Tourism Today / Tuncay Sevin Akdeniz Turistik otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Yönetim Kurulu Başkanı Sururi Çorabatır ile Antalya turizmi üzerine konuştuk. Sururi Çorabatır, Antalya’nın turizmdeki başarısından, Her Şey Dahil’e, otellerin artan maliyetlerinden Büyükşehir Belediye Yasası’na kadar birçok konuda Tourism Today’in sorularını yanıtladı. AKTOB kaç milyar dolarlık bir yatırımı temsil ediyor? Kaş, Kalkan, Demre, Manavgat, Side, Kemer, Antalya Merkez, Lara, Kundu ve Belek bölgesi olmak üzere 455 üyemiz var. Bu sene de 32 bin yatak devreye girdi. Bu tesislerin de üye kayıtlarını toplamaya başladık. Bu sayı sezon sonu itibari ile 480’i bulacaktır. Türkiye’deki yatak kapasitesinin 3’te 1.3’ünü Antalya’da. Yatırım olarak da Türkiye’deki turizm yatırımlarının yarısıdır. Bizim bölgemizdeki son yıllarda yapılan yatırımlara bakarsak zincir otel oluşumu ile birlikte her biri minimum 20 milyon dolardan başlayarak 120 milyon dolara kadar çıkan tesislerdir. Antalya’da 20 milyar dolarlık bir otel yatırımı bulunmaktadır. Son 10 yılda Antalya otel ve turist sayısında çok büyük bir gelişme kaydetti. Antalya turizmde bu mucizeyi nasıl yarattı? Yatak kapasitesinin, müşteri sayısının ve yatırımların arttığı dönemlere bakarsak turizme en önemli etkenlerden birisi istikrardır. Yatırım istikrarı, yatırımcıya güven, Türkiye’nin ekonomik anlamdaki gücü bu gelişimde çok etkili oldu. 1990-2000 seneleri arasında dövizdeki oynamalar, enflasyon oranlarının yüksek olması yatırımcıların elini kolunu bağlıyordu. Öz sermayenin yanında Antalya’daki yatırımların da banka kredileri ile yapıldığını göz önünde bulundurursak son 10 yılda ekonomideki istikrardan dolayı yatak kapasitesi bu sayılara ulaştı. Son 10 yıldaki ekonomik istikrar, politik istikrar, Türkiye’nin imajı, yatakların genç olması, Her Şey Dahil sistemi, Antalya turizmini çok olumlu etkiledi. Son 10 yılda faiz oranlarının yatırımcının lehine dönmesi ile yatırımlar arka arkaya geldi. Antalya’nın diğer bölgelere ve Akdeniz çanağındaki rakiplerine göre en büyük avantajı birlik ve beraberlik olarak çok çabuk olumlu reaksiyonlar vermesidir. Kamuoyu ve özel sektörün iyi iletişim kurması da önemli bir faktör. Antalya’da aile şirketleri bu gelişimde en önemli rolü oynadı. Hizmet kalitesinin de çok üst seviyeye çıkması Antalya’nın başarısına etken olmuştur. O zaman bu gelişime mucize demek yanlış mı olur? Çölde bir yatırımcı olsak evet mucize diyebilirdik. Ancak Antalya’dayız. Atatürk, “Antalya dünyanın en güzel yeridir” demiştir. Bu potansiyeli harekete geçirmek bize kalıyordu. Antalyalı turizmciler ve devlet bütün bölgelere örnek olacak şekilde bunu başardı. Birlik ve beraberlik ile bu potansiyel harekete geçirildi. AKTOB’da çok güzel bir sinerji var. Bunu nasıl sağladınız? AKTOB bence tüm sivil toplum örgütlerine örnek olacak bir dostluk ilişkisi var. AKTOB masasında oturan yönetim kurulundaki arkadaşlarımızla en önemli özelliğimiz 28 senedir yönetim kurulu odasına girdiği an üstündeki kimliği, ceketi, mevkisi ne olursa olsun bir kenara bırakarak Antalya’nın geleceği, tanıtımı ve marka değerine katkısı ile için elinden gelen bütün çabayı göstererek çalışmaktadır. Ben başkanım ama ben Antalya’nın bir neferiyim. Yönetim kurulu üyelerimiz bu işin neferidir. Hiçbir alınganlık kayırmaca olmaz. Benden önceki başkanlarımızın bize verdiği bayrağı ilerletmeye çalıştık. Burada yatırımcılarımız turizmin gerçek neferleri gerçek profesyonel otel yöneticisi arkadaşlarımız bence Türkiye’nin en içten çalışan personellerimizin bu birlik ve beraberliğe katkısı çok büyüktür. Antalya önümüzdeki 10 yılda turizmde neler yapacak? Antalya Türk turizminin