Turizm Haberleri
TT29 Eylül 2026 Salı
TT29 Eylül 2026 Salı
Tourism Today haber arşivi 2013

"Bodrum ve Side İskandinav pazarının yükselen yıldızları”

7 dk okuma

Tourism Today Danimarka, Norveç, İsveç ve Finlandiya’dan incoming yapan Detur son dönemde golf ve spor turizmi üzerine de odaklandı. Tayfun Atasev ile İskandinav pazarını tüm yönlerini masaya yatırdık, şirketin faaliyetleri ve hedefleri üzerine konuştuk. Detur’un faaliyet alanlarını öğrenebilir miyiz? Detur olarak İskandinavya’dan incoming yapıyoruz. İsveç, Norveç, Danimarka ve Finlandiya’dan misafir getiriyoruz. Tüm operatörler kendimize ait. Dolayısıyla yurtdışındaki ofislerimiz sadece Türkiye’ye değil, Mısır’a ve Tunus’a da operasyon yapıyor. Hatta bu sene Tayland’a da başlıyoruz. Rakamsal olarak toplam 250 bin kişi civarındayız. Türkiye’ye de bu sene 150 bin pax getirmeyi düşünüyoruz. Öncelikli bölgelerimiz Alanya, Side, Antalya, Marmaris ve Bodrum. Özellikle Bodrum ve Side için yükselen yıldız diyebilirim. Sayılar buralarda git gide daha da artıyor. Bu ülkelerde ayrıca golf turizmi de yapıyoruz. Belek bölgesine yaklaşık 3000 golfçü getiriyoruz. Bunun dışında spor dallarına hizmet vermek üzere Detur Sport adı altında bir marka yarattık. Bu sene İskandinavya’dan 60 tane futbol takımı ağırladık. Hollanda’dan, Romanya’dan ve Almanya’dan da takımlar getirdik. Plaj voleybolu ile ilgili bir çalışmamız var. Su topu, hentbol gibi her türlü spor dalına hizmet vermeyi düşünüyoruz. Markamızı tüm Avrupa ülkelerine yaymayı hedefliyoruz. Türkiye’ye İskandinav ülkelerinden gelen turistlerin sayısı totalde kaçı buluyor ve hangi turizm türünü ağırlıklı olarak tercih ediyorlar? Genel olarak Türkiye’ye gelen İskandinavların sayısı 800 bin ile bir milyon kişi arasında değişiyor. Soğuk iklimlere sahip oldukları için genelde deniz güneş kum turizmini tercih ediyorlar. Türkiye özellikle son yıllarda İskandinav pazarında birinci tercih haline geldi. İspanya ikinci sıraya düşmüş durumda. Türkiye’de en çok nereyi tercih ediyorlar? Pax olarak Alanya. Alanya otellerinin özellikle de merkezdeki otellerin çoğu Avrupalıdır ve bunun da çoğunu İskandinavlar oluşturur. Side yeni ama çok hızlı bir eğriyle yükseliyor. Tabi bunu söylerken şuna da bakıyoruz. Acaba bu rakam Alanya’dan Side’ye mi gidiyor? Hayır, böyle değil. Side bir artış trendi yakalamaya başlamış durumda. Bu da daha fazla İskandinav’ın Türkiye’yi tercih etmeye başladığını gösteriyor. Bodrum da yükselen bir eğriyle gidiyor ama mesela Marmaris yavaş yavaş düşmeye başladı. Bu pazardan aldığımız sayının daha da artabileceğini düşünüyor musunuz? Artabilir tabi. Biz bu işe yaklaşık 40 bin kişilerle başladık. Geçen seneki rakamımız yüz bin kişiye yakındı. Bu seneki hedefimiz ise 150 bin kişi. Ufak sapmalarla bu hedefimize ulaşabiliriz diye düşünüyorum. Her şey hizmete ve kaliteye bağlı. Biz de Detur olarak en çok buna önem veriyoruz.

