Londra'daki World Travel Market'e (WTM) katılan Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Kavaloğlu, Tourism Today'e yaptığı açıklamada savaşlar ve ekonomik gelişmelere dikkat çekti.
Tourism Today - Londra
Savaşların finansal sonuçları
Her sene takip ettikleri WTM Londra ile yeni yılın ilk ipuçlarını aldıklarını belirten Başkan Kavaloğlu, “Dünyada ve özellikle bizim içinde bulunduğumuz coğrafyadaki gelişmeleri iyi okumalıyız. Dünyadaki gelişmelerden uzak bir turizm düşünemeyiz. Yani birinci partnerimiz olan Rusya ile üçüncü ana kaynağımız olan Ukrayna'nın savaş halinin 5 yıldır devam ediyor olması, Amerika Birleşik Devletleri, İsrail ve İran arasındaki ve Ortadoğu'daki gerilimin devam ediyor olması ve bu gerilimin finansal sonuçlarını gözlemlediğimiz bir dönem yaşıyoruz.
“Savaşlar tatilcileri etkiliyor”
Bu savaşların Avrupa'ya ekonomik anlamda etkisi çok büyük. Yani içerisinde olmadığımız savaşın finansal bir reaksiyonu var. Petrol fiyatlarının yükselmesi, gizli enflasyonun oluşması vb. bütün bunların hepsi bir finansal sonuç. Bu da bizi satın alan kitleyi doğrudan etkiliyor. Yani hep beklemekten yana karar alıyor” dedi.
“Turizm sektörünün kolay bir yılı olmayacak”
“Bizim içinde bulunduğumuz lokasyon içerisinde, artık kolay bir yılımız olmayacak” şeklinde konuşan Kavaloğlu, 2027 yılı için turizmcileri zorlu bir sezonun beklediğini ifade etti. Deneyimli turizmci açıklamalarına şöyle devam etti: “Ama bu sadece bizim için geçerli değil, turizm sektörünün kolay bir yılı olmayacak. Fuar alanına bakıyorsun, İspanya’da da belli oranda yavaşlama var, Yunanistan’da da var, İtalya’da da var, Fransa’da da var. Her yerde turizmle ilgili bir yavaşlama söz konusu. Ama bunun genel sonuçlarını ne zaman gözlemleyebiliriz? Bence bu dönem bir satış dönemi. Yani biz Antalya'da COP31 yapacağız. COP31 bizim için çok büyük ve çok ihtişamlı bir etkinlik. Dünyanın en büyük etkinliği. Bu büyüklükte bir işi yapabiliyor olmamız çok önemli. Yani işte 50'nin üzerinde dünya başkanının gelecek olması ve bunun Türkiye’de ve Antalya’da yapılıyor olması çok etkileyici.
“Antalya ve Türkiye önemli bir noktada”
Ama bu dönem bizim aynı zamanda satış dönemimiz. Yani World Travel Market’le Christmas arası satış dönemi. Buradaki satışı gözlemleyeceğiz. Sonra her zamanki gibi satışta belli bir dönem düşüş olacak çünkü tatil dönemi. Sonra Ocak ayının üçüncü haftası FİTUR var. Dünya çok hızlı bir şekilde dijitalizasyona koşuyor. Direkt satıcıların olduğu en önemli fuarlardan bir tanesi de FİTUR. Dolayısıyla o dönemde FİTUR'a kadar da bir satış dönemi yaşayacağız. FİTUR sonrasında ise EMITT olacak. Bu fuar yine ne olursa olsun Doğu Akdeniz’in en önemli etkinliklerinden bir tanesi. Ve hemen akabinde ITB. Her sene biliyorsun Berlin’de Mart ayının 1. haftasında olurdu, bu sene 3. haftasında oluyor. Sebebi de Ramazan ayına denk gelmesi. Bu da önemli bir karar. Dolayısıyla ITB Berlin’e kadar satışlar için 2 haftalık bir dönem olacak. Ben o dönem içerisinde bütün satış programının ortaya çıkacağını düşünüyorum. Özellikle paket tur satışlarında ben yine Antalya’nın ve Türkiye’nin çok önemli bir yer olacağını düşünüyorum.
“Kişi sayısının artabileceğini düşünmüyorum”
Bir numaralı pazarımız yine Rusya, 2 numaralı pazarımız Almanya, 3 İngiltere. Ama bugün gördüm ki İngiltere pazarında 2027 uçak planlaması hemen hemen geçen senenin aynısı. Hep söylüyorum, 'belli bir rakama ulaştıktan sonra o rakamda sabit kalmalıyız' sözümün destekçisi bunlar. 2026 rakamlarıyla sabit kalıyor olmamız, 2025 yılı rakamlarıyla sabit kalabiliyor olmamız bence çok değerli. Artık sistem bizi bu lokasyonda, yani bu savaşların olduğu, bu dinamiklerin devam ettiği bir ortamda kişi sayısının artabileceğini düşünmüyorum.
Rakamın sabit kalması da bizim için çok büyük bir başarı. Artık biz gelirimizi arttırıcı bir model düşünmeliyiz. Çünkü şunu kabul etmemiz lazım: 2019’dan bu yana maliyetlerimiz yüzde 400’ün üzerinde artarkan, gelirimiz ise yüzde 180 artmış. Yani bu ekonomik anlamda turizmcinin, otelcinin göğüsleyebileceği bir fark değil. Onun için 2027'de enflasyonist baskının daha minimum seviyede oluşacağını düşünüyorum. Ama netice itibariyle bizim için kolay olmayan bir yıl geliyor."







