Kütahya'da İsmail ve Emine Daşgın çifti, 11 yıl önce hobi olarak başladıkları lavanta yetiştiriciliğini bugün hem üretime hem de kırsal turizme katkı sağlayan örnek bir girişime dönüştürdü. Mor renge bürünen 1,5 dönümlük lavanta bahçesi, yaz aylarında ziyaretçilerin ilgi odağı olurken, çift ürettikleri lavanta ürünlerini internet üzerinden Türkiye'nin farklı noktalarına ulaştırıyor.
Emekliliğin ardından boş vakitlerini değerlendirmek isteyen İsmail Daşgın ile eşi Emine Daşgın, ailelerinden kalan Aloğlu köyündeki araziyi değerlendirme kararı aldı. Yaklaşık 11 yıl önce tamamen hobi amacıyla dikilen lavantalar, yıllar içinde verilen emekle gelişerek hem ekonomik değeri olan ürünlere hem de doğa tutkunlarının ziyaret ettiği bir bahçeye dönüştü.
Bahçelerinde yetiştirdikleri lavantalardan yağ, lavanta suyu (hidrosol), buket, toz ve tohum elde eden Daşgın çifti, ürünlerini ağırlıklı olarak internet üzerinden satışa sunuyor. Daha önce lavanta sabunu da ürettiklerini belirten Emine Daşgın, üretim çeşitliliğini zaman içerisinde artırmayı hedeflediklerini söyledi.
Lavanta yetiştiriciliğinin dışarıdan bakıldığında kolay gibi görünse de ciddi emek istediğini ifade eden Emine Daşgın, özellikle ilk yıllarda bitkinin yoğun bakım gerektirdiğini belirtti.
"11 YILDIR BÜYÜK EMEK VERDİK"
Emine Daşgın, "On bir yıl önce tamamen hobi olarak başladık. O günden bugüne büyük bir emek verdik. Annemden kalan bu toprağı değerlendirmek istedik. Her yıl daha da güzelleştirmeye, daha da büyütmeye çalışıyoruz. İnsanlar lavantayı internette gördüğü gibi zahmetsiz bir bitki sanıyor ancak öyle değil. Özellikle ilk dört yıl düzenli sulama istiyor. Çapası, bakımı eksik edilmemeli. Emek verilmezse istediğiniz verimi alamıyorsunuz. Ama çiçek açtığında ortaya çıkan görüntü bütün yorgunluğu unutturuyor" dedi.
Lavantaların bu yıl 11'inci yaşına ulaştığını belirten Emine Daşgın, yıllar içerisinde bahçenin daha da güzelleştiğini ifade ederek, "Şu an geldiğimiz noktadan çok memnunuz. Gelen ziyaretçilerimiz de memnun ayrılıyor. Bu da bizi daha çok motive ediyor" diye konuştu.
Lavantadan elde ettikleri ürünler hakkında da bilgi veren Emine Daşgın, "Lavantanın yağını çıkarıyoruz. Gül suyu gibi kullanılan lavanta suyunu elde ediyoruz. Buket hazırlıyoruz. Kurutup toz haline getiriyoruz. Tohumunu satışa sunuyoruz. Bir dönem lavanta sabunu da ürettim. İlerleyen süreçte ürün çeşitliliğimizi yeniden artırmayı düşünüyoruz" ifadelerini kullandı.
Asıl hedeflerinin ticari kazançtan çok Kütahya'nın tanıtımına katkı sunmak olduğunu vurgulayan Emine Daşgın, lavanta bahçesini kırsal turizmin önemli duraklarından biri haline getirmeyi amaçladıklarını söyledi.
Emine Daşgın, "İnsanların gelip bu güzelliği görmesini istiyoruz. Kütahya'nın böyle doğal güzelliklerinin keşfedilmesini arzu ediyoruz. Bahçemizi ziyaret eden misafirlerimizden hiçbir ücret almıyoruz. Çayımız da kahvemiz de her zaman ikramımız. Kütahyalılar başta olmak üzere çevre illerden gelen herkesi bahçemize bekliyoruz. İnsanların burada vakit geçirmesi, fotoğraf çekmesi, doğayla iç içe olması bizi mutlu ediyor" dedi.
"TOPRAKLA UĞRAŞMAK İNSANA HUZUR VERİYOR"
İsmail Daşgın ise lavanta yetiştiriciliğine başlamalarının en önemli nedeninin emeklilik sonrasında üretmeye devam etmek olduğunu belirtti.
İsmail Daşgın, "Emekli olduktan sonra boş vakit geçirmek istemedik. Hem doğayla iç içe olacağımız hem de üreteceğimiz bir uğraş arıyorduk. Lavanta fikri böyle ortaya çıktı. Toprakla uğraşmak insana huzur veriyor. Gelen misafirlerle ilgilenmekten de büyük mutluluk duyuyoruz. Bizim için en önemli şey üretmeye devam etmek ve boş durmamak" diye konuştu.
Yaz aylarında mor renge bürünen lavanta bahçesi, özellikle fotoğraf tutkunları, doğaseverler ve ailelerin uğrak noktalarından biri haline gelirken, Daşgın çifti önümüzdeki yıllarda üretim alanını genişleterek hem lavanta ürünlerinin çeşitliliğini artırmayı hem de Kütahya'da kırsal turizmin gelişimine daha fazla katkı sunmayı hedefliyor.
Ziyaretçilerini ücretsiz ağırlayan çift, doğal atmosferi ve misafirperverlikleriyle Aloğlu köyünü lavanta mevsiminde Kütahya'nın dikkat çeken destinasyonlarından biri haline getiriyor.
İlgili Haberler

Termometrelerin 38 dereceyi gösterdiği Antalya'da, tatilciler sahillere akın etti
Antalya'da artan nem oranıyla birlikte hissedilen sıcaklık 38 dereceye ulaştı. Sıcaktan bunalan tatilciler serinlemek için dünyaca ünlü Konyaaltı Sahili'ni doldurdu.

Kuşadası'nda otelde kalan 28 turist, zehirlenme şüphesiyle hastaneye kaldırıldı
Aydın'ın Kuşadası ilçesinde 5 yıldızlı bir otelde konaklayan 28 turist, mide bulantısı ve karın ağrısı şikayetiyle hastaneye kaldırıldı. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.

Fatih Altaylı: "Bodrum o kadar kalabalık ki, ben bu hafta İstanbul’a dönüyorum"
Fatih Altaylı, dün yazdığı köşe yazısında Bodrum'a değindi. Altaylı: "Bodrum, Temmuz ayıyla birlikte neredeyse yüzde yüz doluluğa ulaşmış vaziyette."

Sıcak Antalya günlerinde turistlerin uğrak noktası: Düden Şelalesi
Antalya'nın kavurucu sıcağında serin bir mola arayan turistlerin ilk adresi Düden Şelalesi oldu. Doğayla iç içe eşsiz manzaralar sunan tesis, yeni sezonda ziyaretçilerini bekliyor.

Bu mağara, dört mevsim sabit sıcaklığıyla turistlerin yoğun ilgisini görüyor
Bursa İnegöl'deki Oylat Mağarası, dört mevsim sabit kalan sıcaklığıyla turistlerin akınına uğruyor. Mağara, astım ve bronşit hastalarından da yoğun ilgi görüyor.

Rus turistlerin bu yaz da tercihi değişmedi: Satılan turların %37,7'si Türkiye'ye yapıldı
Rus turistlerin bu yazki tatil tercihleri belli oldu. ATOR verilerine göre %37,7'lik pazar payıyla Türkiye liderliğini korurken, Mısır ikinci sıraya yükseldi.

