Konuyla ilgili açıklama yapan Marco’nun Avukatı Ahmet Ünal Ersoy, "2007 yılının Nisan ayında başlayan ve Marco Davası olarak adlandırılan dava, Yargıtay’ın internet sitesinde yaptığımız sorgulamada onama kararını görmemiz üzere bize göre sona ermiş oldu. Baktığımız zaman 7 yıl gibi bir süreç Türk yargısının ne denli içler acısı bir halde olduğunu göstermektedir. Müvekkili ve ailesini arayarak artık dosyanın kapandığını Yargıtayın cezayı onadığını ilettim. Kendileri de dosyanın artık kapanmasını ve olanların unutulmasını beyan ettiler ve bugüne kadar yaptığımız şeyler için bizlere teşekkür ettiler" dedi. Marco'nun daha önce mahkemece cinsel istismardan suçlu bulunduğunu belirten Avukat Ersoy, şunları söyledi: "Mahkemeye göre bir tecavüz değildi. Mahkemece verilen 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ertelenmişti. Kesinleştikten sonra 2 yıl 2 ay 20 gün bir denetim süresi var. Herhangi bir yükümlülüğe tabi olmaksızın denetimi öngörüyor. Bu şu demek Marco Türkiye’ye gelip 2 yıl 2 ay 20 gün boyunca bir suç işlemediği sürece verilen ceza ortadan kalkmış olacak. Baktığımız zaman bu yargılama nedeniyle müvekkilim 247 gün tutuklu kaldı. Neticede verilen kararla erteleme yani hapiste yatmasını gerektirmeyen bir hüküm verildi. Biz zaten baştan müvekkilime böyle bir ceza verilebileceğini, müvekkilimin suçsuz olduğunu, ceza verilecekse de bunun hapiste yatmayı gerektiren bir hüküm olmayacağını defalarca dile getirmeye çalıştık ama mahkeme bunu kabul etmedi. Tabii bu davanın medyatik yönünün de işimizi zorlaştırdığını söyleyebilirim. Hukuka müdahale teşebbüsünün de yargı sistemine ve yargılamada verilecek sonuca bir etki etmediğini hatta hakimlerin taktir hakkını etkilediğini bu davada bizzat gördük. Bu yargılama genç bir çocuğun 247 gününü almış oldu". Alman genci Marco'nun 247 gün boyunca sıkıntılar yaşadığını söyleyen Avukat Ersoy, "Nihayetinde ertelendi gitti. Şu anda Almanya’da kendi ülkesinde yaşamını sürdürüyor. Bu olanları unutmaya çalışıyor. Edindiğim bilgilere göre unutma süreci biraz uzun sürüyor. Davadan önce rahatsızlığı bulunan Marco’nun babasının hastalığı da dava nedeniyle iyice ağırlaşmıştı. Hayatına malolacak acılar yaşadığını söyleyebilirim. Bundan sonra Marco’nun Türkiye’ye gelip gelmeyeceğini bilemiyorum. Ancak Türkiye’ye gelmemesi için herhangi bir engel yok. Marco’nun ailesi gerek dava sürecinde gerekse dava bittikten sonra defalarca Türkiye’ye gelip gittiler. Gelmeye de devam edecekler. Buradaki dostluk ve arkadaşlıklarının yanında buradaki yaşamı doğayı tabiatı seviyorlar. Kendileri gerçek bir Türk dostu. Bundan sonra hiçbir kimsenin böyle bir olay yaşamamasını diliyorum" dedi.
İlgili Haberler

Antalya’da kaybolan Alman turist 4 gün sonra bulundu
10 gün önce tatilini geçirmek amacıyla eşi K.B ile birlikte Manavgat'a gelen ve Kumköy Turizm Bölgesindeki bir otele yerleşen G.B (72), 1 Ocak tarihinde...

Başaran Ulusoy: “Türkiye'de denizler ölüm döşeğinde”
3 tarafı denizler çevrili Türkiye'de denizlerin 'ölüm döşeğinde' olduğunu belirten Ulusoy, "Marmara denizi nefes alamıyor. Karadeniz tam anlamıyla öldü....

Miranda Kerr Antalya'da podyuma çıktı
Türkiye'nin en büyük moda organizasyonu Dosso Dossi Show, Antalya'da 17’nci kez 8-13 Ocak tarihleri arasında düzenleniyor. Yaklaşık 120 tekstil firmasının...

Miranda Kerr Türk Kahvesi’ne hayran kaldı
Defile sonrasında özel bir röportaj için Radikal Gazetesi’ne konuşan Kerr’in aklında en çok kalan şeylerden biri Türk kahvesi olmuş. Pazartesi akşamı...

Türk çalışanlar “mola senesi” kavramına uzak
Genel olarak bir yıllık bir dönemi kapsayan uzun süreli izinler ya da bir başka deyişle mola seneleri, hayat değiştiren bir deneyim olsa da, herkes için...

Cami kapanınca Arap turistler karlar üzerinde namaz kıldı
Kar kalınlığının 50 santimetreye ulaştığı Uludağ'da tatilciler karların üzerinde namaz kılıyor. Türkiye'nin önde gelen kış turizmi merkezlerinden...
