birisi. Hayırseverliği ile şehri Kayseri’de çok sevilen iş adamı Sayın Süleyman Çetinsaya’nın önderliğinde Doruk İnşaat ve Turizm A.Ş. yatırımı olarak şehrin en canlı merkezinde yükselmiştir. Radisson Blu Hotel Kayseri şehirdeki üst sınıf otel açığının kapatılmasına destek olmak için özenle hazırlanmaktadır. Tesisimiz 243 oda ve süit ile, işadamlarına yönelik özel Executive katları, şehrin A+ kategorisine hizmet verecek City Club & Fitness yaşam merkezi, kongre ve toplantı salonları, restoranları, pastanesi ve Roof lounge’u ile Kayseri’nin sosyal yaşamına katkıda bulunacaktır. Kayseri ziyaretçilerine uluslararası kabul görmüş standartlarda üst segment beş yıldızlı ürün ve hizmet vererek, şehrin gerek marka değerine gerekse Kayseri algısında önemli olumlu katkılar sağlayacaktır.
İlgili Haberler

InterContinental Türkiye’de 8 otel daha açacak
Dünyanın en büyük otel zincirlerinden InterContinental Oteller Grubu (IHG), Türkiye’de büyüyüşünü sürdürüyor. Geçen yıl Diyarbakır’a...

Phaselis’e otel yapacak kadar çıldırmadım
"Ben bu şehre zarar verecek, toplumu karşıma alacak bir projenin nasıl peşinde olabilirim?” diye konuşan Tamince; “Bu şehrin havasına suyuna, doğasına,...

İnsana Saygı Ödülü World Of Sunrise‘In oldu
Kariyer.net tarafından bu yıl 13'üncüsü gerçekleştirilen İnsana Saygı Ödülleri, Lütfi Kırdar Kongre Merkezi'nde düzenlenen törenle sahiplerini...

Gloria Hotels, otellerine laboratuvar kurdu
Gloria, Gıda Laboratuvarı’nı kendi bünyesine taşıdıYaklaşık 16 yıldır yüksek misafir memnuniyetiyle hizmet vermeye devam eden Gloria Hotels&Resorts,...

Limak’ın Hatıra Ormanı büyümeye devam ediyor
Antalya’daki 4 tesisinde ağırladığı misafirleri için her sene ağaç dikme töreni düzenleyen Limak Turizm Grubu, ‘Hatıra Ormanı’na bu sene de geniş...

İzmir’de konaklama tesislerinin kalitesini artıracağız
Kaya Thermal Convention Otel’de düzenlenen törende Yıldırım, bin 414 projeden oluşan Hayat İzmir'i açıkladı. Törene Başbakan Yardımcısı Hüseyin...
