TÜROFED Başkanı Osman Ayık, konuşmasında şu mesajları verdi:
Türkiye hiçbir ülkeyle, Türkiye’nin kent destinasyonları da pek çok ülkenin kent destinasyonlarıyla karşılaştırılamayacak kadar zengin ve eşsiz bir kültürel/ tarihi mirasa sahiptir. Türkiye’nin turizm politikası büyük ölçüde sahillerdeki resort turizmine endeksli olduğu için bu gerçek büyük ölçüde göz ardı edilmiştir. Bunun tek istisnası ise yüzyıllardır Avrupalıların gözdesi olan İstanbul kentidir. İstanbul dışındaki kentlerin birer turistik destinasyon haline gelmesi için Türkiye’nin kitle turizmi anlayışında yirmi yılı geride bırakmış olması gerekmiştir.
Türkiye’de 1980’li yılların başından itibaren planlı bir şekilde hayata geçirilen sahil turizmi ile yirmi yıl yaşadıktan sonra, geçtiğimiz on yıl içinde sahil şeridinin arka planında kalan Anadolu kentlerinin birer turistik destinasyon haline gelme çabası içinde olduğunu görüyoruz. Ancak burada el ele yürüyen iki anlayış söz konusudur. İlki, zengin kültürel mirasına ve tarihsel dokuya sahip olan Anadolu kentlerinin bu mirası olağanüstü bir değer olarak kabul etmesi ve bunu koruma çabasına girmesi. İkincisi ise eldeki bu emanet mirasın korunarak turizm amaçlı kullanılmasıdır.
İşte bu iki anlayışı sağlıklı bir şekilde hayata geçiren ve Türkiye’nin bütün bölgelerine, illerine ve ilçe belediyelerine örnek olan yapı bundan on yıl önce kurulan Tarihi Kentler Birliği’dir. Bugün üç yüzden fazla üyesi olan Tarihi Kentler Birliği, Avrupa Tarihi Kentler Birliği’nin üyesi olup Türkiye’deki en önemli kamu-yerel-sivil-özel sektör birlikteliğidir. Bur koruma seferberliği ile ortaya çıkmış olan Tarihi Kentler Birliği, turizm endüstrisine örnek olabilecek işleri Bursa,Edirne, Şanlıurfa, Gaziantep, Kastamonu, Mardin gibi kentlerde hayata geçirmiş ve kent turizmini hem koruyarak, hem de kullanarak nasıl yapılabileceğini hepimize göstermiştir.
Bir kent destinasyonunun marka haline gelmesi için özgün kent kimliğini koruması gerekir. Türkiye’de son zamanlarda bütün sektörlerde ve turizmde moda haline gelen markalaşma çabası tarihi kentlerin de ihtiyaç duyduğu bir çabadır. Çünkü bu kentlerin özgün kimliklerini korumaları ve onları evrensel- çağdaş bir anlayışla turizme açmaları yeterli olacaktır. Örneğin Bursa’nın Osmanlı kimliğini, Tokat’ın, Sivas’ın veya Antalya’nın Selçuklu kimliğini ön plana çıkarması gibi.
Turizmcilere düşen görev, tarihsel kimliği olan bu kentleri öncelikli olarak korumak, sonra da çağdaş bir anlayışla turizme kazandırmaktır. Bu sayede hem on yıllardır göz ardı ettiğimiz kendi mirasımızın değerini bilebiliriz, hem de ekonomiye ve istihdama katkı sağlayabiliriz. Yerel olandan evrensel olana geçişin turizm sayesinde daha kolay olabileceğini düşünüyoruz.
İlgili Haberler

TÜROFED, Bakan Avcı'ya 7 maddelik önlem talebini sundu
Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Yönetim Kurulu üyeleri, Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı ile İstanbul’da bir araya geldi.

Ayık: Yatırımların yeniden gözden geçirilmesi şart
Tourism Today / Burcu Gökşen TÜROFED Başkanı Osman Ayık, Türk turizminin önemli gündem maddelerini değerlendirdi. İstatistikler konusunda bir durum...

“Roadshow Hindistan’da çok önemli bir etki yarattı”
Hindistan’a düzenlenen roadshow’un Bangalore ayağında bir açıklama yapan TÜROFED Başkanı Osman Ayık, yapılan görüşmelerin sonunda iki farklı...

Türkiye turizminin, iletişim ve yönetişim sorunu var!
İstanbul'da gerçekleştirilen EMITT Seyahat ve Turizm Fuarı kapsamında organize edilen Başkanlar Oturumu'nda TÜROFED Başkanı Erkan Yağcı, TTYD Başkanı Oya Narin ve TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya…

Tatil uzarsa kıyı otelleri 500 bin yerli turist ağırlar
Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Başkanı Osman Ayık, Kurban Bayramı tatilinin uzun gerçekleşmesi halinde 500 bin kıyı tatilcisinin yanı sıra, 1-2 milyonu kişiyi bulan hareketliliğin…

TUI CEO'su Ebel: "Türkiye'nin alternatifi yok"
Dünya seyahat devi TUI’nin CEO’su Sebastian Ebel, Antalya’ya gelerek Antalya Valisi Münir Karaloğlu, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED)…