vazgeçilmez bir lokomotifidir. Antalya’sız turizm Akdeniz çanağında düşünülemez. Antalya her bakımdan örnektir. Antalya bu bağlamda marka olmuş bir şehirdir. Antalya’nın turizm alternatifleri çoktur. Kongre, tarih, deniz, kum, güneş, spor, futbol, golf var. Antalya önümüzdeki 10 yılda yükselen çıtasını daha da yukarıya taşıyacaktır. Antalya’nın en önemli sorunu bence kış aylarındaki alternatif turizm anlayışı içinde daha başka alternatifler bulması ve 12 aya yayılması konusundaki çalışmaları tamamladıktan sonra özellikle EXPO ile 2016 yılına kadar uçacaktır. EXPO’nun Antalya’ya katacağı marka değeri ile Antalya kendisi için belirlenen hedefleri 2023’ten önce yakalayacaktır. Antalyalı turizmciler çok girişken bir yapıya sahip. Her yerde Antalyalı turizmcileri görmek mümkün? Neden böylesiniz? Bundaki en önemli faktör güven. Güven ve takım oyunu diyebiliriz. Antalyalı turizmciler çok hızlı karar verebiliyor. Sadece telefon açma zamanı kadar birbirimize uzağız. Aslında birbirimize o kadar da yakınız. Antalya’nın verdiği gücü taşıyoruz. Yurt dışından gazeteciler gelecek çok rahat ağırlıyoruz. Konser olacak sanatçıları rahat ağırlıyoruz. Her türlü etkinlikte Antalya’nın menfaatine olacak her türlü çalışmada sektör birbirini çok destekliyor. Maddi manevi 24 saat 365 gün gece gündüz iş başında ve beraberiz. Antalya turizminin daha iyi yerlere gelebilmesi için neler yapmamız gerekiyor? Antalyalı turizmcinin biraz nefes alması lazım. Nitelikli, kaliteli tesislerimizin hizmet anlayışını ve birbirimizin arasında tatlı rekabeti bozmayacak şekilde yatırımları gözden geçirmemiz lazım. Yatırımları kontrollü bir şekilde elden geçirmemiz lazım. İyi koşuyoruz. Ama biraz terlemeye başladık. Çünkü turizm dünyadaki ve içerideki olaylardan olumlu ve olumsuz etkilenen bir sektör. Kazanç ve yatırım açısından baktığımız da böyle bir sektör de yok. İkincisi bedava sermayemiz deniz, kum ve güneşi korunması lazım. Arkasından çevre geliyor. Çevre faktörü gelecek 10 yılın en önemli faktörü olacak. Üçüncü olarak da kültür ve tarih yapılarına bakarsak Antalya çok zengin bir kent. Biz bunu iyi değerlendiremiyoruz ve kıymetini bilmiyoruz. Antalya’nın bence diğer bir eksikliği kültür ve sanat etkinlikleridir. İstanbul bu işi çok iyi beceriyor. Burada biraz da sponsorluk kısmı ile ilgili olarak bankacılara sitem etmek istiyorum. İstanbul’da düzenlenen birçok festival ve konserde banka imzası var. Kimse bize bu konuda destek olmuyor. Yatırımla ilgili verdikleri desteği küçümsemiyoruz. Ama bu konuda destek göremiyoruz. Kimseye ihtiyacımız yok ama başta bankacılar olmaz üzere diğer sektörler de taşına altına elini sokması lazım. Sektörlerin Antalya’ya nasıl katkıda bulunabilir diye düşünmesi lazım. Şu ana kadar böyle bir destek görmedim. IC Fraport’u bunların dışında tutmak istiyorum. Onlar Antalya’nın medarı iftarıdır. Maddi, manevi ve havaalanı hizmetinde Antalya’nın marka değerine katkıları var. Bu katkılarından dolayı Sayın İbrahim Çeçen’e buradan teşekkür ederim. Turizmde en çok eleştirilenlerin başında Her Şey Dahil geliyor. Sizce Her Şey Dahil bu kadar eleştiriyi hak ediyor mu? Antalya, Her Şey Dahil olmasaydı turizmden bu rakamları elde edemezdi. Kültür ve Turizm Bakanlığımızla yaptığımız bütün toplantılarda Her Şey Dahil sisteminin her şeyin dahil olmadığı bir şekilde standarta gelmesini istiyoruz. Herkes Her Şey Dahil uygulamasın. Otellerin dışındaki esnaf bizi çok sert eleştiriyor lütfen bunu da yapmasınlar. Çünkü otellerimizdeki standart dışarıda yok. Ne zaman aynı standarta kavuşursak turist otelden çıkacaktır. Biz turisti otele tıkmak istemiyoruz. Bu bizi maliyet açısından olumsuz etkiliyor zaten. Turist