İskandinav pazarından daha fazla turist çekmek için ne yapılması gerekiyor? Her şeyden önce Avrupa ülkelerinin vatandaşlarının hizmete çok önem verdiğini akıllardan çıkarmamak gerekiyor. Biz Detur olarak her ülkeye kendi dilinde rehber veriyoruz. Kendi filomuzu kurduk. Seyahatleri, transferleri ve yaptıkları turlarda kendi araçlarımızı kullanıyoruz. Böyle özel ve kaliteli hizmetleri çoğalttıkça sayılar da artacaktır. Açılan tesislerin de kaliteli olması, istediğimiz bölgelerde yatak sayılarının çoğalması da bu artışa ivme kazandıracaktır. Tesis tercihleri ne yönde? İskandinavlar apartla başladılar. Kalabalık çocuklu aileler geldiği için apartı tercih ediyorlar. Apart turizmini daha çok seviyorlardı ama bu tabi ki bu da fiyat odaklı bir şey. Şimdi all inclusive’e geçtiler, Apart, üç, dört ve beş yıldızlı otellerde kalıyorlar. Biz de otel seçerken dikkat etmek zorunda kalıyoruz çünkü İskandinav ve Rus pek anlaşamaz, aynı yerde tatil yapmak istemez. Dolayısıyla Rus ağırlıklı otelleri pek seçmeyiz. İskandinav şunu seviyor: Alışveriş merkezlerinin, pazarların olmasını, esnafı görmeyi, dolaşmayı istiyor. Bu nedenle de Belek’teki beş yıldızlıları çok tercih etmezler. Parasını veremediklerinden değil, otelin kapısından çıktıklarında dolaşmak, pazar gezmek istiyorlar. Bu pazarın Türk turizmine sunduğu ekstra avantajlar var mı? İskandinav turistin Türkiye açısından önemi şu: Sezonları erken başlar, geç biter. Şubat ayından Kasım sonuna kadar uçaklarımız var. Dolayısıyla hem esnaf açısından, hem otelci açısından pazarın çok büyük bir katkısı var. Bıraktıkları gelir nasıl peki? Kişi başına düşen milli gelirleri oldukça yüksek olan ülkeler bunlar. Gelir bakımından Ruslarla kıyas bile kabul etmez ama alışveriş alışkanlığı olarak da Ruslar kadar alışveriş yapmazlar. Çünkü daha önce birçok Avrupa ülkesine gitmişler ve alışverişe doymuşlar. Ruslar ise komünizmden çıkmış kapalı bir toplum. Dolayısıyla onun yansımaları alışveriş ve tüketime odaklı. Dolayısıyla İskandinav pazarında alışveriş yoktur. Onlar da tatil gelenektir. Zamanında tatillerini yaparlar. Yılda iki üç defa seyahat ederler. Tatil için Türkiye dışında hangi ülkeleri tercih ediyorlar, bu pazardaki en güçlü rakiplerimiz kimler? İspanya’yı tercih ediyorlar. Yunanistan’ı ve Portekiz’i tercih ediyorlar. Özellikle golf, İskandinav ülkelerinde çok yaygın bir spor. Örneğin beş milyonluk İsveç’te kayıtlı 700 bin golfçü var ki bu çok yüksek bir ortalama. Golfçüler de bu bölgeleri tercih ediyorlar. Sejour müşterisi de yine aynı bölgeleri tercih ediyor. Tabi bu ülkelere Mısır’ı ve Tunus’u da katmamız gerekiyor. Bu pazarda yeteri kadar tanıtım yapıyor muyuz? Eskiden çok fazla tanıtım yapılmıyordu. Oteller Rus odaklı çalışıyorlardı. Ama sezonlarının uzun olması ve yavaş yavaş istenilen pax’ların gelmeye başlamasıyla İskandinav olmazsa olmaz bir hal almaya başladı. Oteller bu pazara eskiden çok önem vermiyorlardı. Bu randevu alırken, pazarlık aşamasında kendini gösteriyordu. Ama şimdi öyle değil. Mutlaka İskandinav misafir almak istiyorlar. Son senelerde Turizm Bakanlığı da bu pazara önem vermeye başladı. Bizim yoğun olarak çalıştığımız Alanya’daki belediyeler ve diğer yerlerdeki belediyeler de pazarda tanıtım çalışmaları yapıyorlar ama özellikle Alanya’nın altını çizmem gerekiyor. Alanya belediyesi bize tanıtım konusunda büyük destek veriyor. Detur olarak sizin özel tanıtım çalışmalarınız var mı? İskandinav ülkelerinde televizyon ve gazetelere reklam veriyoruz, açık hava reklam çalışmaları yapıyoruz, bunlar için de ciddi bütçeler ayırıyoruz. Bir Türk firması olarak pazarda elimizden gelen tüm reklam çalışmalarını gerçekleştiriyoruz. Finlandiya için konuşursak, orada bir televizyon kanalı bundan üç sene önce bir dizi çekmeye başladı. Biri Bizi Gözetliyor tarzında bir diziydi bu. Bir Seyahat acentasını mercek altına aldılar. Bu acenta bizdik, bizi çektiler. Rehberlerin hayatını, turistlerle ilişkilerini konu aldılar ve çok da tuttu. Prime time’larda gösterildi. Bu dizi sayesinde Detur markası Finlandiya’da çok önemli bir noktada konumlandı. Ama şunu da belirtmeliyim ki en önemli reklam müşterinin aldığı hizmetten memnun olmasıdır. Bizim her sene memnuniyetsizlik oranımız düşer. Geçen sene bu oran binde ikiydi.

