Kırklareli'nin Demirköy ilçesine bağlı İğneada beldesinde yaşanan sel felaketinde 'Sisli Vadi' bungalov evlerinde tatil yapan 6 kişinin ölümüne ilişkin dava, Yargıtay'ın yerel mahkemenin kararını bozmasının ardından yeniden görüldü. Mahkeme heyeti tarafından sanıklara bir kez daha aynı ceza verildi.
Davanın tek tutuklu sanığı tesis sahibi Bülent Bayrak, savunmasında kötü bir insan olmadığını, köy çocuğu olduğunu belirterek, babası ile birlikte kurduğu yatırımları anlattı. Sel olayının ön görülemez doğal bir afet olduğunu savunan Bayrak, "20 yıldır ruhsatsız olan 2 ev 2 ahıra ruhsat aldık. Sel hafta sonu olsa çadırla konaklayan yüzlerce insan ölürdü. Bilirkişi raporlarında tutarsızlık var. Hakim ve savcılarla rüşvet verdim diye söylentiler var. Ben hiç birisini tanımıyorum. Bilsem çöp bırakmazdım, insanların ölmesine nasıl göz yumabilirim? İnsanlar çok değerli çok çok üzgünüm. Ben bu kadar hayatımın mahvolmasını bile bile nasıl yaparım? Bu doğal afeti nasıl öngörebilirim? Ben kimseye rüşvet vermedim. Ben bir köy oluşturmaya büyükşehirde yaşayanların doğal yaşama erişebilmeleri için bir proje yaptım. Bu proje ile her ilde yapılsa göçler önlenir. Herkes çok olumlu bir proje olduğunu söyledi. İşyerim fabrikam şirketim her şeyim gitti. 7 milyon dolar servetim vardı şuan 10 milyon dolar borcum var" dedi.
Verilen aranın ardından mahkeme ilk verilen kararla aynı kararı verdi. Kararda, Bülent Bayrak'a, 'Taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma' suçunu 'bilinçli taksirle' işlediği gerekçesiyle 18 yıl 2 ay hapis cezası verildi. Tutuksuz sanıklardan Cenan Aydın ile Büşra Gökgöz 7 yıl 6'şar ay hapis cezasına çarptırıldı, Sevcan Ulutürk ise beraat etti.