ülkemizi görmüyor, yaşam şeklimizi bilmiyor, tarihimizi görmüyor. Biz duyarsız kişiler miyiz. Böyle yargılanmamız bizi üzüyor. Aynı renkteki tişört bir yerde 3, bir yerde 5 farklı bir yerde 7 lira. Bunlara bir standart getirmek lazım. Müşterimiz kandırıldığını hissederse bu hem bizim ülke imajımız hem de esnaf için kötü bir imaj olarak algılanıyor. Biz 52 sektörü birebir destekliyoruz. Bence bu kadar acımasızca eleştirilmemeli. Ancak Her Şey Dahil’e bir standart getirilmesi de lazım. Herkes Her Şey Dahil yapmamalı. Bu konuda kriterler belirlenmeli. Bakanlık bu sınırlandırmayı getirebilir. Her Şey Dahil bizim en büyük avantajlarımızdan biridir. Portekiz, Mısır, Yunanistan ve İspanya bile sistemi burada görüp almaya çalışıyorlar. Ama beceremiyorlar. Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik turizmin sorunlarına çözüm bulabilecek mi? Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Ömer Çelik’i zaman zaman çalışma prensibini bilmeden eleştirenler var. Ama ben bunlara kesinlikle katılmıyorum. Benim yıllardan beri takip ettiğim bir kişi. Türkiye’nin en önemli sorunlarının birebir içinde olan çok değişik özelliklere sahip, analiz yeteneği, dinleme ve olaylara hakimiyeti zaman kaybetmeden olaylara müdahalesi 2023’e giden yolda sektörümüze çok önemli bir ivme kazandıracaktır. Kendisinin bakanlığı döneminde birçok şeyin daha da ivme kazanacağını ve birçok problemimizin çözüleceğine inanıyorum. Özellikle çok seri karar verebiliyor. Sektör olarak güçlü ve hızlı bir sektörüz. Direkt önümüze bakan bir sektörüz. Sayın Bakanda da bu özellikleri görüyorum. Bakanlıktaki atamalarla yeni bir kan ve heyecan yaratmaya çalışıyor. Diğer bakanlıklarla olan ilişkileri turizmi ilgilendiren sorunların çözümünde çok etkili olacaktır. Biz 2634 sayılı yasa gereği Kültür ve Turizm Bakanlığı belgeli otelleriz. Bizim kontrolümüzü Turizm Bakanlığı yapar. Bununla ilgili önümüzdeki dönemde daha randumanlı sonuçlar alacağımıza inanıyorum. Özellikle tanıtmada çok önemli fikirleri var. Özellikle kaynak kullanımı ile ilgili kararları devreye sokabilirse çok daha güçlü bir bakanlık ortaya çıkacaktır. Çok önemli bir teşhisi var. Hem bizim hem de Kültür ve Turizm Bakanlığının sokağa atılacak parasının olmadığının tespiti çok önemli. Kendisi ile Gezi Parkı ile ilgili konuşma imkanınız oldu mu? Gezi Parkı olaylarından sonra defalarca kendisi ile telefonla görüştük. Bilgi aktarımını direkt bakanlar kurulunda paylaştığını biliyorum. Olayların turizme etkileri ile ilgili çok hassas davrandığını, panik havası yaratmadan konuşmalar yapması, bürokratlarla 3 kez bizimle toplantı yapması önemli. Kriz olarak olayları değerlendirmedi. 2013 ve 2014 yılları için bir değerlendirme alabilir miyiz? 2013’ün ikinci yarısı çok iyi başladı. Sezon sonu ile de hedeflediğimiz sayıları bularak herkesin mutlu olmasını istiyoruz. 2014 dünyadaki gerek ekonomik, gerek siyasi olaylarla çok bağlantılı geçecektir. Bence özellikle ekonominin tatilcinin üzerinde çok büyük bir ektisi var. Bundan dolayı biz bu zamana kadar olan avantajlarımızı çok iyi kullanmak zorundayız. Ancak hiç kimse rehavete kapılmasın. Hiç kimsede biz buyuz diye bir kibir oluşmamalı. Çünkü rakiplerimiz bu pastadan pay alabilmek için çok ciddi çalışmalar yapıyor. 