İskandinav pazarında müşteri memnuniyetini maksimuma çıkarmak adına Detur olarak neler yapıyorsunuz? Bu sene pazarda haftada 25 uçağa çıkıyoruz. THY ve Corendon ile uçuyoruz. THY, hizmet anlamında çok pahalı bir kalemdir. Biz uzun uçuşlarımızı, başkent uçuşlarımızın hepsini THY ile yapıyoruz. Misafirimizin rahatına endeksli hizmet sunduğumuz için Bir milyon Euro sadece bu tercihimizden dolayı fark veriyoruz. Detur’da eleman çok zor değişir. Ekip arkadaşlarımızın hepsi çok uzun zamandır Detur’da çalışıyor. Bu da şirketin benimsediği hizmet kalitesinin sürekliliği açısından çok önemli bir strateji tabi. Biz, bizim gibi düşünen ve çalışan otelleri tercih ediyoruz. Bir lokasyondaki oteli gözümüze kestiriyoruz, çalışmaya başlıyoruz . Gerekirse istediğimiz özelliklerde gelişimini sağlaması için para da yatırıyoruz. Ön ödeme de veriyoruz. Diyoruz ki, çocuk kulübü yapın, odalarınızı şöyle yapın, yataklarınızı şöyle alın. Dolayısıyla aslında bizim gibi düşünen otellerin kalkınmasına bir anlamda katkı da yapıyoruz. Bizim bir olmazsa olmazımız da tesislerdeki yemeklerin iyi olması. Buna çok dikkat ediyoruz. Her sene misafirlerimize dağıtmak üzere kitapçıklar hazırlıyoruz. Bunların içinde özel bilgilerle birlikte reklamlar da yer alıyor. Ağırlıklı olarak restoran reklamlarımız oluyor. Bunları müşterilerimize bizzat tavsiye ettiğimiz için hepsini kontrol altında tutuyoruz. Hepsinin mutfağını kitapçıklara girmeden önce mutlaka bölge müdürü arkadaşlarım giderek kontrol eder. Eğer onay verirlerse, ondan sonra kitapçıklarımızdaki yerini alırlar. Anadolu turları yapmaya başladık ki bunlar daha çok kültürel turlar. Bu sene Kapadokya ve Likya ile başladık. Her sene üzerine ilave yapacağız. Bu da tabi turizm dönemini biraz daha geriye çekiyor. Anadolu turlarında müthiş bir rekabet var çünkü çok çok ucuza paket fiyatlar sunuluyor. Bir haftalık konaklama, otobüsle gidiş, dönüş, uçak dahil 70-80 Euro’ya tur satılıyor. Mümkün olduğu kadar uymamaya çalışsak da bir noktada sisteme sen de adapte oluyorsun çünkü aradaki farkı göstermek istiyorsun. Ben arkadaşlarıma şunu söylüyorum: Anadolu gruplarında kaç lira derlerse iki lira fazla ver ama istediğin hizmeti al. Çalışmamız bu şekilde ilerliyor. Kesinlikle risk almıyoruz. Şikayetle uğraşmıyoruz. Pazarla ilgili rakamsal hedefler belirlediniz mi? Detur olarak hiç öyle hedefler koymadık. Biz hep şunu savunduk: Paketlerimizi karlı satalım, para kazanan bir ticaret yapalım, bu arada da gelen misafire en iyi hizmeti verelim. Turizm sektöründe rekabet anlamında hep fiyatların beline vurulur. Last minute satışları hepimizde olan şeyler ama normal seyrindeyken birbirlerine zarar vermek adına da indirimler yapılır. Biz de böyle şeyler yok. Kendimize yüksek adetleri hedeflemedik. Yavaş yavaş ve sindire sindire büyümeyi seviyoruz. Dolayısıyla alışkanlıklarımız diğer şirketlerden farklı. Gündeminizde farklı yatırımlar var mı? Otel arayışımız var, istediğimiz konseptte bir tesis bulursak alacağız. Beldibi’ndeki Renaissance otel bizimdi, sattık çünkü aldığınız oteli de kendi misafirinize endeksli almanız gerekiyor. İskandinav’ın istediği tarzda, büyük odaları olan, çocuk kulüpleri olan aile otelleri üzerine odaklanıyoruz.

Bu haberi paylaş

İlgili Haberler

Tourism Today haber arşivi 2012
Spor

Golfteki 4 aylık kaybımız 27 bin oyun

Tourism Today / Tuncay Sevin IAGTO (Uluslararası Golf Tur Operatörleri Birliği) Türkiye Temsilcisi ve Sueno Hotels Golf Belek'in İşletme Müdürü Kurtuluş...