2014 yılında hep beraber hedeflediğimiz rakamları yakalamak için çok çalışmalıyız. Antalya önceden ucuz bir destinasyon olarak görülüyordu. Antalya destinasyonunun günümüzdeki görüntüsü nasıl? İspanya ile karşılaştırdığımızda bizim fiyatlarımız çok ucuz kalıyor. Her Şey Dahil ve aile konsepti çok ciddi avantaj. Antalya’nın fiyatları yavaş yavaş çıkmaya başlamıştı. Ama ben yine bu sene devam edeceğini düşünüyorum. Gelecek senelerde fiyatlarda düşüş olacağını düşünmüyoruz. İmajımız da düzeldi. Ucuz ülke imajından da sıyrıldık. Ancak maliyetlerin yükselmesi ve dövizinde yatay seyretmesi ile karlılıklarımızda belirgin bir azalma söz konusu. Çok güzel tesisler yapıyoruz maliyetli yatırımlar yapıyoruz. Ve bunların geri dönüşümü eskisi kadar kısa zamanda olmuyor. Bu yatırımların hakkı daha fazla karlılıktır. Daha fazla fiyatlara satılmalı. Bizim işimiz hizmet. Riski fazla olan bir sektör. Antalya’ya olan uçuşları nasıl değerlendiriyorsunuz? Antalya’ya yeterince uçuş var mı? Dünya markası olan, Mancester United, Barcelona, Borussia Dortmund’a sporsor olan THY, Antalya gibi bir destinasyonu göremeyecek kadar kör. Kendileri ile defalarca konuştuk. Bundan önceki yönetim 5 destinasyona uçuş vermişlerdi. Bu kadar uçak siparişi veren bu kadar karlılık açıklayan THY, zarar oluyor diye bu seferleri kaldırdı. Antalya’ya en büyük desteği THY vermeli. Yapacakları uçuşlarla golf, kongre, düğün gibi önemli turizm çeşitlerinde büyük katkılarda bulunmaları gerekiyor. Önümüzdeki günlerde bunu dile getireceğiz. Bu desteği sağlayamaya çalışacağız. 2012 sonunda gerçekleşen Büyükşehir Belediye yasası ne Antalya turizmine ne getirir? Bu yasa tasarısı benim şiddetle desteklediğim bir yasa tasarısıdır. Özellikle turistik bölgelerdeki küçük belediyelerin kapatılması bence çok normal. Manavgat’tan örnek verecek olursak: Manavgat girişinden Alanya çıkışına kadar 40 km alanda 10 tane küçük belediye var. Gelişen turizm sektöründe bu belediyeler turistik bölgelerde turizmi olumsuz etkileyecektir. Çünkü hizmet veremeyecekler. İtfaiye yok, alt yapı yok. Kendi otelimden örnek vereyim. Belediye bana su veremiyor. Milyon dolarlar harcanarak yapılan bir tesise su veremiyorlar. Büyükşehir Belediyesi yasası ile bir yıllık bir zorluk çekilecektir. Bu zorluğun çekilmesi ilerleyen dönemde rahatlığa kavuşacağımızı düşündüğümüz için katlanılabilir. Türkiye’de eleştirmek kolaydır. Özeleştiri de yapmamız lazım. Burada küçük belediyeleri eleştiriyoruz ama onlarda bize gelin elinizi taşın altına sokun diyebilirler. Bence her bölgede oluşacak belediye meclislerinde turizmcilerin de olması çok büyük bir fikir desteği sağlayacaktır. Bütün kıyı boyunca bu sağlanırsa güzel bir fikir alışverişi sağlanabilir. Meclis yapısına bakarsak bence tüm sektörler orada temsil edilebilmelidir. Herkes kendi sektöründeki sorunları bu masa etrafında tartışmalı. Turizmcilerin öncelikle bu oluşumlarda yer alması lazım.
İlgili Haberler

TÜROFED Başkan Yardımcısından Yunanistan halkına serzeniş
Expo 2020'nin sadece İzmir veya Ege değil, bir Türkiye projesi olduğuna dikkat çeken İşler, şöyle konuştu: "Yüzyıllardan beri barışın, huzurun, kardeşliğin...

Mehmet İşler: “Basmane’deki denetimler sıklaştırılmalı”
Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği (ETİK) Başkanı Mehmet İşler, beraberindeki sektör temsilcileri ile birlikte İzmir İl Emniyet Müdürü...

Skalite Ödülleri için başvurular başladı
Skal International İstanbul Kulübü’nün Türkiye Cumhuriyeti’nin 75’inci yılında Türk turizmine hediye olarak başlattığı Skalite Turizm’de Kalite Ödülleri’nin...

TÜROFED'in Ağustos ayı bülteni yayınlandı
TÜROFED'in Ağustos ayı bülteni için tıklayınız: TÜROFED AĞUSTOS

TÜROFED Eylül Bülteni’ni yayınladı
TÜROFED’in Eylül Bülteni’nden bazı başlıklar şöyle: - Teşvıkler, ihtiyaçlar doğrultusunda yenilenecek - STR raporu, Temmuz kaybını ortaya koydu...

Barut “140 bin yatağı kapatıyoruz. 40 bin kişi işsiz kalıyor”
Bu konuda acil olarak kısa vadeli çalışmalar yapılması gerektiğini ifade eden Başkan Barut “Turist göçmen kuş değil, Nisan ayında havalar ısınınca...
